20 Ağustos 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Adanalı çocuklar kanallarda ölür...

Yılda 70-80 çocuk kanalda ölüyor. Hemzemin tren geçitlerinde de 60-70. Öyle sabit telefat gibi yani, normal bir şeymiş gibi...

     Milliyet TIR’ında var bir tuhaflık. Nereye gitsek yağmur yağıyor. Adana’da, ağustos ayında yağmur henüz görülmüş bir şey olmamasına rağmen biz Adana’ya girer girmez hava, burnunda bir hapşırık hissiyle dolaşan nezleli bir hal aldı. Bulutlarla TIR arasında manyetik bir alan oluştuğuna, bunun da milyonlarca müminin bir araya gelip ettiği yağmur duasına eşit enerji ürettiğine ilişkin son derece bilimsel olmayan teoriler ürettim. Neyse...
     Velhasıl şemsiyeler altında "buluştuk halkla". Şemsiye altında Nevin Hanım ve Rezzan. Konular derinleşince, yağmur da öyle toprak kokulu filan yağınca... Yak bir sigara! 19 yaşındaki Rezzan’ın dört aylık Çağdaş bebeğini de verdik TIR’ın teknik ekibinin eline. Oh! Kadın kadına... Çağdaş, karikatür gibi bir bebek: Kahkaha atıyor. Bayağı kahkaha yani; yüksek sesle.
     
     Rezzan’a ne olacak?
     Böyle yakın yakın oturunca, "kamusal" konuşamıyor insan pek. Rezzan’ın genç yaşta evlenmesinden, uzaklardaki "demokrat yapılı" dediği ailesinin ona küsmesinden, eşinin Arap kökenli ailesinin içinde tek başına kalışından, eşinin ve kendisinin işsizliğinden, aileyle yaşama mecburiyetinden, uçarı bir üniversite öğrencisiyken aniden büyük bir ailenin bütün işlerini yapan gelini olmasından, "insan bekliyor ‘eline sağlık’ denmesini" meselesinden, ... Bahsettik.
     Sosyal demokrat biyoloji öğretmeni Nevin Hanım’la seçimlerden, YTP’nin geleceğinden bahsediyorken başlangıçta, birden Rezzan’a bir çıkış yolu ararken bulduk kendimizi. "Şöyle yapsan"? Olmuyor. "Böyle yapsan?" O da olmuyor. Bu işler seçimlerde hangi partiye oy verileceği meselesine benzemiyor. İnsan o kadar atıp tutamıyor... Susuyoruz.
     Sonra işte çaresiz bir sessizlikle uzun uzun söndürülür ya sigara, öyle. "Kanallarda çocuklar ölüyormuş her yıl. Yılda 70 - 80 çocuk ölüyormuş. Aslı var mı?" Nevin Hanım öğretmen ya: "Derse gelir çocuklar, saçlar ıslak. Kanaldan geliyorlar. Paraları yetmediği için havuzlara gitmeye, serinlemek için kanallara giriyorlar. Kanalın ortasında da akıntı var. Sadece çocuklar değil, yüzme bilen büyükler bile boğuluyor."
     
     Ölüm istatistiği...
     Böyle işte, böyle anlamsız bir nedenle ölen çocukların istatistiği tutuluyor Adana’da. Doğan Haber Ajansı Adana Temsilcisi Muzaffer Bey’in verdiği bilgilere göre, bir de mahalle aralarındaki hemzemin tren geçitlerinde yılda ortalama 60 - 70 çocuk ölüyormuş. Böyle yani, normal bir şeymiş gibi... Her yıl yani, öyle sabit telefat gibi...
     Peki bir şey yapılmıyor mu? Seçim konuşuluyor ötede, gürültüyle... Zengin Adana, çocuklarının kanallarda ölmesini izliyor yani. Bir iki tane daha havuz yaptıramıyor. Nasılsa öyle işte... Para, hayata tahvil edilemiyor. Çok zor bir şeymiş gibi.
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Derviş ve sol

Melih AŞIK
Kemal ve Kemal

Fikret BİLA
Son söz Ecevit’e...

Güneri CIVAOĞLU
Baykal’ın kamp gecesi

Can DÜNDAR
HADEP yol ayrımında

Abbas GÜÇLÜ
‘Koalisyon istemeyiz’

Nail GÜRELİ
‘Halk bunalımda’

Mehmet Y. YILMAZ
3 Kasım’da önseçim yapacağız

Derya SAZAK
AKP, CHP yarışı

Meral TAMER
Doğu’nun bakir topraklarından organik bal

Ece TEMELKURAN
Adanalı çocuklar kanallarda ölür...

Güngör URAS
Dağdan inene ekmek bulmalı

M. Ali BİRAND
Deniz Baykal'ın son şansı...

© 2002 Milliyet