20 Ağustos 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Defne’nin hayvanları

7’DEN 77’YE OKUL DIŞI BİLGİLER

     Defne, benim en küçük arkadaşlarımdan biri. İki yaşında. Arkadaşım Zeynep’le Burak’ın kızı. Çok sevimli, oldukça da akıllı bir çocuk. Hatta minik bir tilki kadar kurnaz desem yalan olmaz. Ama sessiz, kendisiyle barışık, her çocuk kadar da yaramaz. Onun anne-babasıyla birlikte uyumak için oynadığı satranç oyununu öğrenince, oyun tahtası üzerindeki hayvanları ne denli kurnazca kullandığına da tanık olacaksınız.
     Defne yuvaya başladı. Uzunca bir süredir kendi odasında yatıyor, ama birden fikir değiştiriyor ve anne-babasının odasına yerleşiyor. Tabii üç kişi bir yatakta uyuyamıyorlar.
     Anne ertesi gün yuva öğretmeniyle konuşuyor ve sorunun nedenini buluyorlar. Defne öğretmenine, "Odasında bir çekirge olduğunu, ışıkları yakınca kaçtığını, söndürünce de geri geldiğini," söylüyor. Kobay çekirgeler bulunup Defne’nin gözü önünde pencereden dışarı atılıyor ve ışık söndürülüyor. Ama az sonra Defne yine annesigilin odasında...
     Öğretmenle konuşuluyor. Öğretmen bu kez Defne’den, odada kaplumbağanın olduğunu öğreniyor. Fakat öğretmen, konuşma arasında belki bir ipucu bulurum, çocuğun anne-babanın odasında ilgisini çeken bir şey vardır düşüncesiyle, "Annenlerin odası çok mu ilginç?" diye soruyor. Defne, "Hiç ilginç bir yanı olmadığını, yalnızca annesinin güzel elbiseleri olduğunu," söylüyor.
     Neyse, kobay kaplumbağayla odadan kaplumbağa da çıkarılıyor. İki gece sonra, Defne yine annelerinin odasında... Bu kez anne-baba kızgın, ama yapacakları bir şey yok. Niçin geldiğini soruyorlar ve Defne kendinden emin bir tavırla, "Yatağımın altında timsah var!" diyor. Ve tabii yine üçü birlikte yatıyorlar.
     Eğer ben ona bir hayvanlar ansiklopedisi armağan etmezsem, hayvan dağarcığı bitecek ve Defne bu savaşı kaybedecek. Siz olsanız ne yaparsınız?..
     * * *
     Unutmayın ki, "Dönüşümöde Kafka’nın yatağının altında da Gregor Samsa dev bir böcek biçimindedir.
     
Bugün ben Yalvaç’tayım
     Yalvaç, Isparta’nın bir kazası. Benim de baba memleketim. Ama ne yazık ki ilk kez yedi yaşında gördüğüm Yalvaç ilçesine kırk dokuz yıl sonra ikinci kez gidiyorum.
     Buraya geliş nedenim, ülkemizde çocuk kütüphanelerinin tek tek kapandığı, çocuklarımızın okuyacak bir tek kitap, bir dergi bulamadıkları bir dönemde Türkiye’de belki de ilk kez bir belediyenin kapsamlı çocuk kütüphanesi kurma girişimini desteklemek...
     Yalvaç Belediye Başkanı Sayın Tekin Bayram’ın ve pek çok kurum, kuruluş ve kişilerin katkılarıyla geliştirilecek bu projede, bir çocuk yazarı olarak benim de katkım olacağı için çok mutluyum.
     * * *
     Her zaman okurlarım bana adımın ne anlama geldiğini sorarlar. Adım baba memleketim olan Yalvaç’tan geliyor. Sözlüklerde "yalvaç"ın karşısında şöyle yazıyor: Elçi, nebi, kitap getirmiş peygamber.
     Bazı yazarlarımızın sandığı gibi yalvaç sonradan dilimize katılmış bir sözcük değil. Bugün Moğolcada bile yalavaçı olarak kullanılan Öztürkçe bir sözcük. Türklerin Şamanizme inandıkları dönemlerde bile kullandıkları bir sözcük. Hatta o gün de, bugün de halk arasındaki söylenişi, yalvaç ve yalavaç biçiminde.
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


Nişantaşı sokağa taşınıyor
"Oyunculukta korkacak bir şey yokmuş"
Görüntü yok ses var
Yeni başlayanlara Televole rehberi
Telif haklarının peşinde
"Banu İçöz’üm dersem, yalan söylemiş olurum"
Bu yazın moda içeceği votka
Boğaz’ın "sade" mekanı
Hazir miyuz?
YENİ... YENİ... YENİ...
DVD / Selim BOY
Bodrum’da Giritli "Ayşe hanım"
Erkekler, bilmiyorsanız öğrenin!
Avrupa yolunda (2)
Neden buradasın?
Kulüplerde yasakçılık, havuzlarda yağcılık çekilmiyor
"Türk Mitolojisinin Anahatları"
Defne’nin hayvanları
Bir defalık bir sohbet


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet