06 Eylül 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Edebiyatımızın ‘diri’ doğmuş çocuğu

Sait Faik Abasıyanık külliyatının tamamını yayımlama kararı alan Yapı Kredi Yayınları, "Bütün Öyküler I"den sonra, yine yazarın bütün yapıtları serisinden, "Bir Takım İnsanlar" ve "Kayıp Aranıyor"un yer aldığı "Toplu Romanlar"ı bastı.

     Yazdıklarıyla çağdaş Türk öyküsünün omurgasında ana arterlerden birine yerleşen Sait Faik Abasıyanık (1906 - 1954), çok yönlü edebiyatçılığı, şiirleri, roman, röportaj, mektup ve denemeleriyle de vazgeçilmezlerimiz arasında yer alıyor. Üstelik tartışmasız olarak. Edebiyatımızda Ömer Seyfettin ve Refik Halit Karay ile başlayan kısa öykü, Memduh Şevket Esendal ve Sabahattin Ali gibi isimlerin kalemleriyle devam ettiği yolda Sait Faik ile vites değiştirip büyük bir kreşendo yakalıyor. Asi mizacıyla tanınan yazar, bir tür ‘avare’lik olarak da görülebilecek bu özelliği sayesinde tarzını çevresinden bağımsızlaştırıyor, akımlara sırt çeviriyor, inandığının, içgüdülerinin ve bizzat hayatın peşine düşüyor. Yazdıklarında otobiyografik tad yoğun olarak hissediliyor. Olağanüstü gözlemciliği, adamı hasta edecek kadar derinden sezişleri, dünyayı ve yaşamı algılayış biçimini ortaya koyan edebiyat eserleri olarak bize ulaşıyor. Ne yazarsa yazsın, yazdıklarındaki insanı afallatan ‘basitlik’ onun temel çizgisini oluşturuyor. O, hayatın içinde es geçilen dramatik anları çekinmeden, olduğu gibi ancak hayalgücünün desteğiyle edebiyata aktarırken, önemsenmeyen, fark edilmeyen insanları yakalıyor öykülerinde. Şimdiki zaman kullanmaktan alamıyor insan kendini zira Sait Faik’in yazdıkları hâlâ yazıldıkları gün kadar taze.
     Sait Faik’in bütün yapıtlarını yayımlamaya soyunan YKY, "Toplu Öyküler I"den sonra "Toplu Romanlar" adı altında, yazarın iki romanı "Birtakım İnsanlar" ve "Kayıp Aranıyor"un da basımını gerçekleştirdi. Külliyatın tamamlanması içinse çalışmalar sürüyor. Yapılan araştırmalara göre yazarın toplam 206 hikâye, 2 roman, 51 röportaj, 10 uyarlama hikâye, 9 hikâye eskizi, 38 şiir, 44 makale, 1 çeviri roman ve altı çeviri hikâyesi bulunuyor. Bu iki roman da uzun tutulmuş öykü / hikâyeler olarak kabul edilebilir.
     "Birtakım İnsanlar"ın ilk baskısı "Medar - ı Maişet Motoru" adıyla 1944’te yapılmıştı. Üç bölümlük roman, üç ayrı hikâyeden oluşan bir uzun hikâye de sayılabilir. Roman, Sait Faik ile birlikte anılan Burgaz Ada’da başlıyor. Parasız ve içkici Ali Rıza (Rumca kısa boylu adam anlamına gelen adıyla Kondos), kızı Melek ve sokakta bularak evlat edindiği Hikmet arasında geçiyor. Seferberlikten sonra sağlığı iyice bozulan Ali Rıza, kızını yaşlı erkek berberi Dimitri’nin yanına çırak veriyor. Evlatlık Hikmet ise Edarı Maişet isimli motorda çıraklık yapıyor. Zaman geçiyor ve Melek kendine berber dükkânı açıyor. Adaya yaz için gelen Fahri adlı bir delikanlıyla aşk yaşamaya başlıyor. Fakat muratlarına eremeden Fahri ölünce ve Ali Rıza dükkândaki eşyaları dağıtınca, o da adadan kaçıp Beyoğlu’nda bir dükkâna kalfa oluyor. Hikmet, "Kuyucaklı Yusuf" misali Melek’e âşık olduğu için Melek gidince depresyona giriyor. Kâşık adasında bekçilik yapmaya başlıyor. Bir gün Beyoğlu’nda Melek’i buluyor ama kız bu sefer de bir şoförle nişanlanıyor. O da adasına geri dönüyor ve bir iftiraya uğradığı için hapse düşüyor...
     1953 yılında yayımlanan "Kayıp Aranıyor" ise İstanbul’da bir kış akşamı, bir boğaz vapurunda başlıyor. Balıkçı Cemal ile konsolos kızı Nevin arasında üst tabaka zengin kız - altsınıf fakir delikanlı aşkı yaşanıyor. Nevin, karmâşık ve huzursuz bir karakter. Bir süre sonra kendi sınıfına uygun bir evlilik yapan genç kadın, gazeteci kocası başkasına âşık olunca boşanıyor ve baba yalısına, aristokrat ailesinin yanına dönüyor. Balıkçı Cemal yine devreye giriyor ancak Nevin sınıf farkını umursamamasına rağmen Cemal ile evlenmek istemiyor. Depresyona giriyor. Türkiye’de bir yere giden bir trenin kalkmasına beş dakika kala babasına yazdığı mektupla ailesini de terk ediyor. Bu mektubun aileye ulaşıp ulaşmadığı bir muamma ancak konsolos baba gazetelere verdiği ‘kayıp aranıyor’ ilanını odasına kapanmalarla okuyor sık sık. Her yıl nisan ayında, birer hafta boyunca gazetelerde yayımlanan bu ilanda evinden çıkıp bir daha geri dönmeyen kızı hakkında bilgisi olanların ‘insaniyet namına’ kendisine ulaşmasını istiyor acılı baba...
     Sait Faik Abasıyanık, Orhan Veli’nin sözleriyle "Edebiyatımızın ölü doğmuş çocuklarından biri değildi". Yaşar Kemal’in deyişiyle de o "Türkçe’nin dar hudutlarını zorlamış, doğru dürüst, gerçek anlamıyla Türkçe yazmış ilk Türk yazarıdır".
     
     Toplu Romanlar
     Sait Faik Abasıyanık
     YKY
     225 s.
     Fiyatı: 8.000.000 TL.
     









 KÜLTÜR & SANAT


Belleğin mahremini resmederdi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koşuyoruz ki ne biçim!
"Akıllar sevişir mizah olur"
Edebiyatımızın ‘diri’ doğmuş çocuğu
Sanal ortamda sanat
Bir bankanın görsel anıları
Hem yerel hem kişisel
Askeri harekat alanında natürmortlar
Anasının kızı
ISM’de sanata devam
Spielberg’den Yüksel’e tam not!
Müzikle terapi için "Silence" serisi birebir
Hiçbir yerden gelen adamlar
"Ne hissediyorsam o..."
Andy Williams’a başlarken
"Uluslararası adını hak ediyoruz"
Olmadı ama olacak inşallah!
Caza elektronik bulaşınca
Pahalıya patlayan şaka
Sapına kadar kötü
Dünya emin ellerde
Ustaoğlu’nun bitmeyen yolculuğu
59 gösteriyor ama 70 yaşında!
İzmir’in belleğine yolculuk
Ekran seçime koşuyor
Seçim zamanı
Doğada uyanmak
Hayat atölyesi
Kilimwomen
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet