
|

Fazıl Say’lı Milliyet TIR’ı Şarkışla’da!
Eskiden vatandaş kaymakamdan su, yol, elektrik, telefon isterdi. Şimdi iş istiyor. Kaymakam da ister istemez girişimci oluyor
İzmit, Bolu, Karabük, Kastamonu, Sinop, Kars, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Bodrum, Sivas...
1 Ağustos’tan beri Türkiye kazan, ben kepçe dolaşıyorum. İlk 9 ili Milliyet TIR’ıyla turladım. Kızımla yıllık rutin 3 - 4 günlük tatil kaçamağımızı Bodrum Türkbükü’nde geçirdik. Dünkü yazımda da belirttiğim gibi Fazıl Say’ın peşinde Aşık Veysel için yollara düştük. Sivas’ı değilse de, Sivrialan’ın bağlı olduğu Şarkışla ilçesini TIR’dan kalma alışkanlıkla sınavdan geçiriverdik.
Şarkışla’ya girer girmez ilk gözünüze çarpan, her binanın tepesine kondurulmuş güneş enerjisi panelleri. Güney illerimizden birinde olsak tamam da, Sivas’ta olunca izaha muhtaç!
Şarkışla Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin sayesinde fotoğraf bir çırpıda netleşiveriyor: 70’li yılların başında Türkiye’den Avrupa’ya işçi gönderilmesi ilk gündeme geldiğinde, Ankara’da ilgili dairede Şarkışlalı biri varmış. Bu yüzden de başta Danimarka olmak üzere Almanya ve Avusturya’ya Şarkışla’dan 40 bin kişi göç etmiş. Şarkışla Avrupa’ya en fazla işçi gönderen ilçeler sıralamasında birinciymiş.
"1 ay önce gelseydiniz, buralar yabancı plakalı araçlardan geçilmiyordu" diyor Kaymakam Bey. "Sivrialan’a giderken Türkiye’dekilere hiç benzemeyen, Avrupa’da görebileceğiniz kiremit çatılı lüks villalarla karşılaşacaksınız" diye de ekliyor.
Güneş enerjisi Genelde bizimkiler kendi yaşadıkları ortamı yurtdışına taşıyıp küçük mahalleler yaratırlar. Bu kez tersi olmuş. Şarkışla’yı, hele hele Aşık Veysel’in memleketi Sivrialan’ı görseniz, Avrupa’yı Sivas’a getirdiklerine ikna olursunuz.
Anlayacağınız Aşık Veysel’in memleketi Avrupa Birliği’ne Türkiye’den önce girmiş. Damların tepesindeki güneş enerjisi panelleri de zaten o bilincin bir parçası. Elini havaya kaldırıp parmaklarıyla puro emreden ve emri derhal yerine getirilen Antalya Belediye Başkanı Bekir Kumbul, Türkiye’nin AB’ye neden giremeyeceğini gösteren zihniyetin sembolüyse, paran olsa bile en ekonomik, üstelik de en çevreci çözümü üretmek de (tüm AB’yi bilemem ama) en azından Almanya’daki temel zihniyet.
Almancının parası Milliyet TIR’ıyla turladığım 9 ilde de işsizliğin inanılmaz boyutlarını gördüğümde, "İyi ki Almancılarımız var, onların gönderdikleri paralar, insanlarımızın aç - açık kalmasını bir miktar önlüyor" diye düşünüyordum. Şarkışla Kaymakamı Bilgin, üzerinde düşünmeye değer bambaşka bir bakış açısı koydu önüme: "Avrupa’daki Şarkışlalılar da buradaki yakınlarına para gönderdiği için vatandaşımız ‘Nasıl olsa para geliyor’ diye kendini sıkıya sokmuyor. Bu yüzden de girişimcilik gelişmiyor. Kendileri de buraya yatırım yapmıyorlar. Lüks - şık villalar yapıyorlar, ama biz binayı yatırım kabul etmiyoruz."
Girişimci kaymakam Şarkışla Kaymakamı Bilgin yöredeki 500 aileden süt toplayarak Konya’daki bir firmaya gönderdiklerini ve böylelikle vatandaşın geçim sıkıntısını hafifletmeye çalıştıklarını anlatıyor. Gerçi sütün kilosu ancak 300 bin liradan, sudan ucuz gidiyor, ama geçen yıl bu yolla 10 trilyonluk süt satmaları da hiç fena değil.
Kaymakam Bey’in, Şarkışla halkı için ne tür yeni iş imkanları yaratılabileceğine kafa yorduğunu görünce "İdari amirler artık girişimci de mi oldu?" diye sormadan edemiyoruz. Yanıtı: "Vatandaşın talepleri zaman içinde değişti. Eskiden su, yol, kanalizasyon, elektrik, telefon isterlerdi. O isteklerin çoğu gerçekleşti. Şimdi iş istiyorlar!"
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|