
|

‘Askerlik bitti, Paşa gelmesin!’
Buradaki hayatın Ankara’nın dilinden, huyundan anlayan birileri tarafından Meclis’te anlatılmasını istiyorlar. Kilisli için sanki asıl Türkiye orasıymış da...
Tozlu asfaltlarda gürültü yarıştıran kel mobiletler, "er ve erbaşlara serbesttir" çay bahçelerinde bir yere varmayan muhabbetler, her şey satan dükkanlarda incik boncuklar, at boncuğu satan rahvan adamların sararmış ağızlıkları, gezici limonatacıların plastik limonları ve güllü dallı ama ıssız "bayan fantezi kumaşı satılır" manifaturacıları... "Oyu kime vereceksin?" sorusuyla bozuluyor Kilis’teki taşra rehaveti: "İsmail Cem, Ay’dan mı indi ki? Bu hükümette değil miydi? AK Parti alacak burada. YTP İstanbul partisi."
Cuma Kuşanlı DSP Meclis üyesi, babadan "halk partili". Ama MHP’ye, ANAP’a, DYP’ye kızıp tek partide birleşenler gibi o da artık "AK Partici".
Silahlı Kuvvetler sigarası, inadı
Her geçtiğimiz dükkanda ateşli bir siyasi tartışma bırakırken peşimizde bütün dilenci cümlelerini peş peşe, hatasız sıralayan yalın ayak bir kız çocuğu. Çocuğun incecik bacakları, "Yazın! Kilis Hindistan gibi!" diyenlerin "yalancısı"!
"Değişik partiler kullandık!" diyor biri, "Ama bu sefer AK Parti. Asker önünü kesiyor ya, onlara inat olsun diye!" Sonra cami bahçesinde silme altın dişli Faruk Sarıca diyor ki:
Partici olarak değil, memleket çocuğu olarak söylüyorum. AK Parti, çok özür dilerim, güçlü diyorlar. Çok affedersin, çöp tenekesini aday yapsalar seçilir diyorlar."
Faruk Bey’in cebinde Silahlı Kuvvetler!
Eldivenli el öpülmez!
Ama en çok Doğan Güreş’e kızgın Kilisliler.
"Elini bile eldivenle öptürmeye kalktı. Sanırsın ki, o komutan, halk da asker. O emredecek, oy verilecek. Askerlik bitti! Paşa bir daha gelmesin!"
Kilisliler, herhalde bütün taşra illeri gibi, yerel adaylara bakıyor. İstedikleri adayların hepsinin ortak bir özelliği var: Hem onların dillerinden konuşan hem de başkentin dilinden de anlayan insanlar. Çünkü taşranın Ankara’ya tercüme edilmesini istiyorlar. Buradaki hayatın Ankara’nın dilinden, huyundan anlayan birileri tarafından Meclis’te anlatılmasını istiyorlar. Sanki asıl Türkiye Ankara’daymış da, orada başka bir dil konuşuluyormuş gibi. Ya da tam tersi!
Kibar lider isteriz!
Tayyip Erdoğan’ı neden istiyorlar? Daha ne yapacağından hiç bahsetmedi ki:
"Türkiye’ye yakışır. Hem kibar, hem yakışıklı!"
Ama sırf kibarlıkla olur mu?
"Diğerlerinin fazlası mı var ki?!"
Yalın ayak kız çocuğu hala peşimizde, bitmeyen bir radyo yayını gibi söylüyor ezberlenmiş acıklı cümleleri. Taşrada hep fazla fazla olan çocuklar sarmış TIR’ın etrafını. İmza istiyorlar yazarlardan, ucuz Amerikan filmlerini taklit eder gibi. Mustafa Cabioğlu 73 yaşında bir rençber, bilmiyor bu filmleri! Onun izlediği bambaşka bir film: "Burası vilayet değil mi? Yarım şişe kan kustum ben. Antep’e yolluyorlar beni. Doktor izindeymiş burada. Doktor gitti diye hastane öldü mü?" Kilis bir il hakikaten. Hatırlarsınız, Tansu Çiller yapmıştı. Onu da denemişlerdi bir vakit. Şimdi ise... "Diş çektirmek için bile Antep’e!" Ve Kilis "Tayyip" diyerek yeniden, yeni bir denemede!
ecetem@hotmail.com
SAYFA BAŞI

|
|

|