06 Eylül 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sapına kadar kötü

Özgün adını, yaklaşan tehlikenin habercisi olarak kullanılan şarkıdan alan "Jeepers Creepers" küçük bütçeli, derme çatma bir korku denemesi.

     FERHAN BARAN

     Bu hafta şansımız derin Amerika’nın ürkütücü atmosferinde geçen gerilim / korku filmlerinden açıldı. Bir kez daha uçsuz bucaksız ıssız yollar, eve dönmekte olan liseli gençler, otoyolu kana boyayan şeytani kamyon sürücüsü. Okul tatilinden eve dönmekte olan Trish ile erkek kardeşi Darry tenha yolda kendilerini sıkıştıran eski püskü kamyondan zor kurtulurlar. Daha sonra, kamyondaki tuhaf görünümlü adamın kanlı çarşafa sarılmış bir kütleyi terk edilmiş bir kilisenin bodrumuna açılan borudan aşağı attığına şahit olurlar. Olayın esrarını çözmeye meraklı Darry farelerin tacizine uğrayıp borudan aşağı yuvarlandığında, çarşafın içinde debelenen kurbanın korkunç görüntüsüyle karşılaşır. Bodrumun gerisindeki parça parça cesetler de cabası. Sonrası tam bir kâbus. Çevre sakinlerinin teker teker canına okuyan doğaüstü güçlere sahip katilin meraklı gençlerin peşini bırakmaya niyeti yoktur.
     Adını, 50’li yılların bir şarkısından alan (şarkı filmde yaklaşan tehlikenin habercisi olarak kullanılmış) "Jeepers Creepers", Amerika’da sıkça çekilen genç izleyiciye yönelik küçük (minik demek daha doğru) bütçeli bir korku filmi denemesi. Derme çatma bir senaryo, ilkel makyaj çalışması, iki genç oyuncu ve üç beş şaşkın figüranla kısa sürede çekildiği belli bu ucuz yapım, karga çığlıklarının karıştığı sinir bozucu ses efektleriyle insanı yerinden hoplatırken, her şeyiyle salaş olmanın o garip cazibesiyle Ed Wood’un kulaklarını çınlatıyor.
     






 KÜLTÜR & SANAT


Belleğin mahremini resmederdi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koşuyoruz ki ne biçim!
"Akıllar sevişir mizah olur"
Edebiyatımızın ‘diri’ doğmuş çocuğu
Sanal ortamda sanat
Bir bankanın görsel anıları
Hem yerel hem kişisel
Askeri harekat alanında natürmortlar
Anasının kızı
ISM’de sanata devam
Spielberg’den Yüksel’e tam not!
Müzikle terapi için "Silence" serisi birebir
Hiçbir yerden gelen adamlar
"Ne hissediyorsam o..."
Andy Williams’a başlarken
"Uluslararası adını hak ediyoruz"
Olmadı ama olacak inşallah!
Caza elektronik bulaşınca
Pahalıya patlayan şaka
Sapına kadar kötü
Dünya emin ellerde
Ustaoğlu’nun bitmeyen yolculuğu
59 gösteriyor ama 70 yaşında!
İzmir’in belleğine yolculuk
Ekran seçime koşuyor
Seçim zamanı
Doğada uyanmak
Hayat atölyesi
Kilimwomen
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet