03 Eylül 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Aslında sorun...

     Fenerbahçe’nin Feyenoord’a yenilmesi üzerine yapılan hemen her eleştirinin merkezinde bir teknik direktör tercihi vardı: Johnson’ın yedekte tutulması.
     Bir oyuncu çeşitli sebeplerle 11’e giremeyebilir, doğaldır. Ama eğer bir tek oyuncunun takımda olmamasıyla Şampiyonlar Ligi gibi kocaman bir hedef ıskalanıyorsa, sorgulanması gereken bir tercih olmamalı. Masaya yatırılması gereken koca sistem(sizliğ)in tamamıdır. Çünkü aslında mesele, "Johnson"ın oynamaması değil, ‘Johnson takımda olmayınca Fenerbahçe’nin oynayamamasıdır’.
     Aslında bu da herhangi bir iş gibi. Kocaman bir ekibiniz var. 26 üst düzey elemanla bir faaliyet yürütüyorsunuz. Ama bir tek elemanı yanlış tercih ettiğiniz için tüm bağlar kopuveriyor, esneklik sıfırlanıyor ve üretemiyorsunuz. Bu, bugünün dünyasında nasıl açıklanır? Bu olmasın diye insanoğlu, tarihi boyunca "sistem" denilen dalgayı geliştirmedi mi? Ama siz ne yapıyorsunuz? Ya sinirlenip müdürü değiştiriyorsunuz. Ya da tamamen zıvanadan çıkıp tüm elemanları kovup yenilerini getiriyorsunuz. Ama gün geliyor bakıyorsunuz ki sektörde kim var, kim yok, kariyerinin bir yerinde sizin atölyeden geçmiş bir ara. Olmuyor tabii. Sonunda siz de sıkılıyor, devrediyorsunuz işi. Yine olmuyor. Öyle bir yerleşmiş ki "sistemösizlik! Kültürünüz olmuş, artık dönüp bakmıyorsunuz bile "Biz ne yapıyoruz" diye.
     Yani aslında mesele ilk maçta Ortega’nın oynamaması da değil, Ortega olmayınca Fenerbahçe’nin rakip kaleye gidememesiydi. Hangi akıl, iki ay önce ekibinize kattığınız bir adamın oynamamasının, bir gol şansı dahi bulamamanıza yol açmasını açıklayabilir?
     Ve aslında asıl büyük sorun, Fenerbahçe’nin yaşadığı bu modern futbolun ilkeleriyle tanımlanamaz durumun, sadece sahada olup bitenle de ilişkili olmaması. Çünkü Fenerbahçe’nin sahada yaşadığı kişilere bağlı kader, her alanda sistem ve organizasyonu reddeden kültürünün bir küçük parçası sadece. Aslında "Ali Şen Başkan, Fenerbahçe şampiyon" ayeti de bu kültürün önemli bir parçasıdır, Aziz Yıldırım’ın terkini engellemek için düzenlenen Büyük Bağdat Mitingi de. Çünkü Fenerbahçe her büyük başarıyı "kişi"lere bağlar, onları tepelere çıkarır. Ve her büyük başarısızlığın da kurbanını bulur.
     Halbuki, insanlık, tarihi boyunca sistem diye, organizasyon diye bir takım "dalga"lar bulmuş geliştirmiştir.
     Yani aslında sorun Lorant’ın takımın başında olup olmaması değil, Lorant olmayınca sorunların çözüleceğini ummaktır...
     Yani aslında Mustafa Denizli...
     Yani aslında Turan Sofuoğlu... Zeman... Rıdvan... Löw... vb.
     



 SPOR


Gündeme kral düştü
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa'dan futbol
Uhh, Ahh Vah Vah! 64 - 87
2. LİG
Filede kuralar çekildi
Diskodan idmana
"Korkmuyoruz"
"Galatasaray klasik oldu"
KAPTANLIK JESTİ
"Ağzı olan konuşuyor"
Salıdan pazara
Çözüme ilk adım
Kahraman Nihat!
Ferrari pes ettirdi
Serena’ya engel yok
Fevzi’nin acı günü
Başlangıcın elçileri
Haftanın sözü
Ölçüyü bilmek
Haber Turu
Aslında sorun...
Karışık kuruşuk
Utanç maçı
Avrupa sınavları


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet