21 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





Derviş: Baykal da benim kadar serbest piyasacı

CHP lideri Baykal’ı temsilen ihracatçıların karşısına çıkan Derviş, "Baykal benim kadar serbest piyasacıdır" dedi

     EKONOMİ SERVİSİ

     CHP’nin piyasa ekonomisine ve büyümenin esas motorunun özel sektör olacağına inandığını söyleyen Devlet eski Bakanı ve CHP İstanbul milletvekili adayı Kemal Derviş, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın da kendisi kadar piyasa ekonomisine inanan bir kişi olduğunu vurguladı.
     Kendi aralarında vergilerin indirilmesini tartışırken, Baykal’ın, "Peki tamam ne kadar tutacak ve geliri nereden sağlayacaksınız" diye sorduğunu anlatan Derviş, "Bu bence sorumluluk ve liderlik örneğidir" dedi. Derviş, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) düzenlediği "İhracatçılar soruyor, liderler cevaplıyor" başlıklı dizi toplantılarının ikincisinin konuğu oldu. Deniz Baykal’ın katılmadığı toplantıda soruları yanıtlayan Derviş’in verdiği mesajlar şöyle:
     
     Yunanistan’ı örnek gösterdi
     "Yunanistan borç batağındaydı. Büyük kamu açığı vardı. Çağdaş sosyal demokrat iktidar geldikten sonra, kamu finansman mekanizmalarını düzenledi, borç yükünü azalttı, euro’yu kabul eden ülke konumuna geldi. Türk özel sektörü herşeyi üretebilir. Artık devletin herhangi bir şey üretmesi ve herhangi bir hizmeti vermesi gerekmiyor. Sadece düzenlemeli ve denetlemeli."
     
     Öncelikle SSK primleri indirilmeli
     "Türkiye’nin şu anda toplam vergi gelirlerini düşürme lüksü yok. Reel ekonomiyi vergi yönünden adım adım rahatlatmak lazım. Öncelikle SSK primleri düşürülmeli. Bu düzenlemeler 2003’te olacak. Önce borç yükü azalatılmak zorunda. Devletle vatandaş arasında vergi konusunda güven ilişkisi içinde olunması gerekiyor. Artık vatandaşın beyanı esas olacak."
     
     Ek kaynağa gerek yok
     "Ortadoğu ile ilgili bir olay olmadığı taktirde şu andaki hedefler tutturulacak. Şu anda büyük bir finansman kaynağı gereksinimi gözükmüyor. Ancak petrol fiyatları daha da yükselirse, Türkiye ek finansman ihtiyacını uluslararası kuruluşlara iletir. Ek finansman alamayız diye bir şey yok. Irak ve petrol fiyatları konusuyla ilgili birşey çıkarsa bu da programa konabilir."
     
     Eximbank’tan döner kredi
     "İhracatçının sabah Gaziantep’te, öğlen İstanbul’da ertesi gün New York’ta olması lazım. Bunu Türk insanı yapmaya başladı da. Devlet de aynı havada olmalı. Dışişleri Bakanlığı’nın altyapısı bu işe ayrılırsa, bilgi toplama ve tanıtma faaliyetlerini daha etkili yapabiliriz. Eximbank kredileri de sürekli ihracat yapan firmalar için döner hale getirilebilir."
     
IMF’nin her istediğini yapmayacağız
     "Siyasete girmemin tek nedeni başlattığımız ekonomik programın başarıya ulaşmasıdır. IMF’den kaynaklanan gücü değil, aynı davaya inanan insanlarla birlikte çalışmak istiyorum. IMF istiyor diye hiçbir şeyi ben yapmam. Arkadaşlarım da yapmaz. IMF bize 25 milyar dolar borç veriyor, ‘Bu parayı veriyorum ama, ne yapacaksınız?’ diyor. Bu da adamların hakkı."
     
     Küreselleşmeye karşı ‘emniyet ağı’
     "Dünyada ticarete konu olan ürünlerin yüzde 35’i uluslararası firmalar tarafından düzenleniyor. Bu oran 10 yıl sonra yüzde 50’ye çıkacak. Küresel dünyaya girerken devletin de işdünyasına destek vermesi lazım. Bunun için bir tür emniyet ağı gerçekleştirmesi lazım. Düştüğün zaman bir şey olmayacak hissini vermesi gerekir. O zaman küreselleşmeye karşı olan tepki de azalır. Çünkü küreselleşme ister istemez bir tedirginlik yaratıyor."
     
ANALİZ
‘Sen git Derviş’
     EYLEM TÜRK

     CHP İstanbul milletvekili adayı Kemal Derviş, TİM’in, ‘İhracatçılar Soruyor Liderler Cevaplıyor’ konulu toplantısına, CHP lideri Deniz Baykal’ı temsilen geldi.
     Ancak bu Baykalı’ı ilk temsili değil. Bundan 20 yıl kadar önce, Baykal, TÜSİAD’ın bir toplantısına da kendisini temsilen o dönem akademisye olan Derviş’i göndermişti. Derviş, dünkü toplantıya Baykal’ın seçim bildirgesi hazırlığı nedeniyle katılamadığını açıkladı. TİM Başkanı Oğuz Satıcı’nın, sözlerinin CHP’yi bağlayıp bağlamadığı sorusuna ise Derviş, "CHP’nin bildirgesini hazırlayanlar da benim gibi düşünüyor. Ancak, bildirge yayınlandıktan sonra benim sözlerim CHP’nin ifadesi olarak bağlayıcı olacak" yanıtını verdi.
     Baykal’ın gelmemesi nedeniyle, toplantıya ihracatçıların daha az katılım gösterdiği gözlendi. TİM yetkilileri ise katılımdaki azlığın nedenini, Derviş’i dinlemeye CHP üyelerinin gelmemesine bağladılar. Toplantı başında bazı ihracatçıların da Derviş’in ağırlıklı olarak siyaset konuşması gerekçesiyle toplantıyı terk ettiği görüldü.
     Derviş konuşmasında dönemin IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer’in kendisini enflasyon oranın belirlenmesi konusunda uyarmak için sabahın 5’inde telefonla uyandırdığını anlattı. GİSAD Başkanı İbrahim Özdoğan’ın "Şimdi siz de vergiler konusunda IMF’de görevli arkadaşı uyandırın" esprisi üzerine Derviş, "Biz onlardan 25 milyar dolar aldık. Sabahın 2’sinde de ararlar, 5’inde de... 25 milyar dolar için uyandırırlar" dedi.
     TİM’n toplantısına iş dünyasından siyasete atılan CHP milletvekili adayları Memduh Hacıoğlu ve Nur Ger de katıldı.
     
CHP’den Doğu’ya kalkınma kurumu
     EZELHAN ÜSTÜNKAYA Ankara

     CHP’nin Genel Başkan Deniz Baykal’la, Kemal Derviş’in üzerinde çalıştığı "Şimdi CHP Zamanı" başlığını taşıyan seçim bildirgesinde "IMF karşıtı" ifadelere yer verilmedi. Bildirgede, ekonomik istikrar programının temel dengelerinin değiştirilmeden süreceği dile getirildi.
     
     Terör tazminatı
     Başbakan Bülent Ecevit’in köy - kent projesinin amaçlarından biri olan köye dönüş de bildirgeye girdi. Buna göre proje kapsamında köye dönmek istemeyen köylülerin toprakları kamulaştırılacak, terörden zarar gören köylülere tazminat ödenecek. Proje öncelikle, yıllarca OHAL ile yönetilen illerde uygulanacak.
     Doğuya yönelik ikinci büyük projeyse, merkezi Diyarbakır’da olacak ‘ekonomik kalkınma kurumu’nun (EKK) hayata geçirilmesi olacak. EKK aracılığıyla, bölgesel kalkınmayı sağlamak için mali kaynaklar bölgeye aktarılacak, kriz nedeniyle duran ya da yarım kalmış sanayi tesislerine işletme ve yatırım kredisi verilecek.
     
     İslami vurgu
     CHP’nin yenilenen ve mavi rengin hakim olduğu internet sitesinde AB politikası anlatılırken, İslam ve müslüman toplum vurgusu yapıldı. "CHP ve AB" başlıklı bölümde, Türkiye’nin "Müslüman bir toplum temeli üzerinde laik, demokratik cumhuriyeti kurmuş olmasının, 11 Eylül sonrası Türkiye için şans olduğu" belirtilerek şöyle denildi: "Türkiye İslam’la laik devlet yapısını, çoğulcu demokrasiyi, evrensel anlamda insan haklarını ve piyasa ekonomisini bağdaştıran sistemin dünyadaki tek uygulayıcısı olarak, Atlantik’ten Çin’e kadar uzanan coğrafyada birçok ülkeye model oluşturma imkânına sahip yegane ülkedir."
     



 EKONOMİ


Derviş: Baykal da benim kadar serbest piyasacı
Durmuş’tan ÖTV direnişi
Cıngıllıoğlu’nun zırhlı limuzinleri mezatta
IMF’den ‘beş şart’ uyarısı
AB değil, üyelik alamayanlar suçlu
‘Seri şoklar gelebilir’
Fon, satışı hızlandıracak
Vaillant satışlarını yüzde 32 artırdı
Kahveci Kraft, Kar Gıda’yı satın aldı
Devlette çalışan azaldı
Hazine 1.8 milyar dolar borçlandı
Borç stoku 137 katrilyona yükseldi


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet