17 Ağustos 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Her il için acil farklı mikro çözüm

     Milliyet TIR’yla Anadolu’yu dolaştıktan sonra ekonomimizin gidişatı, benim fena halde moralimi bozmaya başladı. Hep bardağın dolu yarısını görürüm, hatta Pollyannacılık oynadığım bile söylenir. Bugünlerde ise kara gözlükleri taktım oturuyorum. Ve 3 vakitte mi desem, 5 vakitte mi desem yeni bir ekonomik krizi, yeni bir devalüasyon şokunu kaçınılmaz görüyorum. 3 Kasım seçimlerinden AKP çıksa da çıkmasa da, Derviş seçimlerden sonra ekonominin dümenine yeniden geçse bile...
     Neden derseniz?
     Derviş bugüne kadar sadece makro dengeleri tutturmakla, iç ve dış borcun çevrilebilmesiyle uğraşıyordu. Çünkü en acil sorunumuz oydu. Hatta koalisyon ortaklarının birbirleriyle itişmesi yüzünden faizler yukarı tırmanınca, o borçların çevrilmesi bile tehlikeye düşmemiş miydi? Derviş güven tazelemek için seçimi işaret etmemiş miydi?
     IMF programı üretim getirmiyor, yatırım getirmiyor, vergi geliri getirmiyor. Borçlarımızı çevirebilmemiz bile ancak biraz daha borçlanmamızla mümkün. Ama makro dengeleri tutturmamız da mutlaka gerekli.
     Pekiyi bu arada peş peşe gelen krizlerle Anadolu’da birikmiş yığınla işsiz nasıl soluk alacak? Yürüyen ceset olarak ortalıkta duran, kâr etmeyen ve bundan sonra da etmesi mümkün olmayan şirketler battığında yerlerine ne konacak? İşsizler bir biçimde üretime katılmalı ki tüketici olsunlar, vergi ödesinler, katma değer yaratsınlar! Borçlarımızı daha fazla borçlanmadan ödeyebilecek hale gelelim.
     TIR’la gittiğimiz illerdeki işsiz yığınların çaresizliğini gördükçe ve oralara gönderilen devlet yardımlarının, asıl amacına ulaşamadan nasıl emilip yutulduğuna ilişkin öyküleri dinledikçe, her il için farklı ve acil mikro çözümlerin üretilmesi lazım diye düşündüm. Ve bu tür konular üzerine kafa yormuş olabileceğini düşündüğüm kişilerin görüşlerine başvurdum.
     Aldığım yanıtları, bugünden başlayarak bu köşede okuyabilirsiniz. Sizlerden gelecek elle tutulur önerileri de yayımlamaya talibim.
     
     Teşvik değil tespit
     Peysan ve Taciroğlu firmalarının sahibi Ali Zafer Taciroğlu, Süt Endüstrisi Kurumu SEK’in Kars’taki fabrikasının özelleştirilmesi sırasında 3 yıl işin başında olduğu için Kars konusunda epey kafa yormuş. Önerisi Kars’ın yanı sıra Doğu’daki pek çok il için geçerli. Taciroğlu diyor ki:
•  Devlet Doğu’dan KDV alamıyor.
•  Sigortalı işçi çalıştıran yok.
•  Gelir Vergisi alınamıyor.
•  Kurumlar Vergisi alınamıyor.
•  Kullandığı elektriğin parasını sadece askeriye ve devlet kurumları ödüyor.
     Hâl böyleyken oralarda yatırım yapmak isteyen adı - sanı belli bir kuruluştan tüm prosedürleri eksiksiz yerine getirmesi isteniyor. Ben diyorum ki:
•  Devletin KDV bile alamadığı kente yatırım yapacak işverenden KDV’nin yüzde 1’i
•  SSK primlerinin yüzde 1’i
•  Gelir ve Kurumlar Vergisi’nin yüzde 10’u
•  Elektrik bedelinin yüzde 50’si alınsın.
     Bu dediklerim kesinlikle teşvik değil tespittir. Teşvik olsa, başka illerden de herkes "bana da" der.
     Önce kentin tahsilat durumu tespit edilmeli, sonra da oraya yatırım yapacaklar için belli bir süre, mesela 5 yıl için aynı şartlar geçerli kılınmalıdır. 5 yıl sonra normal oranlara dönülebilir."
     Taciroğlu’nun önerdiği tespitler yapıldığı takdirde, özellikle de devletin vergi tahsil edemediği illerde aynı koşullarda işe başlamak, işadamları için teşvik unsuru olabilir. Tabii bu ortamda yatırım yapmaya cesaret edecek babayiğit nasıl bulunur, orasını bilemiyorum.
     
     DEVAMI YARIN
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Derviş nereye?

Çetin ALTAN
"Demagoglar saltanatı" noktalanırken...

Melih AŞIK
MKE cinayeti

Fikret BİLA
Bundan sonrası

Güneri CIVAOĞLU
139 öfkeli adam

Can DÜNDAR
O gece... Ankara’da...

Abbas GÜÇLÜ
Sefalet diz boyu ama eğitimde ön sıradalar

Nail GÜRELİ
Limonata 100 bine yine de içen yok...

Mehmet Y. YILMAZ
Derviş hata mı etti, doğru mu yaptı?

Meliha OKUR
TÜSİAD, Derviş için kolları sıvadı

Hasan PULUR
Eğer, siyaset buysa...

Derya SAZAK
Derviş’in CHP tercihi

Meral TAMER
Her il için acil farklı mikro çözüm

Ece TEMELKURAN
‘Askerlik bitti, Paşa gelmesin!’

Güngör URAS
Hortumlanan paralarla ‘iç borç’ 126 katrilyon oldu

© 2002 Milliyet