
|

Enis Batur’un 50. yaş kitabı
Enis Batur, yine yazdı. "Başka Yollar" adını verdiği ‘anlatı’da, farklı güzergâhlara seyahatlerini fotoğraflar eşliğinde anlatıyor. Kitap, editörlüğünü Cem Akaş’ın üstlendiği YKY İzdüşümler / Düş İzleri serisinden yayımlandı.
AYBALA ALAÇAM
Biliyor musunuz? Enis Batur, 50. yaşını kutluyor. E, tabii, bu yaş dönümünü kendine has bir edebi ritüele çevirmemiş olması düşünülemezdi. Yaz ortasında seçme şiirleri "Papirüs, Mürekkep, Tüy" adıyla yayımlandı. Şimdi de işte apaçık otobiyografik izler taşıyan "Başka Yollar" geldi. 2000 - 2002 arasında yazılan, fotoğraflarla bütünlenen bu kitabın içeriğine geçmeden evvel nesne itibariyle de ağır basan, çekici, çarpıcı ‘bulanık’ sarı kapağına değinmek lazım.
Enis Baturoloji’de görselliğin, görsel hafızanın, görsel dilin, yine Enis Batur’un yazdıklarını kavrayabilmek kadar önemi var. Çünkü Enis Batur, optik belleği de olağana aykırı çalışan bir sanatçı. Vizörüne takıldığı için kitaplarına giren en geleneksel, en sıradan ‘şey’ dahi kendi varlığından bağımsızlaşıp yeni atmosferi içinde anlamlara kilitleniyor. İşte bu kapağın tam ortasında da parçalara bölünmüş eski, paslı, yosunlu bir su değirmeni fotoğrafı var. İç ve arka kapakla birlikte altı parçalı bu yerleştirmenin pek çok manası olsa gerek...
"Başka Yollaröda okuyacağınız metinler oldukça otobiyografik ama mahrem denilemez. Ancak işin garip tarafı, bu mahremiyet ihtiva etmeme niteliğine rağmen uzaklarda kalmış serüvenlere, saklı tecrübelere doğru okuyucusundan ‘çaba’ bekleyen bir kitap "Başka Yollar". Sohbet havasında ilerliyor.
Bölümler, birinci hamura italik ve bold olarak yazılmış "Kuş Sesleri", "Eylül’e Doğru" ve "Dağdarın Sesi" başlıklarıyla birbirinden ayrılıyor.
İlk bölümde Enis Batur ve yazı ilişkini, ki eminiz meraklısı için bir tür şifre çözücü işlevi görecektir, kişisel tarihinden çıkardığı özel ipuçlarıyla bulacaksınız. Öğretmeni Claude Darreye’i Fransa’daki adresinde arayışına tanık olacak; şair, yazar, kültür adamı kimliğinin oluşmasında birinci derecede etkili olmuş bu adamı ararken yaşadıklarını empati kurarak takip edeceksiniz. Ayrıca tüm Saint Joseph’liler için hisli bir nostalji barındırdığını öngörebileceğimiz lise günleri de gelip geçiyor bu bölümden. Okul ve eğitim sistemlerinin Batur’un yaşamında büründüğü anlamlara ‘vakıf’ oluyorsunuz.
