
|

Futbolcu Hakan ve "12 Dev Adam"
KİM ne derse desin, adı hala "Galatasaraylı" diye anılan Hakan Şükür’ün içine düştüğü durum, tam ibret verici...
Yazılarında, konuşmalarında "Hakan Şükür"e, övmedik kelime bulamayanlar, bugün o’na demediklerini bırakmıyorlar; ellerinden gelse hem Galatasaray’da, hem Milli Takım’da attığı golleri bile silecekler, atılmamış sayacaklar.
***
ASLINDA bunun şaşılacak bir yanı da yoktur, düşmeye göresin...
Şairin dediği gibi "Hüdâ göstermesin âsâr - ı izmihlal bir yerde" yani "Allah bir yerde çöküntünün işaretlerini göstermesin..."
O zaman ne mi olur?
"Ehibba şive - i yağmada mebhut eyler âdayı"
Yani, "Dostlar, yağma sofrasında, düşmanları bile şaşırtır."
***
HAKAN Şükür’ün halinden, herkesin ders çıkarması gerek, ille de futbolcu olmak şart değil, her meslek erbabının alacağı ibret dersi var, tabii alabilirlerse...
Bugün sırtındaki kambura bakmadan Hasandağı’na oduna çıkanlar, yarın o dağdan paldır, küldür aşağı yuvarlanabileceklerini hiç unutmasınlar.
Hele hele üç, beş kuruş parayla - trilyon olsa ne yazar - adam olduklarını sananlar, ya da ellerine geçirdikleri yetkiyle, güçle her şeyi yapabileceklerini sananlar, birden cascavlak ortada kalınca akıbetlerini o zaman anlarlar.
***
HİÇ, Hakan Şükür gibi bir futbolcunun, elinde bonservisi, kapı kapı dolaşıp "Beni alın!" diye adeta yalvaracağını çok değil, beş yıl önce düşünebilir miydiniz?
Göreceksiniz, bu seçim, daha nice "Hakan’ları" silip süpürecek, keşke Bülent Akarcalı gibi, onlar da geleceği görseler de adaylıktan vazgeçebilseler.
Siz bakmayın Akarcalı’nın "3 Kasım seçiminde çok başarılı olacağına inandığım partimin, seçim çalışmalarına ilk günkü heyecanım ve azmimle katılacağım" diye esip savurmasına...
Ne yapsın yani, siz hangi cenazede "Merhumu nasıl bilirsiniz?" diye soran imama "İyi bilmezdik!" dendiğini duydunuz mu?
***
YAZIYA "Hakan Şüküröle başladık, "12 Dev Adamöla bitirelim.
"12 Dev Adam"ın başına bunlar niye geldi?..
Eğer, maçları televizyondan seyredip dinlemişseniz, öğrenmiş olmalısınız...
Biz öğrendik!!!
Dünyanın bütün basketbol hakemleri, bizim "devler"e karşı ittifak yapmışlar, hep onların aleyhine düdük çalmışlar.
Angola maçı dışında, maçları anlatanların, bir hakemi beğendiklerini duymadık.
Demek bu hakemler bizi yendirmek için, işbirliği yapmışlar, Kanadalısından Amerikalısına kadar hepsi...
***
BUNCA yıl futbol maçı seyrettik, ya da radyodan dinledik, hiçbir anlatıcının, rakip takım oyuncularından birine "katil!" diye bağırdığını duymadık, ama İbrahim’e faul yapan bir Brezilyalının sıfatı birden "katil" oluverdi, her ne kadar anlatıcı, biraz sonra gafının farkına varıp sözünü geri aldıysa da...
***
AH, ah, her şeye kendi ölçülerinde bakıp, değerlendirmemizi öyle yapabilsek.
Yenildiğimiz her maçtan sonra, yorumcular, "Bizim takım, dünyanın en iyi takımlarından biri!" demeyi hiç ihmal etmediler.
Peki o halde bizim "12 Dev Adamı" kimler yeniyordu?
Tıpkı, ringde, 10 raunt dayak yiyip, ağzı burnu kan içinde kalan boksöre, antrenörünün "Dayan, çok iyisin!" demesi üzerine, boksörün "Peki hocam ben bu kadar iyiysem, beni kim dövüyor?" diye sormasına benziyor.
h.pulur@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|