
|

Bi’ dak’ka! Bi ‘dak’ka!
Hepsinde öyle bir hal yok mu? Halı saha maçı tam başlayacakken bağcıklarını ayakkabıya geçirmeye çalışan çocuklar gibiler. Bunun içindir ki, hepsinin yüzünde o ifade:
"Bi’ dak’ka! Bi’ dak’ka!"
Bir tür köşe kapmaca oynanıyor sanki de herkes alalacele kendini atacak bir köşe kapmaya çalışıyor gibi. Parti değiştiren siyasilerin Ankara sokaklarında birbirleriyle çarpışarak zincirleme trafik kazalarına sebep olmaları bile muhtemel! O derece yani!
Bir telaş içindeler. Yüzlerine bakın. Çok sakin, kendinden emin görünmeye çalışsalar da aslında hepsi "Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" tarzında tuhaf bir seçim trafiğindeler. Bu telaş, bu aceleye getirme hali size de şunu düşündürtmüyor mu:
"Bu seçim niye yapılıyor?!"
Hakikaten niye yani? Madem ortada kurulmuş, ne yapacağını açıklamış, siyaseten ve yapısal olarak oturmuş partiler yok_ Niye yani? Sizce de bu seçimde bir tuhaflık yok mu? Bir an önce hangi partiye oy vereceğini bulmaya çalışan seçmenlerle, bir an önce kurulmaya çalışan partilerle neden seçim yapılır ki?
Seçimin ideolojisizliği
Her seçimin bir ideolojisi olur. Hatırlayınız, bundan önceki seçimlerde mesela, laik kesimle siyasal islamcılar arasındaki bir toplumsal ve siyasi gerilim vardı; seçim, bu ideolojik saflaşma üzerine kuruluydu. Bu seçim işte, bu türden siyasi ve sosyal gerilimin karşılığı değil. Büyük bir ihtimalle hala hangi partiye oy vereceğinizi net olarak bilemeyişinizin nedeni bu! Çünkü gönlünüz bir tür doğallıkla bir tarafa doğru yatmıyor. Çünkü henüz "taraflar" yok. "Oluşmaya" çalışan partiler var, Ankara sokaklarında parti değiştirmek için oradan oraya koşuşturan siyasiler var, ama taraflar yok. Bir tür güreş meydanı gibi düşünün mesela: Kimin başa güreşeceği, kimin ortaya güreşeceği belli değil. Bu yüzden doğal olarak siz de kimi "tutacağınızı" tam olarak bilmiyorsunuz. Bu yüzden "Ya hak’katen kime oy vereceğiz?" diye soruyorsunuz birbirinize. Bu, sizin kararsızlığınızdan ziyade seçimin ideolojisizliğinden kaynaklanıyor.
Zaten "tepki oyu" gibi siyaseten içeriksiz sayılabilecek kavramlar da bu yüzden bu kadar çok kullanılıyor bu seçimde.
Karnınız aslında o kadar da aç değilse önünüze gelen mönüye öyle uzun uzun bakarsınız. Adlarını okuduğunuz yemeklerde şöyle bir gönül gezdirirsiniz. Her yemeğin tatlarını getirmeye çalışırsınız ağzınıza, bu tadı sevip sevmediğinize bakarsınız. Buna, gönül gezdirmek denir. İşte seçimin bu ideolojisizliği, herhangi bir toplumsal gerilime denk düşmeyişinin bir sonucu olarak oy verme işlemlerinin uzun süreceğini düşünüyor insan. Çünkü gönlü bir yere yatmayanlar, ellerine oy pusulalarını alıp tek tek parti isimlerine bakıp o partiler arasında gönül gezdirecekler. Gezegen gönüller mührü basacağı partileri epey bir düşünecekler. Muhtemelen o anda bile siyasilerin yüzünde o ifade olacak:
"Bi’ dak’ka! Bi’ dak’ka!"
ecetem@hotmail.com
SAYFA BAŞI

|
|

|