
|

Vardikara geliyor, tasasından ölüyor...
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: - 12 Dev Adam, Indianapolis’te Uluslararası Basketbol Şampiyonası’na katılacağına, içerde seçimlere girseler daha başarılı olmazlar mıydı?
Hoca:
- Yok, demiş, 12 Dev Adam içerde giremezlerdi ki seçimlere?
- Neden?
- Dev oldukları için sığamazlardı. Biliyorsun ancak bücürler girebiliyor seçimlere...
- Yani hiç mi şansı yok 12 Dev Adam’ın bu alanda?
- Belki turnuvanın sonunda, biraz daha küçülerek dönerlerse...
***
Bu kez de Bektaşi’ye sormuşlar:
- Baba erenler, uluslararası bir basket karşılaşmasında maç nasıl anlatılmalı?
Baba erenler:
- Hamasi olarak, demiş...
- Nasıl yani?
- Bizimkiler, göğüslerindeki bayrağımızı yükseltmek için zıplıyorlar... Hakem faulleri görmese de, şanlı tarihimizde zaferlerden zaferlere nasıl koştuğumuzu bilmiyor... Al işte bizimkilerin bir zaferi daha.. Dev’lerimiz şahlanıyor... Ezip geçiyor rakibi... Dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar... Yakaladıkları topu, bir süngü hücumu gibi yöneltiyorlar potaya... Atalarım gökten yere indirmişler Ay Yıldız’ı... Arslanlarımız göklere çıkartıyor Ay Yıldız’ı... Rakip perişan... Rakip son nefes çırpınmasında... Rakibin yaptığı faul, öldürmeye tam teşebbüs... Bir cinayet... Ne hakem, ne rakip asla durduramayacak akıncı atalarımızın şanlı torunlarını... Uluslararası bir maç turnuvası böyle anlatılmalı...
- Ama sonunda yenilince?
- Namık Kemal’i unutmayalım, "Galip sayılır bu yolda mağlup"...
- Baba erenler, sen harika bir parti lideri de olurdun...
- Evet de... Yalnız ben, iktidarla değil, şarapla severim sarhoş olmayı...
***
İttifak arayan iki parti başkanından biri, ötekine demiş ki:
- Sana bir sinek masalı anlatayım mı?
- Anlat...
- Anlat demekle olmaz ki...
- Ya neyle olur?
- Ya neyle olur, demekle olmaz ki...
- Allah Allah, ne biçim masal bu?
- Allah Allah, ne biçim masal bu, demekle olmaz ki...
- Çıldırtma insanı kuzum...
- Çıldırtma insanı kuzum, demekle olmaz ki...
Böylece "sinek masalı"yla yeni bir dönem başlatılmış oluyormuş Türk siyasetinde...
Ve her lider, kulis yapmak için buluştuğu her lidere, hemen bir "sinek masalı" anlatmaya başlıyormuş:
- Ben seçimlere birlikte girmeye hazırım, demekle olmaz ki...
***
Seçim kampanyalarında, seçmenlerle dostluk kurmaya kalkan 60 siyasal liderin girişimleri; birbirleriyle kolkola gezinmeye kalkmış kırkayaklarınkine benziyormuş; birbirine karışmış büyükçe bir kördüğüm içinde kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola, kolkola.
***
Yerli siyaset üstüne ilginç bir karikatür:
Taze bir manda dışkısı...
Dışkının üstünde bir anne sinek ile bir yavru sinek...
Yavru sinek:
- Anneciğim, diyor, yellenmek istiyorum.
Anne sinek:
- Hişt ayıp, diyor; sofrada böyle şeyler söylenmez.
***
Ve bir Neyzen Tevfik fıkrasıyla bitirelim yazıyı; ola ki birkaç ay sonra, yeniden hatırlanmasını sağlayacak durumlarla karşılaşırız.
Vaktiyle nazır olur olmaz, yeğenini vali yapan bir kodamana, Neyzen Tevfik şöyle demiş:
- Maşallah, kardeşinizin oğlu tıpkı fasulyeye benziyor.
Nazır:
- Neden öyle söylüyorsun Neyzen, demiş, genç yaşta bak vali oldu.
Neyzen:
- Ben de zaten onun için söylüyorum, demiş. Malum ya fasulye de, bir sırığa sarılarak büyür hep...
c.altan@prizma.net.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|