22 Ağustos 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Haydi Deniz... Dayan Deniz ayrılsak da beraberiz!..

     Kemal Derviş dağılmış olan solu yapıştırmak için hafta başında tam 6 saat Deniz Baykal ile kapalı kapılar ardında, Fatih Altaylı’nın Teke Tek’inde olduğu gibi görüştü. Sonra devam etti bu toplantılar. Bu kadar saat neler konuşulur, neler tartışılır ki? Konuları bu işin erbabı olanlar aşağı yukarı biliyor!
     "Ahh ahh keşke iltihak demeseydin de ittifak deseydin!.."
     Ben hiç Derviş’in böyle bir kelime kullanacağını sanmıyorum. Tartışmış olmaları da mümkün değil! Basının yani kamuoyunun huzuruna çıktıkları ilk gün hiç böyle bir ifade, böyle bir gerginlik işareti var mıydı yüzlerinde? Gözlerinin içi gülüyordu adeta, dudak çizgileri kulaklarına doğru uzanmıştı!
     Kısacası solun birleştirilmesi, soldaki parçalanmışlığın toparlanması Ecevit’in dediği gibi EZELİ bir sorun. Aslında bu sorun bir saatte de çözülebilir, eğer gösteriş için havanda su dövülmez de, ortam yaratılırsa! Herhangi bir kişinin liderlik için alev alev yanıyorsa EBEDİYETE kadar da uzayabilir!
     
     Derviş’in pazarlama görevi!
     Biz yine iki müteşebbisin 6 saat ve daha sonraki günler neyi tartıştıklarına değil, ne konuştuklarına gelelim!
     Burada Derviş’in pazar ekonomisi uzmanlığı çıkıyor ortaya! Derviş’in bu yetki ve yeteneği ile; ilhak pardon bu iltihak, ittifak her neyse yumuşaması gerektiğini Baykal’a söyleyip, CHP liderini ikna etmeye çalıştığı muhakkak! Eee yani Baykal da bu kadar yıl didinmiş, çalışmış, inmiş, çıkmış, örgütte dama taşı gibi ustaca oynamış, alnının teriyle lider olmuş. Akıl var izan var ve kendisinin de söylediği gibi vicdan var! Hiç koltuğunu bırakır mı?
     Ecevit veya Cem veya bir başkasını Baykal isteyebilir mi?
     İsteyemez, böyle bir özgüveni gösteremez!
     İşte işin püf noktası burada! Derviş’in görevi burada başlıyor. İleriyi Baykal’a göstermek! "Denizciğim, Sayın Ecevit’i hiç düşünme, zaten siyasetten çekileceğini söylüyor, doğa yasaları da bunu gösteriyor. Örneğin DSP ile CHP ilhak, iltihak yan yana gelirse... örgütler kimi genel başkanlığa götürür? Deniz Baykal’ın rakibi yine Deniz Baykal’dır. Eğer bugün feragat gösterirsen büyük puan kazanırsın pek yakında yakın gelecek senin için!"
     - Peki ya Cem?
     - Seninle bunları çook önceleri konuştuk. Biz iki DD’yiz. Birimiz Derviş birimiz Deniz! Cem’i nasıl Ecevit’in yanından kopardıysak onları da CHP çatısı altında toplamak artık zor değil! Zaten aralarında ayrılıklar başladı. Biz seninle böyle yola çıkmadık mı? Önce parçalamak sonra yapıştırmak politikada bir yöntemdir.
     
     Başbakan gibisin!
     - N’apacağız şimdi?
     - Güler yüzle dışarıya çıkacağız, tokalaşmak filan yok... Günlerdir saatlerdir DEĞERLİ çalışmalar yaptık, DEĞERLİ kararlar aldık diyeceğiz. Gazetelerde manşet, TV’lerde birinci haber. Seçmene moral takviyesi, İKTİDARA GELİYORUZ... BAYKAL BAŞBAKAN...
     - CHP’ye katıldığını açıklasak mı?
     - Biz DEĞERLİ MÜZAKERELERE DEVAM EDELİM. Ben belki CHP’ye katılırım belki katılmam ama kalbim ve beynim sizinle. Yalnız sizi ve solu düşünüyorum! Nasıl olsa bir gün partili veya partisiz beraber oluruz. (Pulur’un kulakları çınlasın, Olabülü de, olmayabülü de!) Bak, Denizciğim TV’ler, gazeteler hep bizi ve CHP’yi veriyor... Seçim bitmeden seçimi kazanmış lider gibisin! Böyle doğal propaganda, etkili propaganda başka nasıl yapılabilir? Dayan Deniz, haydi Deniz... ayrılsak da beraberiz!..




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Baykal’ın vebali

Çetin ALTAN
Ya bir de deprem olsaydı?

Melih AŞIK
Aslı Petrum...

Fikret BİLA
Ecevit - Derviş görüşmesi

Yılmaz ÇETİNER
Haydi Deniz... Dayan Deniz ayrılsak da beraberiz!..

Can DÜNDAR
Genç oylar "yeni"lere!..

Hurşit GÜNEŞ
Siyaset, alkol ve öğrenciler

Sami KOHEN
ABD Irak’ı vurmasa da...

Mehmet Y. YILMAZ
Buna "adil yargı" demek mümkün mü?

Hasan PULUR
Trampetler çalmasa, insan gürültüye gitmese...

Derya SAZAK
HADEP’in seçim şansı

Meral TAMER
Benim oyuma sol seçmenin tepkisi

Güngör URAS
Bu borç ödenemez

Serpil YILMAZ
Derviş’in solu ne yana düşüyor?

M. Ali BİRAND
AB seçimlere kaygıyla bakıyor

© 2002 Milliyet