
|

Sen de arka sıra çocuğu musun?
Gülü çiğdemi filan bırak Sardunyayı karidesi filan bırak Acıyı ve ölümleri bırak Oy pusulalarını ve seçimleri bırak Evet Seçimleri özellikle bırak çünkü açlık çoğunluktadır Turgut Uyar
Eğer bugünlerde etraftakilerin pek bir ehemmiyet verir gibi göründüğü seçim meselesiyle candan, gönülden ilgilenemiyorsan, emin ol senin bu serseri ruh halin kadar, meselelerin tatsız tuzsuz olmasının da payı vardır bunda. Bu denli ilgisiz olmadan dolayı çok da suçlu sayılmazsın yani, dert etme. Bir yerlerine dokunmuyorsa konuşulup tartışılanlar, bu, sende artık öyle bir yer yok demek değildir. Muhtemelen, kimsenin hiçbir yerine dokunmayan cümleler sarf edilmektedir. Hakikaten konuşulmaya, bakmaya değer bir şey olsa, yani sen de o kadar alakasız değilsindir herhalde, konuşurdun, bakardın sen de. "Siyasi mahmurluğundan" silkinip ayılırdın. Ayıltmıyorsa seni olaylar, belki de olaylarda bir yanlışlık var. Gerçekler başka bir yerde oluyordur belki artık, siyaset bambaşka bir yerde! Zira, sen biliyorsun, bugün itibariyle hiçbir parti değil, ama bir tek "açlık çoğunlukta"!
TIR’ın yararları
Milliyet TIR’ı hangi şehirde kurulsa aynı şey oluyor. Partilerden üçer beşer organize birlikler TIR’ın önüne yerleştirilen sandalyelerde saf tutmuş oluyor. Disiplinli bir halde seçimleri nasıl alacaklarını, nasıl buna inandıklarını anlatıyorlar. En disiplinli birlikler de AKP’ye ait. Yeni bir parti oldukları için herhalde daha ziyade bir bayramlık çocuk zindeliğinde çıkıyorlar TIR meydanına. İşte onlar konuşmaya başladığında tuhaf bir şey oluyor. Bizden ziyade etrafa dertlerini anlatmaya gelmiş olan halk dinlemeye başlıyor onları, bakışları gitgide dalgınlaşarak. Öyle izlendiklerinin farkına vardıkları anda organize siyasi birliklerin de konuşmaları değişiyor; normal ses tonlarını ve sözcüklerini bırakıyorlar; aniden "siyasi" oluveriyorlar. Daha suni bir jargona geçiriliyor birden. Daha önceden saptanmış bir cümle etrafında dönüp durmaya başlıyor konuşma. Derken, onları dinleyen kimseden müdahale gelmediği için birbirleriyle konuşmaya başlıyorlar. TIR önü münazaraları böylece sürüp gidiyor. Adlarına karar verdikleri insanlarla konuşmadıkları gibi, onlara hitaben bile konuşmuyorlar aslında; timlerin muhabbeti kendi aralarında. Belki de Çankaya’daki "dar alanda paslaşmaların" bir benzeri üretiliyor taşrada! Ve niyeyse, kimse açlıktan bahsetmiyor, kimse parasızlıktan laf açmıyor. Sanki böyle bir şey yokmuş gibi, enteresan biçimde.
Arka sıra çocukları
Siyasi timin üyeleri ve Çankaya’da o evden bu eve pazarlık yapmaya buyur edilenler sınıfların ön sıra çocukları gibi; çapur çupur hallediyorlar problemleri. "Halkımız" ise arka sıra çocuğu, epeydir unutulmuş, bir türlü söz hakkı alamadığı için artık konuşmayı unutmuş... Olur ya hani...
Şimdi sen de bir arka sıra çocuğusun. Epeydir konuşmadığın için artık sıranın üzerine kalpler yapıp içinden oklar geçirmektesin. Hayallere dalmışsın, defterin yazmayacağın kadar çok sayfasına kenar süsü yapmışsın. Biri aniden sana söz verecek olsa, dilin tutulacak. O derece gerilerdesin yani, bu sıkıcı derslere o denli uzakta! Senin bugünlerdeki serseri halinin de payı var belki, ama bu işte dersin sıkıcılığının da payı var gibi!
ecetem@hotmail.com
SAYFA BAŞI

|
|

|