
|


Mamma'dan Nonna'ya
Anneleri normal oğullar gidip tuhaf kızlarla evlenir. Ama bizimkiler... Çılgın ve tehlikeli kadınlar konusunda bizim tarafımızdan iyice aşılanmışlardır
PARİS
Cara Donatella,
Biliyorsun bu yaz İstanbul'daki ilk etkinliğim, senin oğlanın düğününe katılmak, daha doğrusu yetişmek oldu. Zaman ne kadar çabuk geçiyor değil mi? Bugün dünyanın en seksi "kaynana"sı sen, yarın dünyanın en seksi "babaannesi" olmaya adaysın. Haydi kaynanalık neyse ne, ama ikinci unvanı pek de gönülden taşımayacağına eminim. Oysa metin ol, kendini hazırla, senin gelinde o güzellik, oğlanda da tabii ki senden aldığı baştan çıkarıcı "latin lover"lık varken, bu iş pek gecikmeyecek gibi görünüyor.
Sen kırmızı elbisen içinde çiçekten çiçeğe uçan bir kelebek gibi davetliden davetliye koştuğun o düğünde benim kırdığım potları fark etmedin. Allah'tan bizim oğlanlar, senin benim gibi annelerin zırtapozluğuna alışık, doğuştan mütevekkil (İtalyancası, kaderine razı demektir...) çocuklar; sevgili Batuhan bir tatlı kaçıkla uğraşır gibi idare etti beni. Sanırım Elif ile Batuhan'ın nikahı sırasında zırıl zırıl ağlarken benim lensler buğulanmıştı, önce Batuhan'ı kutluyorum diye kendisine çok benzeyen bir arkadaşına sarılıp öpücüklere boğdum. Feryal bir, Işıl öteki kolumdan, Viki de belimden çekerek çocukcağızı "O Batuhan değil!" çığlıklarıyla elimden zor kurtardılar ve gerçek damada doğru yönelttiler.
Sahici ve hakiki Batuhan da öpücüklerimden nasibini aldıktan sonra sıra gelinimiz Elif'i kutlamaya geldi tabii. Bu kez Batuhan'ın yanındaki uzun boylu bir esmer güzeline Elif diye sarıldım. Kızcağız kendisine en yakın arkadaşının çiçeği burnundaki kocasıyla aynı yastığı ömür boyu paylaşmayı dilememe hiçbir anlam verememiştir, eminim! Ama senin oğlan durumu anlamıştı, kulağıma eğilip usulca "O Elif değil!" dedi ve usulca sahici ve hakiki geline götürdü. Umarım hiç olmazsa gelinimizin haberi olmamıştır, en yakın arkadaşıyla taze kocası arasında çöpçatanlık yapma girişimimden.
Neyse. Ben böyleyim işte. Geçen yıl havaalanında Paris uçağını beklerken, hiç ilgisiz bir adama da "Feridun!" diye sarılmıştım. Adamcağız "Ben Feridun değilim!" dedikçe "Feridun'sun, Feridun'sun!" diye de ısrar ediyordum. Sonunda Feridun olmadığını kabullendiğim adamla zaman zaman e - postalaşıyoruz artık. Doktormuş. Hala kendine gelemedi ciddi bir yazar olarak tanıdığı benden gördüğü (aşırı samimi) ilgiden!
İtiraf etmeliyim ki, yanılgı kurbanı centilmen doktor tarafımdan kucaklanınca, yalnızca "Ben Feridun değilim" demekle yetinmemiş, "Ama devam edebilirsiniz, sizin tarafınızdan öpülmek çok hoş!" diye de eklemişti.
İşte böylesi sözler senin başına gelip benim kapıyı tıklatan kaynanalık ve babaannelik opsiyonlarına karşı müthiş hoşuma gidiyor, Donatella. Roma tanrıları gibi yakışıklı (İtalyan) sevgililerimizin bildiğini dostlarımızdan niye saklayalım, ikimiz de cam gibi kadınlarız! Zaman üstümüzden yağmur gibi akıp gidiyor ve iz bırakmıyor. Daha çok sağanak eskitiriz biz! Yalnız sağanak mı? Ne tufanlar, ne boralar geçirdik, ırgalandık ama devrilmedik, değil mi Donatella?
İşte büyüdü öksüzlerimiz. Üstelik, kendilerini delicesine seven sıra dışı annelerinin taşkınlığına inat, sakin ve bilge adamlar oldular. Örneğin Batuhan gitti senin tam karşıtın, aklı başında bir esmer güzeliyle evlendi. Benimki henüz evlenmeye niyetli değil ama hayalinde bana hiç benzemeyen bir uyuyan güzel var, biliyorum.
Ve demek ki, onları erkekçe yetiştirmeyi başarmakla kalmayıp bizim gibi belalardan sakınmalarını sağladık, Donatella. Bundan daha güzel bir armağan olur mu?
Çevrene şöyle bir bak: Anneleri normal oğullar, gider olmadık kızlarla evlenir, ana kucağında görmedikleri deliliği ömür boyu çekerler.
Ama bizimkiler... Tehlikeli ve çılgın kadınlara karşı tarafımızdan aşılanmıştır, kendi evlerinde ömür boyu rahat ederler!
Kaynanalığın tadını çıkar, çok tatlı bir "nonna" olacağına eminim Donatella!
Yazara e-mail
PAZAR


"Bu kararı ‘Değiş Tonton’ deyip almadık, tabii ki gerginlik oldu"
"Q kızları Türk gençliğini temsil ediyor"
Bu kitabı yazmaya 11 Eylül’de başladı
"Mumya Firarda" Hollywood’da
Beyoğlu denizle öpüşüyor
Çizgi film klasiği geri dönüyor
"Başarılıyım dediğin anda düşüşe geçersin"
En moda deri
Biranın aile ağacı
Haz nesneleri
Afrika sirklerinden Bodrum lokantasına
Mamma'dan Nonna'ya
Osmanlı tarihinde harem üzerine
Duygu cahili
İstanbul ünlüleri Adapazarlı falcı Mazlum’un kapısında kuyrukta
Evet, uzun metin sevenlerdenim
Küçük Temel’den öğrenci fıkraları
Biz çıkalım kerevetine
SAYFA BAŞI

|
|

|