17 Ağustos 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Bu yıl Çeşme uçuşa geçti

Bir rüya; Ildırı Köyü ve Limon Cafe&Bar, İzel’in bahanesi, Demet Akalın sıkıntıda, Le Bouquet ‘in’, Polo 13’de Cenk fırtınası, Seaside Beach&Bistro, Mustafa Hoca da tekne sahibi oldu...

     Evet efendim, bu yıl Bodrum’dan çok Çeşme’ye demir attım. Bir de Kuşadası’na gittim. Ama nedense geçen yıl en sık gittiğim Antalya ile en uzun kaldığım Marmaris’e gitmek kısmet olmadı. Hoş, daha yazın bitmesine zaman var. E benim de yıllık iznimden 40 gün daha cebimde.
     Ben 20 güne de razıyım ya, bakalım. Bodrumlular bana kızmasın ama bu yıl Çeşme, Bodrum’u geçti. Paparazzi programlarında Bodrum manzaraları ve dedikodularına sık tanık oluyorsunuz ama Çeşme’de farklı bir kalite var. Zaten İzmirliler ve Çeşme halkı, Çeşme’nin Bodrum gibi popüler olmasına ve ikinci-üçüncü sınıf mankenlerle, zanaatçılarla dolmasına, adım başı beach, gece kulübü, bar açılmasına şiddetle
     karşı çıkıyorlar. Bu kez Çeşme’de Ce&Ce’nin yerine açılan Polo 13’ün ortağı sevgili Necdet Göral tarafından Seaside’da düzenlenen elektronik müziğin dev gruplarından Faithless konserine davet edildim. Hem Çeşme’de gidemediğim yerleri teftiş etmek hem de Ertürk Turizm’in uzun süredir Sakız Adası’na gitme teklifini reddedemediğim için düştüm yollara. Uçaklar tabir-i caiz ise tıklım tıklımdı. Üstelik yarım saat arayla İzmir’e üç uçak kalktı. Beni
     MİLLİYET ve POSTA Gazetesi’nin İzmir Bürosu’nun ulaşımından Mehmet Akın aldı. Dünya beyefendisi bir insan, yol boyunca sohbet ettik. İzmir Havalimanı-Çeşme arası muhteşem bir yol yapmışlar.
     45 dakika sonra Çeşme’desiniz. Bu
     yıl her gittiğimde Dalyan’daki Ontur Otel’de kalıyordum. Otelin Genel Müdürü Ahmet R. İllez 25 yıllık arkadaşım, asistanı Sibel Kam ise çok şeker... Resepsiyonist Bora,
     Ön Büro Müdürü Levent, marangozhane atölyesinin şefi Ali Usta... Hepsi dünya iyisi insanlar.
     O nedenle Ontur’da kendimi aileden hissediyordum. Ama bu kez bizim ailenin ortak aldığı Alaçatı’daki yazlıkta kalmayı tercih ettim. Amacım biraz da kafa dinlemekti. Fakat kimse kusura bakmasın, Çeşme esnafının çoğu bana kan kusturdu. Hemşehrim, üstelik de mahallemizin çocuğu, Hilal Çeyiz’in sahibi sevgili Hilal Çelebi bile verdiği sözlerde duramadı. Hele Arçelik’in Çeşme Bayii’si tabir-i caiz ise perişan etti. Hilal ile sonrada anlaşmaya vardık. Çeşme’nin en başarılı perde marketi. Yeşim Salkım’dan Demet Akbağ’a ve sayısız iş adamına kadar pek çok ünlünün evinin perdelerini hep Hilal dikmiş. Her türlü yatak, çarşaf ihtiyacını da karşılamış. Aslında dürüst bir çocuk ama yetişemiyor işte. Neyse
     Hilal Çeyiz’in telefon numarası
     (0232) 712 10 75. Bu arada Hilal sıkı bir POSTA okuyucusu. İlk gece,
     15 yıllık arkadaşım ve İzmir Outside, Nicci, Çeşme Seaside ve Polo 13’ün genç ortağı Metin Köroğlu’nun evinde barbekü partisi vardı.
     
     Ben
     et sevmediğim için Metin, zavallı,
     çift mangal kurdurtmuş, birinde balık yaptırdı. Bir ay sonra kısmetse oğlu dünyaya gelecek. Dünya güzeli
     eşi Gülden o karnıyla muhteşem yemekler hazırlamış valla. Metin’in Niğde’den misafir gelen kardeşi Atilla, karısı Nükhet, kızı Tuğçe ve bana kardeşim kadar yakın olan Cenk Eren ile çok güzel bir gece geçirdik. Metin’in evi Ilıca’da, Çardak’s denilen yerde. Yan villada Demet Akalın kalıyordu. Demet, Tolga Çingitaş ve Tuncay Kıratlı’nın ortak olduğu Dharma’da sahneye çıkıyordu ama devam etmeye niyetli değildi. Zaten Dharma darmadağın olmuş. Önce Fatih Ürek, ardından da hastalığını bahane eden İzel işi bırakmışlar. İmdatlarına Demet Akalın yetişmiş.
     Ama İzel’in Dharma’yı bırakmasının nedeninin hastalık değil, işlerin
     iyi gitmemesi olduğu söyleniyor. Hatta bıraktığı gece müşterilerden biri "Yahu İzel, sen de ne
     zaman iş kötü gitse hemen ayılıp bayılıyorsun"
     diye espri bile yapmış. Dharma’cılar zor durumda kalınca da apar topar Çeşme’de tatil yapan Demet Akalın’ı başlatmışlar. Demet, İbrahim Kutluay’ın evlilik arifesinde kendisinden ayrılmasını hâlâ kabullenememiş.
     Ama İbo’ya öyle beddua ettiği falan da yok. "Allah herkesin yolunu açık etsin" diyor. Demet’e kankası Binnaz Avcı konuk gelmiş. Ama onun kaldığı evde değil, Süzer Otel’de kalıyordu. Çünkü
     evi tutan Tuncay Kıratlı, malum, Binnaz’ın eski sevgilisi. O gece bizim grup büyüdükçe
     büyüdü. Çeşme
     ve Bodrum dedikoduları sayesinde pek çok ünlünün kulakları çınladı. Duyduklarıma göre; Bodrum’daki
     Polo 13’de ortaklardan Ali Sayar tarafından barıştırılan Kenan Doğulu ile Serdar Ortaç’ın araları
     yine limoniymiş.
     