Taa, en başta, ‘yazmak fiilinin gündelik gereksinmelerle sınırlı tanımını aştığı bir boyutu olduğunu’ söylüyor Enis Batur. Yazıyı bir labirente benzetiyor. Kitaplığındaki labirentin esaslı bir köşesinden Paolo Santarcangeli’nin "Labirentler Kitabı" tarafından kışkırtılıyor. Yaratılmaya çalışılan yazı labirentlerine inanmıyor, zira o labirent zaten kendiliğinden tam orada dikiliyor. Harfler aracılığıyla tutulamayacak hiçbir şey yok! Her labirentin sırrı, ‘hareketin sürüp gitme çizgisine kavuştuğu anda’ biçimleniyor. Yazarken çizdiği yol kendisi! Enis Batur yani, bir yazı abdalı. İkinci bölümde kuşaklar arası bir baba - oğul ilişkisinin üzerine gidiyor. Babasıyla ve oğlunun kendisiyle olan ilişkisini, tam ortasına kendini yerleştirerek, ihtimal dahilinde olan kesişmeler, teğetler, dönüşüm, değişim ve etkileşimlerle, okuyucusunu biraz daha kendisine yaklaştırarak, buna müsaade ederek anlatıyor. Ve bir babanın ‘her vakit erken gelen ölümü’ korkusuyla başlıyor her şey. Türlü mevsimlerde uyuyor o gece Enis Batur. Durumun ciddiyetini işitmeden, öğreniyor. Babasına doğru Gümüldür’e gidişinde / süzülüşünde oğlu Sarp eşlik ediyor yazara. Ve Bach, Mozart, Monteverdi, Marin Marais.... Bir sigara yakıyor. Babasıyla aynı yola sürüklenmek pahasına, 35 yıldır, sürekli. Ama işte yine de Enis Batur’un ‘insanı kasıldığında çözen zeki bir şakacılığı’ var! Ayrılmadan Sarp’ı alnından öpüyor...
Son bölümde yine yazı ve Enis Batur var. Ama bu kez şiirle olan ilişkisi ön plana geçiyor. Merkeze ise Fazıl Hüsnü Dağlarca Sempozyumu için çıkılan bir yolculuğu yerleştiriyor. Şairlerin arasındaki usta çırak ilişkisini, şairlerin yaşadıkları mekânları işin içine katarak anlatıyor. Burada Ece Ayhan’ı da bulacak, beri yandan kitap boyunca Fransa tozuna bulanacaksınız.
Hadi size bir sır verelim. Özellikle yazmaktan başka çaresi olmayanların, yaşamını kitaplarla dolu bir labirentin içine zevkle koyanların, ağızlarının suyu akarak tadacağı bir deneyim "Başka Yollar". Hele ki derinden sezişlerin, bazı temel içgüdülerin tam olarak yetmediği, kendini ifade edemediği bir yazı halinin ortasındaysanız eğer, size sınıf atlatacağına emin olabilirsiniz. Enis Batur’dan okuması ‘kolay’, idrak etmesi ‘meşakkatli’ ama ‘değer’ bir kitap daha. Etrafındaki kitap malzemesini en az Borges kadar zengin, hatta onun gibileri bile kendine ekleyerek kullanabilecek kadar hünerli yazarımıza ‘iyi yaşayabileceği kadar’ uzun bir ömür diliyoruz.
Başka Yollar
Enis Batur
YKY
241 s.
Fiyatı: 18.000.000 TL.
KÜLTÜR & SANAT


Kuşlarla göç
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
11 Eylül edebiyata nasıl yansıyacak?
11 Eylül’den tam bir yıl sonra
"Kendi içimde değişik bir kapıyı araladım"
Retinanda kaç yüz saklı Ece?
Gün ışığına çıkan hazineler
Türkiye Beethovenfest’te!
Yeni bir oyuna hazır mısınız?
"Ben bir hayat tarzıyım"
Enis Batur’un 50. yaş kitabı
Üç okyanusun kralının trajedisi
Saçma’nın babası Camus
Hamsi, taka ve heykel
Savaşın plastik anlatısı
Sakın ha, yaklaşmayın yanına
11 Eylül’e flütlü anma
İstanbul’dan Ankara’ya caz
Bach ile dolu eylül
Bir ajan da sokaklardan
Film festivali sezonu açılıyor
Altın Aslan Peter Mullan’ın
Büyü bozuldu...
Yepyeni insanlar
Hayat atölyesi
Geleceği biçimlendireceklerden misiniz?
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|