01 Eylül 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Türkiye’nin 3 Kasım seçiminde yırtması için...

     Türkiye kritik bir kavşakta! Her bakımdan öyle. Ekonomisiyle, iç ve dış ilişkileriyle 3 Kasım’ı gözlüyor. Herkes frene basmış durumda. Seçim sandığından ne çıkacak diye bekliyor.
     3 Kasım bir fırsat olabilir.
     Ve bu fırsat iyi kullanılırsa, emin olun, Türkiye yırtar.
     Çünkü iyi bir noktadayız!
     Ekonomide yapısal değişim açısından son bir buçuk yılda çok önemli adımlar atıldı. Siyaset eskisi gibi devlet kasasına elini daldıramıyor. Kamu bankalarını babasının çiftliği gibi kullanamıyor.
     Bankacılık reformuyla, Merkez Bankası’nın bağımsız kılınmasıyla ekonomi yönetiminde çağı yakalamaya başladık. Oy avcılığı için banknot matbaasını çalıştırmak, yani popülizm tarihe karışıyor.
     Bunlar gerçekten önemli gelişmeler.
     Bol kepçe devri bitti!
     Artık hesap kitap var. Mali disiplin ağır basıyor devlet işlerinde. Disiplini sistemli hale getirecek, yani kurumsallaştıracak kurallar bütünü gerçekleşme yolunda.
     Bir başka deyişle:
     Türkiye enflasyondan tümüyle kurtulup istikrarlı ekonomik büyümeye geçebilir. Dış kaynak akışını, yabancı sermaye yatırımlarını hızlandırabilir. Böylece ‘borç belası’ndan kurtulabilir, aş ve iş sorununu çözebilecek bir raya oturabiliriz.
     Bu bir hayal değil.
     Her şey 3 Kasım’a bakıyor.
     Sandıktan istikrar çıkacak mı?
     Güçlü hükümet gelecek mi?
     Ekonomide olduğu gibi Avrupa Birliği’yle ilişkilerde de iyi bir noktadayız. Özellikle Ağustos ayı başında parlamentodan geçen AB uyum yasaları Türkiye’yi AB’ye hiç bugünkü kadar yaklaştırmadı.
     Evet, hala ince uzun bir yoldayız. İç ve dış engeller var. Ancak reformcu adımlar devam eder, Kıbrıs’ta olmadık hatalar yapılmazsa, yıl sonunda AB’den üyelik için müzakere tarihi alabiliriz.
     AB artık kolay kaçamaz.
     Ama bu da 3 Kasım’a bakıyor.
     Yani güçlü ekonomiye geçiş programını ciddiyetle uygulayacak, AB ile ilişkilere kararlılıkla asılacak bir hükümetin seçim sandığından çıkması şart!
     Dış konjonktür de olumlu.
     11 Eylül lehimize işliyor.
     Amerika’yla ilişkilerimiz belki de son çeyrek yüzyılın en iyi dönemini yaşıyor. 11 Eylül’le birlikte ‘Irak kartı’nı da akıllıca oynayacak bir Türkiye, arkasına Amerikan desteğini alarak Avrupa hedefini çok daha çabuk vurabilir.
     Güçlü ekonomi...
     AB’ye üyelik...
     Yani aş ve iş...
     Demokrasi ve hukuk devleti...
     Kısacası çağı yakalamak...
     Bunlar hayal değil.
     Elimizi kararlılıkla uzatırsak, hepsini avcumuzun içine alabiliriz.
     Türkiye, tarihin kendisini sollayıp geçmesine izin vermeyecek kadar köklü bir tarih bilincine sahip, güçlü ve büyük bir ülke.
     Eğer oylarımızı boşa atmaz, iyi kullanırsak, 3 Kasım seçimleri altından bir fırsat olabilir Türkiye’nin yırtması için...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Vardikara geliyor, tasasından ölüyor...

Melih AŞIK
Rus mizahı

Fikret BİLA
Erdoğan’ın adaylığı

Hasan CEMAL
Türkiye’nin 3 Kasım seçiminde yırtması için...

Güneri CIVAOĞLU
Ufukta bulutlar!

Can DÜNDAR
Paşa, Efes’te olsaydı...

Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler özgür mü?

Hasan PULUR
Nereden, nereye baktığınıza bağlı...

Derya SAZAK
Kadın koalisyonu girişimi

Meral TAMER
Ömer Uluç Türkbükü’nde müze kuruyor

Ece TEMELKURAN
Dünyanın öldüren sessizliği

Osman ULAGAY
Devlet borcunda gerçekler ve tevatür

Güngör URAS
Balık mevsimi başladı

Serpil YILMAZ
‘Sanayici Ar-Ge’ye küskün’

© 2002 Milliyet