07 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Caza elektronik bulaşınca

Rubin Steiner Dörtlüsü, Türkiye’de de piyasaya sunulan ikinci albümü "Wunderbar Drei" ile taşı gediğine koyuyor.

     Caz, tarihinde hiç bu kadar dans edilebilir olmamıştı herhalde. İç gıcıklayıcı ve adı üstünde ‘elektrikli’ enstrümanların işe bulaşmasıyla adrenalin tırmandırıcı ‘acid’e meyleden yeni caz, sonradan bilgisayar ve synth teknolojilerinin de karışmasıyla aldı başını gidiyor. Hele Fransızlar bu işi çok sevdi. "Wunderbar Drei" adlı ikinci albümüyle ciddi bir zıplama yapan Rubin Steiner Dörtlüsü de ‘önce dans’ diyenlerden ve bunu müziğe pek iyi yansıtabilenlerden. Geçenlerde İstanbul ve Bodrum’da verdikleri konserlerin repertuvarını da bu albüm oluşturdu, aynı derecede komik ve eğlenceliydi.
     Rubin Steiner, Fransa’nın Tours kasabasında serpilmiş Fred Landier’nin bir projesi. Üç beş sene öncesine kadar ‘elektronik’ ile ‘müzik’ kelimelerini yan yana düşünmek istemeyen kasaba halkının ille de gitar ve şansona yapışık beğenilerini alt üst eden Landier’nin başarısı, hassas caz kulağına ve araştırıcı - müzisyen hamuruna dayanıyor. Bir süre yerel punk (!) gruplarında ter atan Landier, asgari bölgesel ünü edindikten sonra her kaçık müzisyenin yaptığı gibi özgürlüğünü ilan ederek farklı denizlere açılmış, kendi çapında bol funky unsurları barındıran gayet dijital deneylere girişmiş. "Lo - Fi Nu Jazz Vol. 2", şimdilerde 27 yaşında olan taze Landier’nin az duyulan, duyanlarca takdir bahşedilen ama pek de satmayan ilk albümü (evet Vol.2 ama ilk). Geçenlerde Türkiye’de de piyasaya sunulan ikinci albümü "Wunderbar Drei" ile asıl taşı gediğine, mali işlerini de yoluna koyuyor. Bilgisayar yazılımlarını hatmettiği de belli. Sample ve mastering teknolojilerinin neredeyse tüm kompozisyonlara hakim olduğu albüm, klasik cazın tüm ritm ve motiflerinden azar azar beslenmiş. İstikamet sorunu yaşanıyor gibi görünse de belli ki sample tercihlerinin yardımıyla genel bir homojenlik temin edilebilmiş. Prestijli müzik dergisi Les Inrockuptibles’e verdiği demeçte, albümünün kendi müzikal kapasitesine oranla ciddi bir başarı olduğunu itiraf eden genç dijital - cazcı, tevazu gibi görünen yerinde bir tespit yapıyor. Soul, latin - caz, bossa nova, acid, cool - jazz ve hatta tango tınılarının birbiriyle sık sık yer değiştirdiği şarkılardaki ortak özellik, house ve break - beat ritmlerinin üzerine kurulmaları. Rubin Steiner Dörtlüsünde bilimum elektronik cihazları çalan Landier’nin yanı sıra, klasik müzikten caza hoplamış Benoit Louette trombonda, bir iddiaya göre Fransa’nın en iyisi Sylvestre Perruson kontrbas ve elektronik efektlerde, François Pirault da, sıkı durun, sahne sunumu, görsel tasarım, efektler ve kısa filmlerde söz sahibi.
     
     Wunderbar Drei
     Rubin Steiner
     BMG
     









 KÜLTÜR & SANAT


Belleğin mahremini resmederdi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Koşuyoruz ki ne biçim!
"Akıllar sevişir mizah olur"
Edebiyatımızın ‘diri’ doğmuş çocuğu
Sanal ortamda sanat
Bir bankanın görsel anıları
Hem yerel hem kişisel
Askeri harekat alanında natürmortlar
Anasının kızı
ISM’de sanata devam
Spielberg’den Yüksel’e tam not!
Müzikle terapi için "Silence" serisi birebir
Hiçbir yerden gelen adamlar
"Ne hissediyorsam o..."
Andy Williams’a başlarken
"Uluslararası adını hak ediyoruz"
Olmadı ama olacak inşallah!
Caza elektronik bulaşınca
Pahalıya patlayan şaka
Sapına kadar kötü
Dünya emin ellerde
Ustaoğlu’nun bitmeyen yolculuğu
59 gösteriyor ama 70 yaşında!
İzmir’in belleğine yolculuk
Ekran seçime koşuyor
Seçim zamanı
Doğada uyanmak
Hayat atölyesi
Kilimwomen
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet