
|

Unutulan bir kent: Hatay
150 bin nüfuslu kent merkezinde 15 liseye karşın 27 dershane var. İstanbul’daki dershanelerin pek çoğunun şubeleri açılmış
Hatay, yedi bin yıllık tarihi ile sadece Anadolu’nun değil dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden birisi. Kenti gezip gördüğünüzde hemen her alanda bunun izlerini fazlasıyla görüyorsunuz...
Antik uygarlıkların beşiği ve Hıristiyanlığın başlangıç noktası 100 metrelik bir alanda cami, kilise, sinagog bir arada. Kültürel mozaik öylesine iç içe geçmiş ki, bu durum çok renkliliği ve zenginliği de beraberinde getirmiş.
Kilis’ten Hatay’a geldiğimiz ilk gün arkadaşların ortak tespiti "Kilis’ten sonra burası Paris" şeklindeydi. Son model arabalar, İstanbul Akmerkez’le yarışan mağazalar ve gece geç saate kadar süren şen şakrak eğlenceler, çok farklı bir kent imajı çizdi gözümüzde...
150 bin nüfuslu kent merkezinde 15 liseye karşın 27 dershane var. İstanbul’daki dershanelerin pek çoğunun şubeleri açılmış. Belli ki iyi bir pazar yeri. Farklı gelen bir diğer nokta ise, neredeyse her 100 metreye 2 - 3 tane baklavacı ya da künefecinin düşmesi. Pastane yok künefeci var. Gençler orada buluşup sohbet ediyorlar.
Hatay zengin kentlerin en başında geliyor. En fazla vergi veren kentlerden birisi. Ama aynı zamanda devlet elinin en az uzandığı "unutulan kentler" arasında da en ön sıralarda yer alıyor. Devlet gibi halkın da kente verdiği çok fazla bir şey yok. Tarihi Meclis binası hala seks filmleri oynatan bir sinema. St. Pierre Kilisesi ve çevresi bakımsızlık ve gecekonduların istilasına uğramış. Trafik kilitlenmiş. Tarihi binalar bakımsızlıktan dökülüyor. Bir dünya harikası olan şelaleleri ise arabesk kültürün kurbanı olmuş. Üniversiteye yönelik katkıları ise hemen hemen yok gibi...
İstanbul gibi
Hatay aslında her şeyiyle küçük bir İstanbul. Bir yanda müthiş bir zenginlik, öte yanda diz boyu fukaralık. Bir yanda tarih, öte yanda onu ezen beton yığınları. İnsan manzaraları da yine tıpkı İstanbul gibi. Alabildiğine renkli. Peki kentin hiç mi sorunları yok? Çok. Hem de fazlasıyla. Gençlerin en büyük sıkıntısı işsizlik. İş bulup çalışanlara ise bir dokun bin ah işit. Üniversite mezunlarına verilen para 100 milyon civarında. Üstelik sigortasızlar. "Beğenmeme lüksümüz yok. Çünkü kapıda bekleyen yüzlerce işsiz var" diyorlar.
Politikacılara kızgınlar
İstanbul’a benzeyen bir diğer yönü ise trafik. Kentin en önemli sorunlarından birisi de bu. 15 yıl önce başlayıp yarım kalan çevre yolundan umutlarını kesmişler. Yağmur yağdığında yine bizim gibi sulara gömülüyorlar. Kentin içinden geçen Asi Nehri, Suriye’nin suyunu kesmesi nedeniyle iyice azalmış. Sadece kanalizasyon akıyor. Bu konudaki şikayetler çok yoğundu.
Meclis’te 10 milletvekili ile temsil ediliyorlar ama bir hayırlarını görememişler. CHP’nin son seçimde çıkardığı üç milletvekili baraja takılmış. İbre yine ondan yana. MHP’ye kızgınlık had safhada. AKP rüzgarı ise neredeyse yok gibi...
Hataylının istekleri
AB ile olduğu gibi Ortadoğu’yla da ilişkiler geliştirilsin. Kalkındırmak için önce Antakyalı zenginler taşın altına elini koysun. Selden zarar gören binalar tamir edilsin. Devlet yatırımları getirilsin. CNN Türk yayınları buraya da verilsin. İşportacılara yaşam hakkı tanınsın. Şehir merkezine alt ve üst geçit yapılsın. Tütün kotası yükseltilsin. Sınır ticareti geliştirilsin.
aguclu@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|