16 Eylül 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Desen desen yumurta

Ressam Emel Şerbetçi, Güney Afrika gezisi sırasında renk renk, desen desen devekuşu yumurtalarını görür görmez kararını vermiş. Şerbetçi bugün kendi atölyesinde devekuşu yumurtalarını masa üstü süsüne, apliğe, sarkaca, ayaklı aydınlatma aksesuvarına dönüştürüyor.

     NURETTİN İĞCİ

     Devekuşu oldukça ilginç bir hayvan. Üç kapağı bulunan keskin gözleri 360 derecelik görüş açısına sahip. Bu her yanı gören gözler sayesinde bir tehlike olduğunu fark edince halk arasında bilindiği gibi başını kuma gömmüyor; onu bacaklarının arasına ya da göğsünün altına sokup dizlerini sıkarak oturuyor. Böylece bir kaya parçası görünümü alıp çevreye uyum sağlayarak, hayatta kalmayı başarıyor.
     Etinden, derisinden, tüylerinden ve yağından yararlanılan devekuşunun yumurtlama dönemi başlangıcında elde edilen yumurtaları, genelde dölsüz olduğu için yemeklik olarak değerlendiriliyor. 18 - 24 aylıkken yumurtlamaya başlayan devekuşu, beş - altı yaşlarına doğru iyi bakım, beslenme ve uygun çevre koşullarında 40 ile 80 arasında yumurta verebiliyor.
     Ortalama 1.5 kilo ağırlığında olan devekuşu yumurtası, 24 adet tavuk yumurtasına eşdeğer. Bu yumurtaların dölsüz ya da damızlık dışı olanlarının bazıları, temizlik amacıyla kolayca ulaşılamayan büyük camilerin ve tarihi yapıtların tavanlarına, örümceklerin yuva yapmasını önlemek için asılıyor. Bazıları da gözleri okşayan rengarenk birer sanat yapıtına dönüşüyor.
     Ressam Emel Şerbetçi, Güney Afrika gezisi sırasında renk renk, desen desen yumurtaları görür görmez kararını vermiş. Bu konuda hemen bilgi edinmeye başlamış. Kitapları yutarcasına okumuş. Sonra da yumurtaların devekuşlarının bile tanıyamayacağı bir hal aldığı atölyelere giderek, teknik bilgi almış. Yurda döner dönmez de uygulamaya geçmiş. Deneme yanılma yöntemi ile çalışmalarını sürdürmüş. Biri kırıldı, öteki patladı derken olumlu sonuca ulaşmış ve arkası gelmiş. Bir yıllık deneme çalışmaları sonucunda atölye kurularak üretime geçilmiş.
     Normalde 170 kilo ağırlığı kaldırabilen, delinince ve işlendikçe hassaslaşan yumurtalar, delinerek, kazılarak ya da boyanarak masa üstü süsüne, apliğe, sarkaca, ayaklı aydınlatma aksesuvarına dönüştürülüyor. Yedi kişinin görev yaptığı atölyede üretilen desenlerin sayısı yüzü aşmış bulunuyor. Bunların içinde özgün olanlar bulunduğu gibi esinlenerek oluşturulmuş olanlar da var.
     Ağırlık minyatürlerde
     Çalışmalarda minyatürlere ağırlık verilmiş durumda. Daha çok el yazması kitaplarda, ışık, gölge, boyut verilmeden metni açıklamak, konu ile ayrıntılarını betimlemek için çizilen minyatürler, yumurtalar aracılığıyla da çeşitli ülkelerdeki insanların beğenisine sunuluyor.
     Minyatürler genellikle masa süsü olarak kullanılacak yumurtalara uygulanırken, aplikler ışığı geçirmesi, fırça darbelerini gözler önüne sermesi için gümüşçülükteki teknikle oyuluyor.
     Minyatürler dışındaki desenlerden birkaç örnek vermek gerekirse, kuş, fil, ördek gibi hayvan figürleri, Nasrettin Hoca, çiçekler, çeşitli doğa görüntüleri sayılabilir.
     Boşalan yumurtalarda oluşan kötü kokular, Güney Afrika’da uygulanan yöntemle gideriliyor. Sonra boyut, gözenek, renk ve kalınlık yapısı dikkate alınarak, ondan hangi ürün yapımında yararlanılacağına karar veriliyor. Verilen bu karara göre de bazıları deliniyor, bazıları kazılıyor ya da boyanıyor. Bir bölümüne ise kara kalem çalışması uygulanıyor.
     Çalışmalarda en büyük sorun yumurtaların kırılması. Bu nedenle kesme ve şekil vermede kuyumcular ile dişçilerin kullandıkları aletlerden yararlanılıyor.
     Onlarca yumurtanın bulunduğu atölyede yoğun bir çalışma söz konusu. Komşumuz Yunanistan ve İsveç’ten gelen siparişlerin bir an önce karşılanmasına çalışılıyor. Bu ülkelerin sayısı arttıkça, aralanan yeni bir döviz kapısı giderek açılacak.
     
     Bilgi için: 0212 697 62 12 - 697 62 13
     Emel Collection


 KÜLTÜR & SANAT


İnsanlık tarihine acılı gönderme
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
O bir dünya insanı
"Ben bir İstanbul yazarıyım!"
Amerika demek...
"Ne dedikleri beni ilgilendirmiyor"
Başarının yolu korla döşeli
Hip - hop çocuk kitabı raflarında
‘Gerçek’, Cioran’a dokunurdu
Çay poşetlerinden enstalasyonlar
Desen desen yumurta
Seramikçiler Ege kültürüyle iç içe
Resim, mitoloji ve müzik
Turunç’ta bir sanat cenneti
Foto - muhabirliğinin 43 yılı
"Yeni şeyler söylemek lazım!"
"Yolculuk yola çıktı"
Sadece 25 yaşında!
Kaçıklar blues patlatırsa!
Şansı bol olsun!
Devleşen örümcekler
Kutsal aile sen çok yaşa
Fazla (mı) yakışıklı(?)
Hititler geri geldi!
Şile feneri de büyülendi
Üzerinden kar kalkmayan kasaba
Faydalı bir hafta daha!
Hayat atölyesi
Beyoğlu’ndan Taksim’e akan ırmak
Yeni yayınlar
Verimli, keyifli inziva


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet