10 Eylül 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Milli Takım Sakarya’ya !

     Mete sağdan giriyor, ara pasında Müjdat kontrol edip, savunmanın arkasına sarkıtıyor topu, Doğan Seyfi gelişine vuruyor gol. Türkiye 4 - Slovakya 0.
     Böyle bir gol olmadı. Olabilirdi. Kader izin vermedi. Ya da trafik canavarı mı demeli ? Hatırlarsınız, Samsunsporlu Mete ve Müjdat umut vaat eden genç ve milli futbolculardı. Bugün ikisi de A Milli Takım’da olabilirlerdi. İki ayrı trafik kazasında hayatlarını kaybettiler. Doğan Seyfi’nin hazin sonu ise henüz hafızamızda taze. Yeni Hakan Şükür olacaktı. Bence daha da iyi... Ama o da kadere teslim oldu.
     Acı bizde bitmez. Kağıt evler gibi üst üste yığdığımız tuğlalardan binalar, Sakarya’daki yer sarsıntısıyla yerle bir olduğunda ve sayısını hala bilmediğimiz kadar çok insan kaybettiğimizde de, acı vardı. Bugün hala Sakarya’yı yeniden var edemedik. Acı hala var. Biz kader diyoruz, ama öyle değil. 1940’da oluşturulmuş demiryolu hatlarının üzerine bir kalas, bir çelik koymayıp, kendimizi, Avrupa’nın en kötü yollarına, en eğitimsiz şoförlerine, tehlikeye sıkıntıya, karayoluna bağımlı kıldığımızda da benzer değil mi söylediklerimiz? Suçlu biz değiliz, ya kahpe kader ya da kim olduğu bilinmeyen o canavar.
     Bu "kadere" çözüm bulamayacağımız aşikar. Sakaryaspor ilk kurban değil, son da olmayacak maalesef, açın üçüncü sayfayı bakın, belki bir futbol takımı değil ama yeni "kader/canavar" kurbanlarını göreceksiniz.
     Buna futbol camiasının ve bizim bu sayfalarda çözüm bulmamız mümkün değil. Ama yaraları sarma ve Sakarya’yı yeniden bir futbol şehri yapmakta önümüzde fırsatlar var. Milli Takım’ın, kulüp aidiyetinin, milli aidiyetin önüne geçtiği İstanbul’da artık maç yapmaması gerektiği Cumartesi gecesi bütün açıklığıyla birkez daha ortaya çıktı. Bu Ali Sami Yen’le ilişkili bir durum değil. Fenerbahçe Stadı’nda da, İnönü’de de milli takım başrole çıkamıyor.
     Milli Takım, Anadolu’ya gitmeli. Ama gidecek, üst düzey futbola, Dünya üçüncüsüne yakışır bir stadımız maalesef yok. Yapılmalı. Zaten Türk futbolunun doğru düzgün bir ulusal merkeze de ihtiyacı var. Bu Sakarya’da yapılmalı. Yanında bir de stat. Hem Türk futbolunun anadamarlarından biri olan Sakarya’yı diriltecek, hem de milli takıma yaraşacak bir büyük tesis. Öyle Olimpiyat Stadı türü devasa bir yapıya gerek yok. 35 bin kişilik prefabrik bir modern yapı. Bunun örneklerini Güney Kore’de gördük. Federasyonun parası var. En azından olmalı. Bu kadar sponsor desteği, naklen yayınlardan alınan pay yeter de artar bile.
     Milli Takım’ın bir stada ve tesise ihtiyacı var. En az onun kadar ekonomisini hareketlendirecek bir şeyler arayan Sakarya’nın da. Ve en az bunlar kadar da Türk futbolunun Sakarya kaynağına. ihtiyaç büyük, yara dikiş bekliyor. Vakit çalışma vakti. Durmamalı...
     



 SPOR


TEHDİT: ‘İspiyonculara forma yok’
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa'dan futbol
ÖZÜR DİLERİZ
2. LİG
Filede kuralar çekildi
Tarkan’a aman bir care
Sistemin golcüsü
Derbi oynanmalı
AH BİR ATSAM!
SAKARYA AYAKTA
KÜFÜRE YENİ FORMÜL
Eski tüfek patladı!
Hasan Şaş’tan Ada’ya gözdağı
Kırşehir’de ses yok: 0-0
Haber turu
Milli Takım Sakarya’ya !
Takım olduk


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet