12 Eylül 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Politikacılar bindikleri dalı kestiler!

     Eğer, dört kişi siyasetin, yönetimin üzerinden elini çekerse Türkiye’ye o zaman huzur gelir. Bir tarafta liderler sultası, diğer tarafta hortumlamalar! Ben senin suçunu görmeyeceğim, sen de benim suçumu görme pazarlıkları! Yok öyle şey! Ben artık umutlu değilim, bu ortamda seçim yapılırsa, bir yıl sonra bir başka seçime gideriz!"
     Kim söylüyor bunları? Türk Parlamenterler Birliği Başkanı eski milletvekili Zeki Çeliker, Haber Türk’te özetle konuşuyor.
     Başkan’ın bu söylediklerinin, hele ilk şartı olan siyasetten ve yönetimden dört kişinin (5 - 6 da olabilir) ellerini çekmelerini veya kenara çekilmelerini zaten büyük çoğunluk arzuluyor! Hortumcular ile pazarlıkçılar ise gözlerimizin önünde!
     Bu tükenmişliğin, halkı umutsuz hale getirmenin sorumluları yine aynı kişiler yani liderler değil mi? Deneyimli bir siyasetçi olan Çeliker daha sonra "böyle alelacele, yasaları, gerekli yasaları çıkarmadan seçime gitmemeliydiler, nisan ayına bırakmalıydılar ama madem kararı aldılar herkesi ayağa kaldırdılar artık seçim yapılmalıdır" diye ekliyor.
     
     Parçalanmış siyasi kadrolar!
     Ben de diyorum ki, bindikleri dalı ne de güzel ve büyük beceriyle kestiler, bir başka dala tutundular gibi ama yine de boşlukta sallanıyorlar! Koskoca siyasi kadrolar ne yaptıklarını, halkın ne halde olduğunu görmediler mi? Böylesine dağınıklığın, parçalanmışlığın, çok başlılığın sonunda hiçbirinin ülkeyi temsil edebilecek orana, sayıya ulaşamayacağı belli değil miydi? İşte görüyorsunuz seçim anketlerini.
     Son iki seçimin öncesi "siyasi partiler yasasını değiştireceğiz, seçim yasasını değiştireceğiz, milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldıracağız" diye söz vermemişler miydi? İsteseler iki günde çıkardı bu yasalar. Gerçekten pek çok yararlı yasaları ülkeye kazandırdılar ama nedense kendileriyle ve partileriyle ilgili olanlara son güne kadar el sürmediler! Korkunun ecele faydası yok, şimdi ise ufukta görülenin telaşı içindeler!
     
     Ömür boyu genel başkanlık
     Kendisini seçecek olanları genel başkan seçiyor! İl, ilçe örgütlerini, delegeleri; eğer onları beğenmezse, eğer onlar rakiplerinin adamlarıysa, merkez hepsini silip süpürebiliyor!
     İktidarı, genel başkanlığı bir kez ele geçireni bir daha koltuğundan koparmak mümkün değil. Böyle demokrasi mi olur?
     Büyük kongreye diyelim 1200 delege katıldı. Bunlardan 601 tanesinin gönlünü kazandınız mı, genel başkansınız neredeyse ömür boyu! Bir iki rakip isim çıkarsa, 400 - 500 oyla da genel başkanlığı götürebilirsiniz!!! (Belki de başbakanlığı!) Geçen son seçimlerin öncesi birkaç kez yazdım bu tersliği! Yani dedim adam başına 1 milyardan 500 - 600 milyara bu makamı ele geçirebilmek mümkün! Pek çok mektup, faks gelmişti, telefon gelmişti, demişlerdi ki, "Ne 1 milyarı, Ankara’da lüks bir otelde akşam yemeğine ileride bir ek görev vaadine gidiyor bu iş!"
     ***
     3 Kasım seçimleri yapılır mı, nisana mı kalır bilemiyorum. Şu karmakarışık iç sorunlarımızla uğraşırken, sınırlarımızın ötesinde sımsıcak olaylar gelişiyor! Irak’ta savaş olursa bu bizi önemli şekilde etkiler!
     Seçimler kasımda da yapılsa, nisana da sarksa halkımız yeni yüzlerde yeni umutlar arıyor. Parçalanmış sol, parçalanmış sağ yıllar süren ayrılıktan belki de bu depremden sonra bir araya gelebilir. Bu da tesellisi...
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Senaryolar...

Çetin ALTAN
Kriz mıriz, hiiiç enseyi karartmayın...

Melih AŞIK
Metin Oktay...

Fikret BİLA
Son umut küsler...

Hasan CEMAL
Dünyamızın değiştiği gün mü 11 Eylül?

Yılmaz ÇETİNER
Politikacılar bindikleri dalı kestiler!

Güneri CIVAOĞLU
‘Vaha’ ve ‘Serap’

Can DÜNDAR
"Eylül darbesinden, ABD ne ölçüde sorumludur?"

Hurşit GÜNEŞ
Seçimler neden ertelenmesin

Sami KOHEN
11 Eylül Türkiye’yi nasıl etkiledi?

Mehmet Y. YILMAZ
Kahire’de bir kadın, erkekler tuvaletine gitti

Meliha OKUR
Öngörülebilir piyasa

Hasan PULUR
Fuarın kapısına halıyı kim serdi?

Derya SAZAK
CHP politbürosu Meclis’te

Meral TAMER
Ey milletvekili, birinci vazifen...

Güngör URAS
Mihneti zevk eyledik

Serpil YILMAZ
Mustafa Süzer Derviş’in kâbusu gibi

M. Ali BİRAND
Siyasiler açıkça intihar ediyor

© 2002 Milliyet