
|

Derviş nereye?
İBRENİN CHP’ye kaydığı seziliyordu ama genel tahmin, Derviş’in "madem birleşmiyorsunuz, ben yokum" diyeceği yönündeydi.
"Troyka" kavramı ve Derviş - YTP bütünlüğü zihnimizde o kadar yer etmiş ki, Derviş’in YTP ile ilişkisini kesip CHP’yi adres göstermesi en azından benim için sürpriz oldu.
YTP’liler Derviş’i "sözünde durmamakla, güvenilmezlikle" suçluyorlar. Derviş cephesinden baktığımızda ise, solu birleştirme çabaları konusunda İsmail Cem’in küçümseyici beyanları hem duygu olarak hem siyaset olarak Derviş’i yol ayırımına itmiş...
Halbuki görüştüğüm YTP yöneticileri de "Derviş’in kapalı davrandığını" söylüyorlardı.
Karşılıklı olarak "laf taşıyanlar" da çok olmuş...
Şu belli ki, Derviş’i çekme satrancını Baykal, Cem’den iyi oynamıştır.
* * *
DUYGUSAL olarak iki tarafın da kendisini haklı görmesi doğaldır. Siyaseten önemli olan, "ittifak" kavramına iki tarafın farklı anlamlar vermesidir.
Derviş ve CHP "sosyal demokratların ittifakı"nı düşünürken, YTP daha geniş bir yelpazeyi hedefliyordu. Merkez sağdan Mehmet Ali Bayar’ın "ittifak"a katılmasını Derviş de olumlu karşılamıştı.
Sağda Özal’ın "dört akımı birleştirme" formülü doğru idi... Sol merkezli yeni bir geniş yelpaze için doğru olan da "solda Özal formülü"dür.
Derviş ise farklı düşünüyor. "CHP, DSP ve başka ufak partileri dışlayarak sosyal demokrat bir ittifakın olamayacağını" belirtiyor. Ama soldaki bu parçalanmanın bir sebebi de, CHP’nin birleştirici olamaması değil midir?
Sadece İsmail Cem değil, Erdal İnönü gibi eski genel başkanlar ve başka önemli sosyal demokrat isimler de CHP’ye mesafeli durmuyor mu?
* * *
DERVİŞ CHP’nin bugün "sosyal demokratların geniş ittifakı" için ‘dar’ bir yapı olduğunu, Baykal’ın ‘açılım’ yapması gerektiğini görüyor.
Derviş’in en yakın çevresine göre:
- Derviş, Baykal’la görüştüğünde birkaç yeni isim önerecek değil. CHP’nin ‘geniş sosyal demokrat yelpaze’yi kapsayacak şekilde açılım yapmasını, adeta yeniden yapılanmasını isteyecek!
Halkın önemli bir kesiminin mevcutlardan soğuduğu bir konjonktürde YTP’nin bir "yeni" olma cazibesi vardı, ama örgütü yoktu. CHP’nin ise kökleşmiş bir örgütü var ama bu kökleşmiş örgüt ne ölçüde yenilenmeye açıktır?!
Baykal ve ona bağlı parti örgütü, yapı olarak da, aday listeleri olarak da "geniş bir ittifak"a açılmayı kabul eder mi?
Pazartesi günü Derviş’le yapacağı görüşmede Baykal bu açılımı kabul ederse, Derviş’in çevresine göre, "ittifak çalışmaları öyle bir iki gün değil, haftalar alacaktır."
Halbuki Baykal "sonu gelmez müzakereler labirentine girmeyeceğini" söyledi.
Netice: Derviş - CHP ittifakı henüz kesin değildir; daha doğrusu Baykal’ın yapacağı açılımın ölçüsüne bağlıdır. CHP’nin ciddi bir atılım yapması da buna bağlıdır. Bu açılım olmazsa, Derviş, siyasi projesini erteleyip, zamanını beklemek üzere siyasetten çekilebilir.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|