
|

Yüzyıllar öncesinden günümüze
Assos’ta, 2001’den bu yana Akbank sponsorluğunda yürütülen Antandros antik kenti kazısında yeni bulgular elde edildi.
FERAY ÖZTÜRK
M.ö. 5. ya da 6. yy.’da Edremit Körfezi’nin kuzey kıyısında kurulduğu sanılan Antandros kenti, günışığına kavuşmaya devam ediyor. Akbank’ın 2001 yılından beri sponsor olduğu Antandros Antik kenti kazısında elde edilen yeni bulgular, basına tanıtıldı. Kazı çalışmaları halen, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde görev yapan Yard. Doç. Dr. Gürcan Polat başkanlığındaki, Balıkesir Müzesi görevlileri ve Ege Üniversitesi öğrencilerinden oluşan ekip tarafından Edremit - Çanakkale karayolunun hemen güneyinde yürütülüyor.
Yazıtla keşfedilen kent
Antandros’un bulunuş öyküsü, 1882 yılına dayanıyor. Bir seyyah, Avcılar Köyü’ne gittiğinde cami duvarında Antandrion’un adının geçtiği bir yazıt görür. Antik metinlerde zaten çok sık değinilen bir şehir olan Antandros’un varlığı böylece kanıtlanmış olur. Gezgin, köylülerle konuştuktan sonra Kaletaşı tepesinin Antandros antik kenti olduğunu belirler ve altı - yedi yıl sonra Alman arkeolog Schliemann da aynı lokalizasyonu onaylar. Ama 1988 yılına kadar bilimsel geziler dışında herhangi bir çalışma söz konusu olmaz. 1988 yılında İkinci Yapılanma Yazlık Konut Projesi başlar ve nekropol alanı da imara açılır. İlk kepçeyle mezarlar ortaya çıkar ve bölge, Üçüncü Derece Arkeolojik Sit Alanı ilan edilir. Ancak alan, 1991 - 1995 yılları arasında yapılan müze kurtarma kazıları kapsamında ‘temizlenir’ ve ‘müteahhide’ devredilir. Sonuçta bölgede binalar yükselmeye başlar ve bu furya, 1995’e kadar devam eder. Neyse ki nekropol alanı 2. Derece Arkeolojik Sit Alanı’na çevrilir ve yapılanmaya son verilir. Bugün bir kısmı ortaya çıkarılan mezarlıkta lahit mezar, çatı kiremiti mezar, kremasyon (yakarak gömü) gibi farklı gömü tiplerinin kullanılmış. Mezarlık, üst üste gömülmeden dolayı oldukça ‘kalabalık’ görünüyor.
Zenginler ve ‘halk’
Bugün altında Antandros’un bulunduğu sanılan, Kaletaşı tepesi de Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı durumunda. Kazının ikinci yılında, tepenin güneybatı yamacında geç Roma dönemine ait bir zengin evi ortaya çıkarılmaya başlandı. Henüz iki odası tamamen kazılan evde, evin tabanında mozaikler, duvarlarında da resimler olduğu anlaşıldı. Kazının başkanlığını yürüten Yard. Doç. Dr. Gürcan Polat, çalışmaların son durumu hakkında şunları anlattı: "Dört ayrı sektörde çalıştık. Bunlardan biri üzerinde bulunduğumuz Yamaç Ev sektörü. 2001’de yaptığımız yamaç ev çalışmalarında uzun bir avlunun kuzey bölümüne sıralanmış odaların varlığını tespit etmiş ve bu odalardan ikisini açabilmiştik. Duvarların eskiden mermer kaplı olduğunu geride kalan izlerden anlayabiliyoruz. Mekân, ya terk edilmiş ya da boşaltılmış olacak ki mermerler sökülmüş durumda ve odaların içinden pek eşya çıkmadı. Bu avlunun sınırlarını kesin olarak ortaya çıkardık. Avlunun çıkışında hemen güney bölümünde yer alanın odanın tesadüfen çökmesi, bir kanalizasyon sisteminin varlığını keşfetmemizi sağladı. Sistem, yaklaşık bir metre yüksekliğinde bir kanaldan oluşuyor. Kanalın ilerlediğine dair izler, konut yerleşiminin en azından iki teras aşağı ve iki teras yukarı devam ettiğini gösteriyor". Kazı çalışmaları, bir antik şehrin kurtarılmasından öte, Troas bölgesinin karanlıkta kalmış tarihine ışık tutmayı hedefliyor. Çalışmaların sonunda, zamanında ticari ve askeri yönden büyük öneme sahip olan Antandros, -eskisi gibi olmasa da- parlak günlerine geri dönecek.
KÜLTÜR & SANAT


İkinci kuşağın kurtuluşu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Sizi bir yerden tanıyor muyum?
"Lafı uzatmayı sevmiyorum"
Bir roman yazarının açıklamaları
Bırak, sanat dışarı çıksın!
Vahşetin çağrısı
Yüzyıllar öncesinden günümüze
Ailemizin oyuncusu
İyimser ve huzurlu rock
Tüm sorunlara ‘Barikat’
Nükleer savaş paranoyası
Homer Simpson’a benzemeyelim de!
"Hamzaname" New York’ta
Ve ruh zamana düştü!
Bayan Nes’in anıları
Sanal bir çizgisel âlem
Resimsel bir anlatım
Tyana günışığına çıkıyor
Kadını yazmaktan feminist harekete
Altınoluk’ta festival zamanı
Hisar’da müzik ziyafeti
‘90’lı yılların Bergen’i
Ağırbaşlı eğlence
Caz usulü gevşeyin
Tuttuğu altın olan yazar
Evlere şenlik aile
Minik fare âşık olunca
Deniz kenarı
İki kıyıdan esintiler
Hayat atölyesi
"Sarıkız"ı görmeden geçmeyin...
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|