07 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Hiç 30’unda göstermiyor

Milliyet gazetesinin haftalık eki olarak 1972’de yayın hayatına başlayan Milliyet Sanat 30’uncu yaşını kutluyor

     TUBA AKYOL

     Biz onlara "Sanat’çı kızlar" diyoruz. Hemen arkamızda oturuyorlar. Telefon defterleri çok başarılı. Onlar sayesinde kültür ve sanat alemindeki herkese biz de kolayca ulaşıyoruz. Bu yüzden sık sık birilerinin numarasını istiyoruz, hemen veriyorlar. Sohbeti uzatamıyorlar, çünkü çok meşguller. Ama "Haftanın şıkları-rüküşleri" seçimine her zaman vakitleri var... Şıklık yarışında görsel yönetmen Ayla Dündar ile Yasemin Bay kapışıyor. Sonra yine işe dönülüyor. İşleri hiç bitmiyor. Çok çalışmaları lazım, çooook! Özellikle de Tuğrul Eryılmaz yayın yönetmenleri olduğundan beri...
     Ama şikayetçi değiller. Derginin editörlerinden Filiz Aygündüz "Tuğrul beyle çalışmaya başladıktan sonra 10 yıllık gazeteciliğimi temize çektim. Her gün yeni şeyler öğrenmeye elverişli bir çalışma ortamı yarattı. Yoğun çalışıyoruz ama çok keyif alıyoruz, eğleniyoruz. Bu eğlence dergiye de yansıyor" diyor.
     10 yıl önce Milliyet Sanat’ta işe başlayan diğer editör sinema yazarı Alin Taşçıyan ise "Okul bitti, diplomamı aldım ve burada çalışmaya başladım" diye anlatıyor. Ona göre "Bir sanat dergisinin 30 yılı geride bırakması dünyada bile önemli bir olay. Hele Türkiye gibi istikrarsız bir ortamda, çok çok büyük bir olay." Taşçıyan derginin 20’nci yılını AKM’de, 25’inci yılını Armada Otel’de kutlayanlardan. Bakalım bu yıl doğum günü partisi nerede yapılacak?
     Haber merkezinden Sema Aslan da Milliyet Sanat’ın 25’inci yılını hatırlıyor ama bir çalışan olarak değil: "TV’den izliyordum. Biraz da gıptayla ‘Ben de orada çalışabilir miyim?’ diye düşündüm." O şanslı anlardan biriymiş belli ki, 15 gün sonra dergide işe başlamış Aslan. Beş yıldır derginin haber merkezinde çalışan Aslı Onat da çalışmaya başlamadan önce dergiyi bir okur olarak takip edenlerden. "Burada çalışmayı çok istemiştim. Derginin ruhu bana çok uygun. Zaten dergiyle aynı gün doğmuşuz" diyor Onat.
     Yasemin Bay derginin hem haber merkezinde çalışıyor hem de foto muhabirliğini yapıyor. "Eski sayılara bakmak, bir gün bizim hazırladığımız dergilere de böyle bakılacağını düşünmek çok heyecan verici. Bazı fotoğrafçılar, ‘ünlü fotoğrafçı’ diye doğmuşlar gibi gelir bize. Eski sayılarda ‘genç fotoğrafçı İsa Çelik’ gibi cümleler görünce, bu gelişimi izleme şansı yakalıyoruz."
     Milliyet Sanat 30’uncu yaşını kutluyor ve yaşına meydan okuyor. Kuşe kağıda baskısıyla yüzünü yenileyen, 128 sayfaya çıkarak içeriğini zenginleştiren, "popüler olanla olmayan arasında ayrım yapmayarak" olgunluğunu kanıtlayan Milliyet Sanat’a nice yıllar diliyoruz.
     
"Ben olmasam çalışanların yaş ortalaması da 30 olurdu"
Milliyet Sanat dergisinin yayın yönetmeni Tuğrul Eryılmaz "Artık sona ermiş bir sergi üzerine 10 sayfalık bir yazı yayımlamıyoruz. Dergiyi ‘Biz 2 bin kişiyiz, birbirimize yeteriz’ anlayışından kurtarmaya çalıştık" diyor

Bir yılı aşkın süredir Milliyet Sanat’ın yayın yönetmenisiniz. Sizinle birlikte dergide neler değişti?
     Milliyet Sanat dergisini daha geniş bir kitlenin okuması için birtakım değişiklikler yapmaya çalıştım. Yazar kadrosu genişledi. Bitmiş bir sergi üzerine 10 sayfalık bir yazı yayımlamıyoruz. Bence sanat gazeteciliğinin diğerlerinden bir farkı yok, bunu göstermeye çalışıyorum. Bunun dışında dergi 30 yıl önce olduğu gibi yine sanatın bütün dallarını kapsıyor. En önemli fark dergiyi "Biz 2 bin kişiyiz, birbirimize yeteriz" anlayışından kurtarmaya çalışmamız oldu.
     
Milliyet Sanat’ın 30. yıl sayısındaki editör yazınızda Mehmet Yılmaz’a cesaretinden ötürü teşekkür ediyorsunuz. Nedir bu "cesaret"?
     Derginin yayın yönetmenliğine getirilmem çok gürültülü oldu tabii. Dergiyi uzun yıllardır aynı insanlar çıkarıyordu. Bana sorarsanız da bu kadar yıl emek verildikten sonra... Fakat bu şekilde gereken sıçrama bir türlü yapılamıyordu. Ben de bu sıçramayı yaptırabilecek kadar genç değilim aslında. O yüzden "cesaret" dedim.
     
     "Genç okurlarımızın sayısı arttı"
Ama gençlerle çalışıyorsunuz.
     Evet, ben olmasam dergi çalışanlarının yaş ortalaması 30 civarında olurdu. Gerçi ben eski kadroyu değiştirmedim, aynı arkadaşlarla devam ediyorum. Baktık ki gayet uyumlu çalışıyoruz, devam ettik.
     
Pek çok dergi tiraj kaybederken Milliyet Sanat her sayısında tirajını nasıl artırabiliyor?
     Hâlâ umduğumuz kadar çok satamıyoruz ama rahat rahat 10 bin civarında satılıyor dergi. Genç okur sayımız arttı. Ama şunu söylemeliyim. Biz sıfırdan bir şey yapmadık. Milliyet Sanat benim de okuduğum, saygı duyduğum, köklü bir dergiydi. Biz onun üzerine bir şeyler inşa ettik, ona rağmen bir şey yapmadık.
     
Sanatçılar kaprisli olur. Zor mu onlarla çalışmak?
     Doğru, çok sorunlular. Zor oluyor tabii. Bu yüzden de pek çok konuda alttan almak bize düşüyor. Bu şekilde birlikte çalışabiliyoruz. Çünkü biz gazeteciyiz, onlar sanatçı. Ben de kendimi sanatçı zannedip öyle tepki gösterseydim problemler çözülemezdi.
     



 CUMARTESİ


"Kürt erkeklerde cinsel patlama oldu"
Hiç 30’unda göstermiyor
Babylon’un kapıları açılıyor
İki Guns N’ Roses birden çıkıyor!
"Manik depresif olmak bana haz veriyor"
Takıda bu sezonun trendi deri ve tahta
Harlem’den gelen galeri
Ne var, ne yok?
Orhan Gencebay (Bir şarkının hatırlattıkları)
Orada her şey var mı İbo?
Çocuklarına dergi alma alışkanlığı edinemeyen yetişkinler


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet