17 Eylül 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sadakat - siz misiniz?

     Harikulade bir ev... Piyanonun üstünde 11 yıllık ideal bir evliliğin saadet fotoğrafları... yakışıklı ve anlayışlı bir eş... 9 yaşında bir çocuk... köpek... tenis dersleri... türlü çeşit hobiler...
     "Bir kadın daha ne ister?"
     "Sadakatsiz" filmi bu soruyu kadınların kafasına kakıyor.
     Hem de öyle kurnazca yapıyor ki bunu, seyreden kadınlar başroldeki Connie’nin yerinde olmaya can atsın diye koca rolünü "dayanılmaz" Richard Gere’e oynatıyor.
     Ve Connie, bütün bunları riske edip eşini ("o güzelim adamı") bir serseriyle aldatıyor.
     ***
     Adrian Lyne’in ihanet edenler ya da aklından geçirenler için çektiği bir korku filmi "Sadakatsiz"...
     Lyne, daha önce "Öldüren Cazibe"de aldatan erkeğin başına gelebilecekler konusunda gözümüzü korkutmuştu.
     Tehdit sırası kadınlarda...
     Rüzgârlı bir gün... sokakta "hayta"yla tesadüfi çarpışma... dizden yaralanma... tedavi için eve davet... "rüzgâra kapılma"... mantoyu çıkartırkenki ilk sıcak temasın baş döndüren ürpertisi...
     Evde ütü bulaşık, burada Fransız âşık; evde çocukla ödev, burada çıtırla peşrev...
     Connie, kalsa eşine ihanet edecektir; kalmasa kendine...
     Kalır.
     "Serseri"nin kadın ayartmakta kullandığı rubailer kitabında Ömer Hayyam "Bu an, senin hayatın" demektedir.
     "O an" için hayatını gözden çıkarır.
     "Hata yaptım" endişesine "şeytan"ın müsekkini hazırdır:
     "Hata yoktur... yaptığın ve yapmadığın şeyler vardır".
     Dönüş treninde gözlerinde şehvetle nedamet birlikte parıldar.
     Evde ise yalanın o soğuk tebessümü yerleşir yüzüne...
     ***
     Artık âşıktır.
     Bedeninde erotik iç çamaşırları, setinde "o"nun müziği, dilinde onun şiiri, aklında onun bedeni...
     Orta yaşlı bir kadın için "Yaşlanmadım, hâlâ arzulanıyorum" müjdesidir bu... Nicedir çıktığı annelik mertebesinden kadınlığa dönüş sinyalidir - ki bir süre sonra çocuğunu okuldan almayı unutturur ona...
     Sonra gelsin, evden çıkma bahaneleri... söylendikçe yenisini çağıran yalanlar... ansızın bastıran ağlama nöbetleri... bir maskeyle yaşamanın katlanılmaz ağırlığı... "Kirlenmişliği"nden, devamlı bulaşık yıkayarak arınmaya çalışan bir kadının zavallılığı...
     Bitirmek istedikçe baştan başlayan, koca iyi davrandıkça hepten yaralayan bir ilişki...
     ***
     "Sadakatsiz", cazibesine kapıldığımız "o an"ın, cehennemin giriş kapısı olduğunu anlatıyor bize...
     Richard Gere’i, karısının içine giren şeytanı çıkartan bir rahip kılığına sokuyor. "Alafranga bir recm sahnesi" kurup, evli kadını ayartan çapkın erkeği, kocaya taşlatıyor.
     Sofra toplamaya da yardım eden, "ailesine her şeyini vermiş adam"ı yücelterek kadını harcıyor.
     Filmin sonuna ustaca yerleştirilen pişmanlık sahnesinde Connie ilk tanışmada "serseri"ye kapılmayıp taksiyle eve döndüğünü hayal ediyor.
     "Keşke buralarda kırıştıracağıma evimin kadını olup oğlumun beslenme torbasını hazırlasaydım" demeye getiriyor.
     Lakin - tabii ki - son pişmanlık fayda etmiyor.
     ***
     Dağılan Amerikan ailesi için bir "Yuvaya dön" çağrısını andıran filmin kapanış jeneriği akarken "Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın katkılarıyla..." yazısını aradı gözlerim...
     "Erkek yönetmen", ihaneti anlamak, aileyi sorgulamak gibi tehlikeli sulara girmeyip, meseleyi kadının şehvet tutkusuna indirgedi ve filmini "Nefsinize kapılmayın, akıbetiniz feci olur" tembihiyle bitirdi.
     Bense çıkışta tembihi bozup nefsimin sesine uydum; "Serseri"nin ruhuna şarap içip Hayyam okudum:
     "Hayyam, şarap iç, sarhoş olmak ne hoş / Sevgilin de varsa, sarılmak ne hoş, / Er geç sonu yokluk madem bu dünyanın, / Yok say kendini, bak, var olmak ne hoş!"
     
     candundar@superonline.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hukuk ve eleştiri

Melih AŞIK
Hayal-i Fener

Fikret BİLA
Gül: AKP seçime girecek

Hasan CEMAL
ABD’de, Tayyip’le ilgili soru işaretleri!

Güneri CIVAOĞLU
Bir ihtimal daha var

Can DÜNDAR
Sadakat - siz misiniz?

Abbas GÜÇLÜ
Demirel burada, ya Sezer nerede?

Sami KOHEN
Akıldan Irak...

Mehmet Y. YILMAZ
Tayyip Erdoğan seçimleri erteletmek ister mi?

Derya SAZAK
Kandemir’in Kâbil notları

Meral TAMER
Mezopotamya’da Tarkan konseri

Güngör URAS
Ankara oldu ‘Der-i Saadet’

Serpil YILMAZ
IMF dışında hiçbir şey konuşmamanın maliyeti

M. Ali BİRAND
Hedef, barajın indirilmesi

© 2002 Milliyet