
|

Devlette para yok ama millette çok!
Bu sözleri söyleyen futbol topu imalatçısı Atılay Yılmaz, "Devlet, bütün illerin önde gelen işadamlarını ve imkânlarını tanıtan bir kitap çıkarsa yatırımlar artar..." diyor
Antakya’da CHP’lilerin (CHP değil, CHP’liler) aktif olduğunu yazmıştık ya, Osmaniye’de MHP’liler onlardan daha daha aktif. Milliyet TIR’ının çevresini saranlardan ilk konuştuğumuz büfeci Ali Bulut hiçbir sorunları olmadığını söylüyor. Biraz hayretle yineliyoruz: "Osmaniye’nin hiç mi eksiği yok? Bir dileğiniz yok mu?"
"Yok" diyor, bir büfeyle 4 nüfus geçindiren Ali. "Hiçbir sorun yok."
"Peki, parti vaziyetleri nasıl? Seçimde n’olacak?"
"O parti, bu parti yok, Bahçeli var. Herkes ona verecek. İl (Osmaniye) koskoca bir genel başkan çıkarmış, daha ötesi var mı?"
‘En büyük dert işsizlik’
Öyle ya, Osmaniye Bahçeli’nin memleketi. Bizde jeton biraz geç düşüyor; hiç Genel Başkan’ın ve de Başbakan Yardımcısı’nın ilinde sorun olur mu? Nitekim (yoksa netekim mi) daha sonra konuşanlar da aynı disiplin içinde aynı şablonu yineliyorlar. Ülke genelinde en önemli sorunu Bahçeli üslubuyla dile getiriyorlar: "Apo asılsın; AB’ye girelim, ama teslimiyetçi bir politikayla girmeyelim." Neyse ki; AKP İl Başkanı Metin Özdemir geliyor da demokrasinin nimetlerinden olan çok sesliliğin ürünlerinden yararlanıyoruz. "En büyük sorun işsizlik" diyor Özdemir. "Organize sanayi bölgesinin altyapısı hazır, ama 150 fabrikalık alanda hâlâ üç fabrika var." "Niye? Partizanlıktan mı?"
"Hayır, organizasyonsuzluktan. Yatırımcı insanımızda şirketleşme, ortak iş yapma anlayışı yok. İskenderun Demir Çelik özelleştirilince üç bine yakın Osmaniyeli işçi, ya işten çıkarıldı ya emekli oldu. Bunların çoğu 30 milyara yakın tazminat aldı, ama bu para ekonomiye girmedi."
Sözün burasında Atılay Yılmaz lafa karışıp teşhisini koyuyor: "Devlette para yok, millette çok." Futbol topu imalatçısı olan Yılmaz’ın başlıca sorunu hammaddedeki tekel. Yılmaz’ın ülke ekonomisi üzerinde parlak fikirleri var. "Devlet kocaman bir kitap çıkarsın. Seksen ilin her birinin önde gelen işadamlarını tanıtsın. Her ilin ağırlıklı işlerini yazsın. Yatırım yapacak adam bu kitabı alır. Aklının yattığı yere yatırım yapar."
Dörtte dört iddiası
Üniversiteden çevre teknikeri diploması olan ve 3 yıldır iş bulamayan Mustafa Güzel, çarpık ve partizan kadrolaşmadan şikayetçi: "Çevre müdürlüklerinin hiçbirinde çevre teknikeri çalıştırılmıyor. Osmaniye Çevre Müdürlüğü’nde 20 dolayında kişi çalışıyor, içlerinde bir tane çevre teknikeri yok. O zaman bu okul niye açıldı?"
Diş hekimi İlhan Kocamaz’ın konusu ise demokrasi. Bizdeki durumu eleştiriyor: "Demokrasi yıllardır yukarıdan şekillendiriliyor. Son yıllarda toplum mühendisi denilen birileri toplumu şekillendirmeye çalışıyor. Ama bu defa vatandaşın sağduyusu üstün gelecek. Seçimde toplum mühendislerinin istediği şekil sandıktan çıkmayacak." Sandıktan çıkma konusunda MHP İl Başkanı mobilyacı Ertuğrul Koca tam iddialı. "Bu seçimde bir alacağımız var" diyor. "Geçen seçimde üç almıştık, bir eksik kaldı. Şimdi onu geri alacağız." Yani, mesleği mobilyacılık olan Başkan, bu seçimde Osmaniye’nin 4 milletvekili koltuğunun dördünü de alacaklarını söylüyor. MHP’liler dışındakiler ise, "ikiden ne haber" diyor. Bakalım sandıktan nasıl bir "şekil" çıkacak?
ngureli@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|