03 Eylül 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Siyasi fırtınalar

     AKP konusundaki bir yorum, bu partinin "Atatürk ilke ve inkılaplarını iyi anlatamadığımız için" yükseldiğidir. Yıllar önce de aynı şekilde "Atatürkçülüğü iyi anlatamıyoruz" diye yakınıldığında, rahmetli Prof. Tarık Zafer Tunaya demişti ki:
     - Dünyada hiçbir rejim, hiçbir doktrin ve insan tek bir felsefeyle yorumlanmamıştır...
     Yani, fikirler çeşitlenince Atatürk hakkındaki yorumlar da çeşitleniyor. Herkes kendi yorumu için "iyi anlatamadık" diye yakınıyor. Tarık Zafer Hoca devam ediyor:
     - Devrim tarihi derslerinden fazla bir şey beklemeyiniz. Bir gün bu derslerin ıslahı hakkında rahmetli Prof. Ömer Lütfi Barkan’la üniversitede toplandık. ‘Eğer bu dersler böyle verilecekse kaldırın bu dersleri’ dedi... Bu bir derstir ve bu dersle Türkiye’yi kurtarmak istiyorsanız bu biraz yanlış olur. Başka şeyler de düşünmek gerekir. (Türkiye’de Siyasal Gelişmeler, II, sf. 230)
     ***
     TÜRKİYE Tek Parti’yle, tek fikirle yönetilen kapalı bir köylü toplumu iken, demokrasiyle yönetilen dışa açık, ticarileşen, şehirleşen bir topluma dönüşüyor... Ona göre de insanların yerleri, duyguları, beklenti ve tepkileri değişiyor.
     Çeşitli akımların ortaya çıkmasının sebebi "Atatürk ilke ve inkılaplarını anlatamamak" değil, bu sosyolojik dinamiklerdir.
     Hatta eğitim düzeyi yükseldikçe, geçmişten gelen duygular okumuş sözcülere kavuşuyor.
     Eskiden bastırılmış olan sol, liberal ve muhafazakar fikirlerin ve çeşitli kimlik duygularının siyaset hayatımızda son yirmi yılda yoğunlaşmasının en önemli sebebi, bu sosyolojik değişimdir.
     Büyük kitleleri birleştiren büyük ve köklü partilerimiz darbelerle yok edildiği için, yakın duyarlıkları bir çatı altında toplayan kitle partilerimiz de yok artık! Partilerimiz çöldeki kum tepecikleri gibi.
     Seçmenlerin yüzde 20’si her seçimde parti değiştiriyor. Son üç seçimde de toplam yüzde 60 seçmen parti değiştirdi! Böyle bir kaygan zeminde güçlü partiler, gerçekten millet adına ülkeyi çekip çevirecek iktidarlar mümkün mü?
     ***
     İTİRAZ eden okuyucularım oldu: Belki de aynı yüzde 20’lik bir tek kitle her seçimde yer değiştiriyordur?! Ama öyle olsaydı, kalan yüzde 80’in birkaç partide duruyor olması lazımdı. Halbuki yüzde 27’ye çıkmış SHP yok oldu, yüzde 57’ye çıkmış toplam ANAP ve DYP oyları yüzde 20’lere düştü! Her seçim fırtınası bunları küçültüp başka tepeleri büyüttü. Şimdi merkez solda CHP, merkez sağda AKP yükseliyor!
     İkisinin de kökenlerindeki dar doktriner kalıpları aşarak, merkezin iki yanındaki geniş kitlelere açılmaları sevindirici... "Rejim tehlikede, irtica" falan gibi geçmişten gelen kaygıların sosyolojik dayanaktan yoksun olduğunun kanıtı...
     CHP ve AKP yeni kum tepeleri mi, yoksa cenahlarını toparlayarak kurumlaşabilir mi? Biri eski büyük CHP’nin, öteki DP’nin yerini alabilir mi? Kendilerine bağlı...
     CHP’nin merkez solu tutması biraz daha kolay gözüküyor. Ama sağda kalıcı bir toparlanmanın daha zor olacağı, daha çok sayıda fırtına eseceği kanaatindeyim.
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Siyasi fırtınalar

Melih AŞIK
Fiili iktidar...

Fikret BİLA
Kürtçe kurs başlıyor

Hasan CEMAL
AB, tarihi bir hata daha mı yapacak?

Can DÜNDAR
1955 model kafalar

Sami KOHEN
AB’nin niyeti ne?

Mehmet Y. YILMAZ
Kolay değil 30 yıl ayakta kalmak

Derya SAZAK
Derviş’in meşruiyet kaygısı

Meral TAMER
Taksiye, şoförün dinini sorup da mı binsek?

Güngör URAS
8 milyon fındıkçı fiyat bekliyor

Serpil YILMAZ
Paraları çar çur ettiniz!

M. Ali BİRAND
Kendinden emin bir Deniz Baykal

© 2002 Milliyet