16 Eylül 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Üzerinden kar kalkmayan kasaba

Nefesler çoktan tutuldu. Çıtır çerez gibisinden elzem aksesuvarlar çoktan sotalandı. Ortak izleme alanları ayarlandı. Çünkü onlar - ölmezse olmaz Kenny, kusmuk Stan, yahudi Kyle ve tabii ki dünya şişmanı, kötülükleri prensi, adi şahsiyet Chartman. - geliyor...

     ZEYNEP SIRMA

     Sonunda!
     Evet, sonunda!
     13 Eylül’de, yani bundan tam 8 gün (dile kolay 480 saat, 28800 dakika, bilmemkaç saniye sonra!) günün en kral saatinde, yani 24.00’de üzerinden kar kalkmayan South Park’ımıza kavuşacağız. Yine de seviniyor ve affediyoruz, CNBC - e’yi. Amme hizmeti olsun diye de, South Park’ı izlemeyenler (ihtimal vermiyoruz ya, ama insanlık hali, olabilir yani) ya da hafızası zayıf birtakım arkadaşlar (inanılır gibi değil ama vardır böyle ayran gönüllüler. Ayıla bayıla izler, ondan sonra da ikinci zap’ta unutuverirler gördükleri her bir şeyi!) için kahramanlarımızı, başlarından geçen belli başlı hadiseleri şöyle bir hatırlatıyoruz.
     
     KİM KİMDİR?
     1997’de Matt Stone ve Trey Parker adlı iki genç tarafından düşük bütçeli olarak hazırlanan "South Park", hem Amerikan hayat tarzıyla hem de yerleşik değerlerle en sıkı dalga geçen dizi olarak değerlendiriliyor ve dünyanın dört bir yanında izleniyor.
     
     SOUTH PARK: Diziye adını veren Amerikan kasabası. Adındaki güney vurgusuna kanıp, günlük güneşlik bir yer zannederseniz, yanılırsınız. Tam aksine, İngiltere’nin üzerinde nasıl güneş batmıyorsa, buradan da kar kalkmıyor. İklim dolayısıyla kayak ve kızak olayıyla fazla haşır neşirler. Her dakika kayıyorlar, anlayacağınız. Bir de, yetişkin nüfustan çok veletleriyle meşhurlar. Öyle ki, bir bölümde, iktidarı veletlere kaptırıp, az mezalime uğramadılar, canlarına bir güzel okundu, filan.
     KENNY McCORMIK: Kendisi Lazarus’u (İsa’nın ölüyken dirilttiği insan) sollayan bir şahsiyet. Bu yanıyla hem bahtsız hem ballı. Bahtsız: Çünkü hababam ölüyor. Ballı: Çünkü hababam diriliyor. Turuncu gocuğuyla tanınır. Ağzının içinde konuşur. Ne söylediği anlaşılmaz. Genel kanı ağzını her açışında küfür ettiği yolunda. Ama pek kesin değil.
     STAN MARSH: Aşık olduğunda kusması dışında sakin bir arkadaş. Wendy Testaburger adlı bir kız arkadaşı, Sparky adlı da gay bir köpeği var ve Britney Spears dinleyen kıl bir ablası (Shelley); gerçek hayatta hem bu hatunu dinliyor diye pek sevilmiyor, hem de diş teli takıyor diye bayağı aşağılanıyor.
     KYLE BROFLOVSKI: Çetenin Yahudi ve kafası çalışan elemanı. Aynı zamanda Stan’ın "Aman Tanrım, Kenny’i öldürdüler" demesini sabırla bekleyen, ancak ondan sonra devreye girip, arkadaşlarını "You bastards!" diye kınayan şahsiyet. (Sadece tek bir gün, - o gün de Stan ile birlikte yanlışlıkla Kenny’i öldürdükleri gündü - olayın içine kendini katıp, "We bastards" diye bağırdı.) Fil besliyor. Kankası Stan dışında bir ikinci kankası var. O da güneşe çıkınca kuruyan, o yüzden sadece geceleri ortalarda gözüken (vampir tribi bir yerde) Noel boku Mr. Hanky.
     ERIC CHARTMAN: Seinfeld’in postacısı Norman Newman’ın çizgi versiyonu diyeceğimiz tip. Hatta onu bile aşmış... Agresif şişman olduğu için genelde alay konusu, ama adilikte, satışta ve obezitede Newman’ı solladığı gibi, ondan kat be kat daha marifetli. Mesela poposundan sigara değil Disneyland’i bile çıkartabiliyor. Kitty adlı bir kedisi, Fluffy adlı bir de domuzu var. Yıllarca babasını arayıp durdu. Sonunda annesinin hermafrodit olduğunu (dolayısıyla aynı zamanda babası da olduğunu) öğrenip rahata kavuştu. Böylece, kötülükler prensi olmaktan vazgeçti, diyemiyoruz. Çünkü olmadı.
     
YAN TİPLER:
     MR GARRISON: Başta azılı bir homofobikken günün birinde kitap yazmaya koyulan (ve kitapta üç - beş milyon kere penis deyince) gerçeği anlayıp, dağlara taşlara eşcinselliğini haykıran ve veletlerin yakasından düşen öğretmen.
     PIP: İşkence - çocuk. Şamar oğlanı. Bahtsız çocuk diğerlerinden hep dayak yiyor.
     IKE: Kyle’ın tekme (pardon) üvey kardeşi. Ağabey tarafından boyuna tekmeleniyor ama bir yandan da çok seviliyor. Bu arada Kanadalı olduğu için çöp tenekesiyle karıştırılıyor sık sık.
     STARVIN’ MARVIN: Beş dolar bağış yapana saat vereceğiz diyen bir vakfın armağanı. Çocuk da Etopya’lardan Allah’ın kar kalkmayan kasabasına getirildi. Anlayacağınız işi zor.
BUGÜNE DEK NELER OLDU?
     Aslında her bölümde enteresan şeyler oluyor. Ama en unutulmazlar arasından seçtiklerimiz şunlar: Jesus Christ’in (İsa peygamberin) kasabaya inmesi. Üstelik de bir inek şeklinde. İsa, Santa Claus (Noel Baba) dışında Şeytan, Saddam gibi başka meşhurlar da kasabayı ziyaret ettiler. Hatta Saddam sahne alıp, "I can change" diye ortalığı inletti. Barbra Streisand da yolu kasabaya düşenlerden. (Süper Barbra’ya dönüşüp, dünyayı ele geçirmek isterken, Cure’ün solisti Robert Smith devreye girdi.) Meşhurlarla ilgili olmayan ama en komik, en absürd bölümlerden biri kuşkusuz, kasaba kızlarının lezbiyen olacağız diye saatlerce halı yalamasıysa, ikincisi de J.C gökten kasabaya inerken Cartman ve arkadaşlarının regl oldum galiba, diye kendi aralarında konuşmalarıydı.


 KÜLTÜR & SANAT


İnsanlık tarihine acılı gönderme
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
O bir dünya insanı
"Ben bir İstanbul yazarıyım!"
Amerika demek...
"Ne dedikleri beni ilgilendirmiyor"
Başarının yolu korla döşeli
Hip - hop çocuk kitabı raflarında
‘Gerçek’, Cioran’a dokunurdu
Çay poşetlerinden enstalasyonlar
Desen desen yumurta
Seramikçiler Ege kültürüyle iç içe
Resim, mitoloji ve müzik
Turunç’ta bir sanat cenneti
Foto - muhabirliğinin 43 yılı
"Yeni şeyler söylemek lazım!"
"Yolculuk yola çıktı"
Sadece 25 yaşında!
Kaçıklar blues patlatırsa!
Şansı bol olsun!
Devleşen örümcekler
Kutsal aile sen çok yaşa
Fazla (mı) yakışıklı(?)
Hititler geri geldi!
Şile feneri de büyülendi
Üzerinden kar kalkmayan kasaba
Faydalı bir hafta daha!
Hayat atölyesi
Beyoğlu’ndan Taksim’e akan ırmak
Yeni yayınlar
Verimli, keyifli inziva


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet