21 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Teşekkürler

BİR NEO-LEVANTEN’İN NOT DEFTERİNDEN

     Donatella Piatti

Yıllar önce aşkın verdiği cesaretle kalkıp İtalya’dan Türkiye’ye geldim. Şimdi oğlum karısının elinden tutup onu İtalya’ya götürüyor. O da sadece aşkın verdiği cesaretle oğlumu takip ediyor

     Beni hayretlere düşürmekten ne zaman vazgeçeceksin sen?
     Her pazar sabahı olduğu gibi deniz kenarında, kolumun altında gazetelerim, uzun bir yürüyüşten sonra oturduğum pastanede, önümde kahve ve kahvaltıda bir insanın yiyebileceği her şey, sabırla ancak saat 12.00 itibarıyla hayata dönebilen tembel arkadaşlarımı beklemeye başladım. Bu sefer neler yarattığını görmek için "bizim gazetede" senin yazdığın sayfayı açtım ve ne buldum biliyor musun? Bana yazılmış bir mektup!
     (Afedersin Mineciğim ama daha iki gün önce konuştuk. Sandalyemden her seferinde olduğu gibi 10 cm. kadar sıçramamam için mektup hakkında beni uyaramaz mıydın?)
     Hepsini bir nefeste okudum ve etrafımdaki herkesin beni süzen meraklı bakışları arasında gülümsediğimi, hatta deliler gibi güldüğümü sonra fark ettim.
     Aslında seni anlıyorum. Oğlumun düğünü sırasında da senin ünlü karıştırmalarından birini gerçekleştirip utanç verici bir şekilde gelinle damadı başkalarıyla karıştırışını bana doğrudan nasıl anlatabilirdin ki? İnanamıyorum Mine. Lütfen sen de bir kere olsun hepimiz gibi, zamanın bizi unuttuğu düşüncesinden kurtulup KESİNLİKLE GÖZLÜK TAKMAN VEYA LENSLERİNİN DERECESİNİ ARTIRMAN GEREKTİĞİ GERÇEĞİNİ KABULLENİR MİSİN? Biliyor musun, oğlum ertesi gün düğünün özetini ve dedikodusunu yapmak amacıyla telefon açtığında sürekli aynı şeyi tekrarlıyordu: "Anne... Gerçekten inanamıyorum. Viki dışında (Biliyorsun, Viki'ye karşı hep zayıf bir noktası oldu) tüm arkadaşlarının 'tamamen deli' olmaları normal mi?" Oysa ki ben en samimi arkadaşlarımı yanımda olsunlar, "olgunluklarıyla" doğru davranmam yolunda beni bu özel günde desteklesinler diye etrafıma toplamıştım!
     Teşekkürler sevgili Mine... Başta yanımda olduğun ve bana bu sefer tüm okuyucularımız huzurunda bundan sonra kaderimin ne doğrultuda ilerlediğini hatırlattığın için teşekkürler... Çok yakında "nonna" olacağım, yani babaanne! Benim tatlı arkadaşım, bu noktada sen ve diğer arkadaşlarımız bu babannenin yakın arkadaşları olduğunuzu ve çok yakın bir zamanda hepinizin aynı şeyleri yaşayacağınızı hiç düşündün mü? Yani İstanbul meyhaneleri, Paris kafeleri ve Milano barları artık bizle birlikte yeni zırlayan ufak müşterilerle renklenecek: Bizim torunlarımız!
     Şaka bir yana, bu mektup sayesinde bana, oğlumun hayatıyla ilgili bu önemli olayı benimle paylaşan sana, dostlara, tatlı
     e-mail'leriyle beni hiç yalnız bırakmayan sevgili okurlarıma teşekkür etme fırsatı verdin!
     Biliyor musun Mine, yeni evliler bundan sonra hayatlarını geçirecekleri İtalya'ya gittiler. Kaderin ne kadar garip olduğunu düşünmeden edemiyorum. Yıllar önce sadece aşkın verebileceği cesaretle beni elimden tutup bu ülkeye getiren oğlumun babasını hatırlıyorum. Nasıl da hakkında hiçbir şey bilmediğim bu düşler ülkesine gelmiştim. Şimdi onun oğlu ters yolu izliyor. Elif'i elinden tutup İtalya'ya götürüyor ve o sadece aşkın ona verdiği cesaretle ve tüm güveniyle oğlumu izliyor.
     Gördüğün gibi sevgili arkadaşım, çılgın ve tehlikeli kadınlar tarafından aşılanmış çocuklarımız senin de dediğin gibi büyüdüler ve hayat arkadaşlarını bizden çok farklı kadınlar arasından seçiyorlar. Ama BİZİM çocuklarımız onlara inatla öğrettiğimiz cesaretle mentalite, gelenek, dil gibi bariyerler tanımıyorlar. Kalplerinin sesini dinliyorlar.
     Hep tatlılığınla yanımda olduğun ve beni hiç mi hiç yalnız bırakmadığın için teşekkür ediyor, seni sevgiyle öpüyorum.
     
     Yazara e-mail
     
     



 PAZAR


"Evleniriz sanmıştık"
Japon ekip Türkiye’de UFO umdu ama bulamadı
Salonlar kahkaha dolacak
Taksim’in yeni buluşma odası
Futbolun iyisi müzede de izlenir
‘Bir süs bebeği gibi görünmekten kaçındım’
Eserleri dünyayı gezdi, Şimdi yine İstanbul’da
Bach ve DJ'ler aynı sahnede
‘Romana başlıyorum’
Fantezi biralar
Küresel tiryaki
Kadehe havuz yapan lokanta
Arkenessos
Sekste mutluluğu yakalama rehberi
On dördüncü Türk Tarih Kongresi
Teşekkürler
Seçimler yaklaşırken Ankara’ya medyum ziyaretleri başladı
Hep ağustosböceği kalacak
Boş inançlarımız...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet