
|

Pahalıya patlayan şaka
John Dahl’in yönettiği film, üç genç oyuncusuyla dikkati çeken, çağdaş kara filmin yetkin bir örneği.
FERHAN BARAN
"Asla Yabancılarla Oynama / Joy Ride" - Yönetmen: John Dahl / Senaryo: Clay Tarver, J.J.Abrams / Görüntü: Jeffrey Jur / Müzik: Marco Beltrami / Oyuncular: Paul Walker (Lewis), Steve Zahn (Fuller), LeeLee Sobieski (Venna), Jessica Bowman (Charlotte) / 2001 ABD yapımı, 97 dakika.
Okulu tatile giren Lewis, gözü olduğu Venna’nın erkek arkadaşından ayrıldığını duyar duymaz bir araba kiralar ve kızın bulunduğu Colorado’ya doğru yola çıkar. Bu arada annesinin ricası üzerine, içkili araba kullanmaktan başı yine derde girmiş ailenin büyük oğlu Fuller’ı kodesten çıkarmak için Salt Lake City’ye uğrar. Birlikte seyahat etmek zorunda kaldığı hayta abi, arabaya 70’lerde kullanımı pek yaygın olan kısa dalga radyolardan yerleştirerek, herkesin cep telefonu taşıdığı günümüzde artık birer antika olan bu telsizi ömrü yollarda geçen kamyoncularla dalga geçmek için kullanmak ister. Lewis’in sesini incelterek taklidini yaptığı kirli saçları omuzlarına dökülen Candy Cane oltasını yutan Rusty Nail telsiz adlı abaza tır şöförü aldatıldığını anlayınca öfkeden deliye döner. Ve şamatayla başlayan yolculuk içinden çıkılmaz bir karabasana dönüşür.
90’lı yıllarda çektiği filmlerle ("Kill Me Again", "Red Rock West", "The Last Seduction") çağdaş kara filmin ustaları arasında anılan John Dahl uzmanlık alanına dönüş yaptığı son çalışmasında yine formda. Orta Amerika’nın geniş toprakları boyunca uzanan karanlık ve ıssız yollar, yol kenarındaki neon lambalı ucuz moteller, Lewis’in kiraladığı 71 model Chrysler Newport’u ile 70’li yılların bağrından kopup gelmiş bu yol filmi, temel esinini Steven Spielberg’in, bizim kuşağın ilk gençlik yıllarında iz bırakmış, spor araba sürücüsü Dennis Weaver ile sollandığı için bozulan psikopat tır şöförünün otoyoldaki kedi - fare oyununu anlatan 1971 yapımı ilk çalışması "Duel / Düello (bizde "Bela" adıyla gösterilmişti)ödan almış. Dahl tır şöförünü Spielberg’in filminde olduğu gibi seyirciye göstermiyor, başa bela adamın yalnızca tehditkâr sesini duyuyoruz. Devasa araç ise yine bir korku unsuru olarak kullanılmış; koskoca tır’ın dondurma şirketine ait normal ebattaki kamyonu ortadan biçtiği sahnede ya da "North by Northwestöten esinlenmiş mısır tarlasındaki ölümüne takip sekansında farlarıyla avını tarayan bir canavar olarak resmedilmiş. Dahl, Hitchcock usta gibi, vahşet ve kan görüntülerinden özellikle kaçınmış. "Lone Star" motelinin 17 no’lu odasında yaşanan dehşeti, seyirciye direkt olarak göstermek yerine, yan odanın duvarındaki tabloya sabitlenmiş kameraya iniltilerin eşlik ettiği o müthiş sahneyle çok daha etkili biçimde hissettirmiş.
KÜLTÜR & SANAT


Belleğin mahremini resmederdi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koşuyoruz ki ne biçim!
"Akıllar sevişir mizah olur"
Edebiyatımızın ‘diri’ doğmuş çocuğu
Sanal ortamda sanat
Bir bankanın görsel anıları
Hem yerel hem kişisel
Askeri harekat alanında natürmortlar
Anasının kızı
ISM’de sanata devam
Spielberg’den Yüksel’e tam not!
Müzikle terapi için "Silence" serisi birebir
Hiçbir yerden gelen adamlar
"Ne hissediyorsam o..."
Andy Williams’a başlarken
"Uluslararası adını hak ediyoruz"
Olmadı ama olacak inşallah!
Caza elektronik bulaşınca
Pahalıya patlayan şaka
Sapına kadar kötü
Dünya emin ellerde
Ustaoğlu’nun bitmeyen yolculuğu
59 gösteriyor ama 70 yaşında!
İzmir’in belleğine yolculuk
Ekran seçime koşuyor
Seçim zamanı
Doğada uyanmak
Hayat atölyesi
Kilimwomen
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|