14 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Washington’da Irak’la Türkiye
ABD, Saddam’ı devirmek için Türkiye’den neler istiyor?

     WASHINGTON

     Başkan Bush’un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda perşembe günü yaptığı konuşmadan sonra bir kez daha anlaşıldı:
     (1) Ya Birleşmiş Milletler gereğini yapacak ve Saddam Hüseyin’in bir daha herhangi bir oyalamasına imkân tanımadan silah denetimlerine kayıtsız şartsız boyun eğmesini sağlayacak.
     (2) Ya da Amerika vuracak!
     Bu ikinci şık ağır basıyor.
     Washington’da kimsenin pek kuşkusu yok. Yani Amerika’nın Saddam’ı devirmek için Irak’ı vuracağı genel ve kesin bir beklenti. Çünkü, bu saatten sonra Birleşmiş Milletler’den işe dokunur bir şey çıkmayacağına, bir karar çıksa bile artık uygulama şansının fazla olmayacağına inanılıyor.
     Amerikan yönetiminin nabzını tutabilen bir kaynakla önceki gün sohbet ederken, "Başkan Bush, BM konuşmasında çıtayı çok yükseğe koydu; artık bundan geri dönüş olmaz" dedi.
     ABD vuracak ama ne zaman?
     Yanıtlardan biri:
     "Türkiye’de seçim var. Sonra yine kasım ayında Amerikan Kongre seçimleri geliyor. Arkasından İslam dünyasında Ramazan. Noel ve yeni yıl derken ocak ayı gelir. 2003’ün ilk üç ayında bu iş mutlaka olur."
     Hem New York hem Washington’da yaptığım sohbetler de savaş çarkının ağır ağır dönmeye başladığına işaret ediyordu. Dikkat çekilen bazı sinyaller vardı.
     Örneğin son zamanlarda Amerikan ve İngiliz savaş uçaklarının özellikle Güney Irak’taki bazı hedefleri yoğun olarak vurmaları... Amerikan özel kuvvetlerinin Ürdün’den Irak’a sızmaya başladıkları... Üç Amerikan nakliye firmasıyla Pentagon’un bu yakınlarda imzaladığı tank, zırhlı araç taşımasıyla ilgili büyük kontratlar...
     Amerika’nın neye ihtiyacı var?
     Deniyor ki:
     200 bin asker...
     1000 savaş uçağı...
     Ve bu kadar askeri, bu kadar savaş uçağını bölgede yeterli süre tutabilmek için de çevre ülkelerde üslere ihtiyacı var Amerika’nın...
     İşte bu noktaya gelince Türkiye’nin ismi derhal kulaklara çalınıyor.
     
