
|

Derviş’in meşruiyet kaygısı
Deniz Baykal ve Kemal Derviş, CHP çatısı altında ilk seçim mitingine 7 Eylül’de Hatay’dan başlıyorlar.
Derviş dün Ankara’ya döndü. Uçakta TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu ile yan yana oturdular ve 45 dakika boyunca 3 Kasım seçimleri öncesi siyasi gelişmeleri konuştular.
Derviş ve Sökmenoğlu, TBMM’nin AB uyum paketini kabul ettiği tarihi toplantı ertesinde de İstanbul’a birlikte uçmuşlardı. Derviş o sırada ‘Gönlüm CHP’de’ demekle birlikte henüz partiye girmemişti. Solda birlik arayışıyla ‘çatı parti’ kurmaya çalışıyordu.
Dünkü söyleşi sonunda Sökmenoğlu’nun Derviş’le ilgili izlenimi, ‘Aklı hala solda işbirliğinde... Parçalanmış siyasi yapıda oyların azımsanmayacak bir bölümü Meclis dışında kalırsa ciddi bir meşruiyet krizi doğabileceğinden kaygı duyuyor’ oldu.
Uçakta neler konuşulmuş?
Aktaralım...
Önce Hatay.
Kemal Derviş, Hatay milletvekili olan TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu’na ‘Sizin memleketinize gidiyoruz’ demiş. Sökmenoğlu da CHP’nin 3 Kasım mitinglerine Hatay’dan başlamasının isabetli olduğunu belirterek Derviş’e takılmış: ‘Çiftçilere dikkat edin!’
Sökmenoğlu devam etmiş:
‘CHP tercihiniz benim için sürpriz olmadı, gönlüm solun köklü partisinde’ diyordunuz.
Derviş, olayların gelişimini anlatırken Baykal’ı övmüş:
‘Deniz benim 30 yıllık arkadaşım, ona güveniyorum, yapamayacağı işin sözünü vermez. CHP’de iyi şeyler yapacağız.’
Kafasının hala ‘solun birliğiyle meşgul’ olduğunu gösteren sözlere gelince...
Derviş, ‘Keşke seçime tek çatı altında girebilseydik. Hala bunu aramak gerekir diye düşünüyorum. Yalnız solda değil, sağda da parçalanmışlığı kaldırmalıyız. Benzer partiler aynı çatı altında birleşmezse seçim sisteminin de etkisiyle oyların bir kısmı dışarıda kalacak ve parlamentoda ciddi meşruiyet krizi doğacak’ diye kaygı belirtiyor.
Sökmenoğlu ise Derviş’e 12 Eylül dönemini anlatıyor. Askeri yönetimin iki partili demokrasi dizayn etmeye çalışarak sağda ve solda birer parti kurdurduğunu, İsmet Paşa’nın oğlunun bile ‘veto’ edildiğini, ancak hiç hesapta olmayan Turgut Özal’ın ‘buçuk parti’ diye girdiği seçimden tek başına iktidar çıktığını anlatıyor.
Sökmenoğlu, 1983 seçimlerinde MDP adayı olarak katılmış ve Meclis’e üçüncü partinin milletvekili sıralarından girmişti. O günlerden aldığı dersi Derviş’e bir cümleyle anlatıyor: ‘Sandığı tanzim edemezsiniz, herkes mükemmeli arar ama umduğunuzu bulmanın tek yolu halka güvenmektir, demokrasi bu, beklediğiniz oyu alamayabilirsiniz de!..’
Seçimler ertelenecek mi?
Derviş 3 Kasım’a endekslenmiş, bu hafta Baykal ile CHP listeleri üzerinde çalışacaklar. Sökmenoğlu 11 Eylül’de listeler nedeniyle Meclis’te ‘kıyamet kopsa’ da, seçimlerin ertelenmesine ihtimal vermediğini anlatıyor.
Yeni bir uçak yolculuğuna kadar el sıkışıp ayrılırken karşılıklı şans diliyorlar.
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|