Seaside’da yılın düğünü, Polo 13’de Cenk Serdar savaşı
     Saat 01.40 sıralarında Metin, Cenk, Atilla ve bendeniz, Seaside, Outside, Çeşme Dodo Beach, Polo 13’lerin ortağı, İzmirli iş adamı, aile dostumuz Erol Çehreli’nin elini öpmeye gittik.
     E, baba yadigarı ya.
     İyi de oldu. Baktım, elektronik müziğin dünyaca ünlü
     dev gruplarından Faithless’in sahnesi Staras tarafından kuruluyor. Sevgili okurlar, gerçekten Staras ses, ışık, sahne düzeni konusunda Avrupa ve Amerika ile yarışabilir. Sohbetimize Show TV Haber spikerlerinden sevgili Saba Tümer de katıldı. Geceyarısından sonra karnımız acıkınca bu kez soluğu Seaside içinde yer alan ve Cücü (Cüneyt Kurt) tarafından işletilen Bistro Restaurant-Bar’da aldık. Reflü nedeniyle o saatte yemek yeme olayı benim için biraz tehlikeli ama ısrarlara dayanamayıp
     dört peynirli risotto ve tiramisu götürdüm. Masada ise dört peynirli pizza, sezar salata, ıspanaklı
     ravioli, pideli şaşlık gibi sayısız
     çeşit vardı maşallah. Seaside
     ve Bistro Restaurant&Bar’da işler hareketliymiş. Zaten Seaside buranın en eski beachlerinden. Erol Baba’nın oğulları Cevat, Murat Çehreli ve İzmir’in ünlü playboylarından Altuğ Peker tarafından 6 yıldır başarıyla işletiliyor. O gece yeni albümleri ‘Outrospective’in turnesi dahilinde Türkiye’ye gelen Faithless’in yanı sıra trance müziğin İngiltere’ye yayılmasında büyük rol oynayan uluslararası DJ, şarkı sözü yazarı, takıntılı, pragmatik, inatçı, dazlak ve asık suratlı, sebatkar, perfeksiyonist Dave Seaman’ın konser öncesi Seaside’a gelmesi büyük sürpriz
     oldu. Konsere fazla değinmeyeceğim, televizyonlarda ve haberlerde
     izlemiş olmalısınız. 10 bin kişi vardı herhalde. Ama gerek Funky Business Productions, gerek Seaside ekibi geniş güvenlik önlemleri almışlardı. İki ambülans, bir itfaiye aracı,
     100 kişilik koruma ordusu, jandarma ekibi konser bitimine kadar ‘hazırol’ vaziyetinde beklediler. Ortalık yıkıldı diyebilirim.
     22 Ağustos’ta Seaside’da İzmir’in sayılı zenginlerinden Bülent Akgerman’ın düğün daveti olacak. İzmir, İstanbul ve Ankara sosyetesinden 1100 kişi bu düğün için hazırlanıyor. Herkes bu düğüne ‘yılın daveti’ olarak bakıyor. Seaside’ın telefon numarası (0232) 716 98 99. Ertesi gün Alaçatı’da Joy Beach, Ayayorgi’de Shayna ve Paparazzi, Dalyan’da Caliante’ye uğradık. Bu arada Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı sevgili Kemal Zorlu bana Paparazzi’nin restoranından söz etti. Gerçekten çok şık yapmışlar. Mekan, denize kadar inmiş. İskele üzerindeki masalar hoş. Yemekleri de güzelmiş ama ben tadamadım. Kemal Zorlu, Ege Palas Oteli’nin de sahibi olduğu için yemek konusunu iyi bilir. Bir başka gidişimde Paparazzi’ye mutlaka uğrayacağım. Akşam Kemas’ın sahibi sevgili Kemal Subaşı ile birlikte bizim Cücü’nün Ontur Oteli’nin içinde yer alan ve
     müthiş bir manzaraya sahip olan
     Le Bouquet’sinde yemek yedik. Cüneyt; İstanbul Mirror, Büyük Ada Anadolu Kulübü, Bistro, Şans derken burayı da ‘in’ yaptı. Yaklaşık 4 bin kişiye hitap eden diskotek, 500 kişilik plaj ve 300 kişilik restoran ile sosyetenin gözbebeği
     Le Bouquet. O gece Cüneyt sevgili karısı Demet Söz ve Mustafa Denizli Hoca’nın eşi Çiğdem ile birlikte Yılmaz Erdoğan’ın Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnelediği ‘Cebimdeki Kelimeler’e gitmişler. Şovundan önce Yılmaz Erdoğan Le Bouquet’de yemekteymiş.
     O gece Meltem Cumbul, Çeşme’ye klip çekmeye
     gelen Mustafa Sandal, Sinem Güven, Altan-Ömür Manisalı çifti değişik gruplarla yemek yiyorlardı. Sinem Güven
     ile Yılmaz Erdoğan selamlaşmadılar bile. Ben
     ilk kez burada tadıp çok sevdiğim ıspanak çorbası, dört peynirli pizza aldım. Kemal ve Cücü de ıspanak çorbası ile deniz mahsulleri risotto yediler. Üstüne de tiramisu. Ama bu kez şef tatlıdan sınıfta kaldı. Le Bouquet’nin telefon numarası (0232) 724 00 20. Yemekten sonra bu yıl Çeşme’nin en ‘in’ Türkçe barı olan Polo 13’e gittik. Sevgili Cenk Eren sahneye çıkıyordu. Acayip eğlendik. Cenk kısa sürede müşteriyi avucunun içine almasını biliyor. Özellikle de kadınlar ona bayılıyor. Aynı gece Bodrum Polo 13’de sahne alan Serdar Ortaç’ın bir konuşması Cenk’e iletildi. Kim iletti bilmiyorum valla. Serdar Ortaç "Bu yıl Polo 13 mekanlarında çalışmaktan mutluluk duyuyorum. Mekan sahipleri Necdet Göral, Celal Altınel, Metin Köroğlu gerçekten işlerinin ehli isimler. Aynı mekanlarda çalıştığım sevgili
     Kenan Doğulu, Altay ve ismini hatırlayamadığım bir arkadaşımız (Cenk Eren’i kastediyor) da sanırım aynı düşüncede" demiş. Cenk de ikinci bölümde, hemen Serdar’a mesajı gönderdi. Tonmaister’e dönerek "Bu mikrofonu niye böyle alçak koydunuz? Herhalde Japon’a göre ayarlıyorsunuz, benim bacağım kadar boyu var o Japon şarkıcınızın" deyince ortalık kahkahaya boğuldu. Ama Cenk hemen ardından, Serdar’ın Bodrum Polo 13’deki sözlerini de müşteriye aktararak böyle bir konuşma yapmak zorunda kaldığını açıkladı. Bakalım Serdar ile Cenk arasındaki bu söz düellosu nereye varacak? Polo 13’de servis gerçekten mükemmel. Müdür Çetin, şefler İbrahim, Ceyhan, Bülent, garsonlar İmam, Deniz, İbrahim, Murat pırıl pırıl çocuklar. Bir başka masada Şenocak Emlak’ın ortağı ve mimar sevgili Hasan Yüksektepe, dünya güzeli karısı Bahar ve mankenleri kıskandıracak güzellikte olan kızı Zeynep eğleniyorlardı. Yan masamda ise eski bir dost, sevgili Nazım Gürsoy ve arkadaşları vardı. Öndeki masada da Süzer Otelleri’nin ortağı Cengiz Süzer aile dostlarıyla beraberdi. Polo 13’ün telefon numarası (0232) 723 26 26.
     