     ABD, Türkiye’den ne ister?
     New York ve Washington’da Türk ve Amerikan kaynaklarıyla yaptığım sohbetlerden çıkan özet şöyle:
     (1) ABD, Saddam Hüseyin operasyonunda Türkiye’yi yanında görmek istiyor. Ve yanında göreceği konusunda herhangi bir kuşkusu yok.
     (2) Ne demek yanında görmek.
     Türkiye’nin tankıyla, topuyla, askeriyle kendi yanında savaşa girmesini mi bekliyor Amerika? Bunu çok fazla aklından geçirdiğini sanmıyorum. Çünkü, Türkiye’nin buna yanaşmayacağını bilecek kadar Türkiye tecrübesi var Amerika’nın...
     (3) Amerika, başta Adana’daki İncirlik Üssü olmak üzere Türkiye’deki üsleri kullanmak istiyor. İncirlik konusunda herhangi bir kuşkusu yok. Ama yalnız İncirlik’in yeterli olmayacağı, Diyarbakır dahil Güneydoğu’daki başka üslerin kullanımının da gündeme gelebileceği belirtiliyor.
     (4) Amerika, kuzeyden Irak’a asker sokmak isteyecek mi? Bu ihtimal kesin var. Ve bu ihtimal kapıyı çalarsa, o zaman Amerikan kara kuvvetlerinin Kuzey Irak’a Türkiye’den girmesi gündeme gelecek.
     Türkiye buna ne der? İzin verir mi?
     Karşılığı Washington’da merak edilen bir konu...
     (5) Amerika’nın Saddam’a karşı Irak Kürtlerini, Talabani’yle Barzani’yi silahlandırmak istediği malum. Ama buna önce Türkiye’nin yeşil ışık yakması lazım. Bu nedenle, Amerika’nın Kürtleri silahlandırma talebi gündemin çok hassas ve Türkiye’nin sıcak bakmadığı konulardan biri...
     (6) Kerkük ne olacak?
     Kim kontrol edecek?
     Amerika’nın Türkiye’yle ilgili olarak merak ettiği konuların başında geliyor bu. Türkiye, Kerkük’le petrol kaynaklarının Irak Kürtlerinin denetimine girmesine kesin karşı...
     (7) Irak’ta federasyon konusu...
     Saddam devrilirse, yani Saddam sonrası Irak’ta bir federasyon kurulursa... Hele Barzani’nin bastırdığı gibi Irak Kürt Federe Devleti’nin başkenti Kerkük olursa, Türkiye ne der? Türkiye’nin Irak’ta bir federasyona sıcak bakmadığını bu modelin, Irak’ı bölünmeye götürecek bir ilk adım olduğunu Ankara öteden beri belirtiyor.
     (8) Washington’dan Ankara’ya yapılan telkinlerden biri şöyle:
     "Türkiye’nin duyarlıklarını biliyoruz. Onlara özen gösteriyoruz. Ancak Saddam’ı devirmekte kararlıyız. Bu işi tek başımıza da kalsak yapacağız. Eğer Saddam sonrasında söz sahibi olmak istiyorsanız, masada yer istiyorsanız, bize el verin! Bizi yalnız bırakmayın."
     Telkinlerin özeti bu.
     (9) Amerika’nın yukarıda özetlemeye çalıştığım istekleri henüz Ankara’ya resmen yapmış olduğuna dair bir işaret yok. Ama taraflar özellikle Washington’la Ankara arasındaki geleneksel Pentagon - Genelkurmay kanalı durumun ne olduğunu gayet iyi biliyorlar.
     Ama bugün için kapalı kapılar arkasında bir pazarlığın devam ettiği sır değil. Washington havasını bilen güvenilir bir kaynak, "Herkes pazarlıkta. Örneğin Rusya da öyle, fiyatı yüksek tutmaya çalışıyor, Amerika’nın elini Irak’ta serbest bırakmak için... Türkiye’nin de elindeki pazarlık kartları elbette iyi" dedi.
     Washington yazıları devam edecek.
     Tayyip Erdoğan hakkında nasıl bir hava esiyor? Derviş’li CHP ile ilgili düşünceler... Türkiye’de seçimler...
     İlginç konular değil mi?
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Yönetemeyen demokrasi

Çetin ALTAN
Dalida’nın ünlü şarkısı, "Palavra, palavra, palavra"...

Melih AŞIK
Eylül dersleri...

Fikret BİLA
Çiller’den küskünlere ret

Hasan CEMAL
ABD, Saddam’ı devirmek için Türkiye’den neler istiyor?

Güneri CIVAOĞLU
Dalgakıran

Can DÜNDAR
Biz de küsüz... ...hem de epeydir...!

Abbas GÜÇLÜ
ÖSYM diktatörlüğü can yakıyor (4)

Sami KOHEN
Denktaş bir adım daha attı, ama...

Mehmet Y. YILMAZ
Tolstoy, kadınları yazdığı kadar iyi tanırdı!

Meliha OKUR
Manipülasyon gerçeği

Hasan PULUR
Şair sözü elbet yalandır...

Derya SAZAK
Fesih kozu ve liderler

Meral TAMER
Bir de küskün seçmen var

Güngör URAS
16 Eylül önemli bir gün

M. Ali BİRAND
Doğuanadolu'nun çığlığını duydunuz mu?

© 2002 Milliyet