Rüya köy; Ildırı ve Limon Cafe&Bar, Coffeeco ‘out’
     Efendim, 9 Ağustos doğumgünümdü. İstanbul’dan kaçtım. Çünkü Allah eksikliğini göstermesin ama çok dostum var. Aralarında küs olanlar ya da uyuşmayanlar bulunduğu için kimseyi darıltmamak adına bu kararı aldım, Çeşme kurtuluşum oldu. Gündüz kapı çaldı. Çeşme’deki gerçek arkadaşlarım olan Şenocak Emlak’ın iki dünya şekeri ortağı Hasan Yüksektepe ve Nevra Şenocak ellerinde pastalar, sürpriz yaptılar. Hazırlıklı değilim ya, altımda şort, üstümde eski bir t-shirt. Adet yerini bulsun diye bir mum yakıp kutladık. Çok da şeker oldu. Akşam Kemal’e, birkaç arkadaş ile beraber, Çeşme’nin ‘in’ yeri olarak gösterilen Coffeeco’da yemek yemeyi teklif ettim. Etmez olaydım, Coffeeco yemeği bozmuş. Kemaller 12 kişi gitmişler, geceleri berbat olmuş. Nevra da grupla gitmiş, carpaccio istemiş, feci. Kime sorduysam aynı yanıtı aldım. Yazık olmuş. Efendim, Kemal çok merak ettiğim Ildırı Köyü’nün en güzel restoran ve barı olan Limon’a rezervasyon yaptırmış. Sahipleri yurtdışında öğrenim görmüş karı-koca; Özlem ve Ahmet. Bir de dünya tatlısı, tonton anne ve babaları var.
     Öyle muhteşem bir yer yapmışlar ki sanki yalancı cennette yemek yiyorsunuz. Anlatmakla olmaz, yaşamak lazım. Büyük bir arazi üzerinde yer alan Limon’un her yanı limon, bergamut, domates ve biber kokuyor. Yediğiniz herşey hormonsuz, taptaze. Balıklar önünüzde, kömürde kızarıyor. Kişi başı 10-12 milyon. Bir de Umut Yasa, Aykut Çerezcioğlu, Olga Poyraz adlı gençler gitar, bas ve bağlamayla bir müzik yapıyorlar ki insan kalkmak istemiyor. Zaten tıklım tıklımdı, rezervasyonsuz gidilmez. Limon’un telefon numarası (0232) 725 12 55. Efendim, hemşehri torpili yapmıyorum, Çeşme bu yıl gerçekten uçmuş. Tevekkeli Mustafa Denizli Hoca, Çeşme’den çıkmıyor. Londra’daki evlerini satıp bu yıl bir de tekne almışlar. Çiğdem ve Mustafa Hoca tüm günlerini dostlarıyla,
     çoluk -çocuk teknede geçiriyorlar. Evet, bugünlük de bu kadar. Yarın Ildırı Köyü’nü, Çeşme dedikodularını ve Sakız Adası’nı anlatacağım.
     Hoş kalın, hep mutlu yaşayın.
     
     Yazara e-mail: sdudek@simge.com.tr
     



 MAGAZİN


Eros’un ‘mesajı’ vurdu
‘İdeal Kart’ta dev buluşma
Anna’ya 8 milyon dolarlık ev hediye
Bu yıl Çeşme uçuşa geçti


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet