21 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kurşun hayal dinlemedi

Polisin kaza kurşunuyla can veren Semra Kayacan’ın tek büyük hayali vardı; anne olup bebeğini öpüp koklamak.. Ama hayalini, o kör kurşun öldürdü...

     ÜMRAN AVCI, M. AKİF ERDEM

     Bir kadın son nefesini verdi önceki akşam... İnsanların evlerinde sevdikleriyle kucaklaştığı saatlerde... Semra Kayacan da evine gidiyordu, ama varamadı.
     Oysa Semra, Kars’ta umutla başlamıştı yaşama. Önce Ankara’ya göç etmiş, öğretmen emeklisi babası, ev kadını annesi ve üç kardeşiyle devam etmişti hayatına. Hacettepe Üniversitesi Turizm Otelciliği bitirdikten sonra iş hayatına atılmış, birkaç otelde çalışmıştı. Sonra, İstanbul yolculuğu...
     
     İkinci kızları olmuştu
     Önceki akşama kadar da her şey yolundaydı... 5 yıl önce geldiği İstanbul’da aile dostları ‘Babiş’ dediği Avukat Kamil Göker ve ‘Abla’ dediği eşi Serap Göker’in ikinci kızı olmuştu. Çiftin kızları Sinem’in de ablası... Kandilli’de yaşadıkları denize nazır apartmanda hem bir avukatlık bürosu, hem Kamil - Serap Göker’in dairesi hem de Sinem ile Semra’nın kaldığı daire vardı. Semra, Göker’in ofisinde sekreterlik yapıyordu.
     
     Otel yöneticisi olacaktı
     Beş yıl dolu dolu geçti. Maddi durumları hayli iyi Göker çifti Şile’nin Gökçekese Köyü’nde bir turizm tesisi kuruyordu. Yazı, beş ay sonra bitecek inşaatı kontrol için Şile’de geçirdiler. Bitince Semra otelin yöneticisi olacaktı. Şile’deki işleri bitince geçtiğimiz pazartesi döndüler İstanbul’a. Dönüşte yatla bir boğaz turu yapıldı. Semra, Sinem’e her zamanki hayalini fısıldadı: "Bir bebeğim olsun istiyorum. Çocuğumu sevemeden ölürsem gözüm açık gider..." Ama bu hayali, ‘o’ gün bir mermiyle vuruldu. Semra ve Kamil Göker, Şile’deki evin kapılarını tamirden aldıkları Bostancı’dan dönüyorlardı. Kavacık’a yaklaşırken grip olduğu için evde yatan ‘Serap abla’ aradı. ‘İçim sıkılıyor, çabuk gelin’ dedi. O sırada, şüpheli bir aracın peşindeki polis yolu kesiyordu. İki silahlı polis geçip gitti. Az sonra arka arkaya silah sesleri geldi ve Semra kısık bir sesle, "Abi boynuma birşey oldu" diyebildi. Göker kanlar içinde görünce Semra’yı polise koştu. ‘Kızımı vurdunuz’ diye bağırdı. Hemen bir polis atladı kamyonete ve Semra’nın damarını tıkadı; ama boşunaydı...
     Dün Semra Adli Tıp morgundan alınıp önce çok sevdiği Göksu Deresi’ne geldi. Ardından evine uğradı. Sonra da hayata atıldığı gerçek ailesinin yanına başkentte döndü. Ama bu kez, karatoprakla buluşmak için...
     Semra Kayacan’ın ölümüne neden olduğu iddia edilen polis memuru Nusret Akıner, gözaltında tutulurken, savcılık olaya el koydu.
     
‘Mezarlıktan çok korkardı’
     Semra’nın ölümü iki ailede de şok etkisi yarattı. Polisi suçlayan annesi Fahriye Kayacan ve kızkardeşi Özlem davacı olacaklarını açıklarken şunları söylüyorlardı: "Hırsız kovalamanın bedeli masum birinin ölmesi olmamalı. Polis, trafiğin bu kadar sıkışık olduğu yerde kendini kovboy sanmamalıydı" Semra’nın yanlarında kaldığı Serap Göker de, "Onun kanı yerde kaldığı zaman ben yaşayamam" derken, Göker’in kızı Sinem ise "Ne zaman bir bebek görse dayanamaz, gidip severdi. Ölmekten ve mezara konulmaktan çok korkardı" diye konuştu.
     
İşte korkunç dakikalar
     Semra can verirken yanında bulunan Avukat Kamil Göker, olay anını şöyle anlattı: "Polis, TEM’deki araçları durdurup, yolu trafiğe kapatmıştı. Araçların en önündeki kamyonette, sağ şeritte bekliyorduk. 150 metre ileride bir polis aracı vardı. Bir polis aracı daha geldi. Polisin biri aracın içinden makineli tüfek alıp ağzına mermi sürdü. Sonra belindeki silahı çıkardı. Onun da ağzına mermi verdi. Şaşkınlık içinde izliyorduk. Sonra polis yanımızdan geçip arka tarafa doğru koştu. Bu sırada beyaz bir otomobil sağ tarafımızdan hızla geçti. Peşinden silah sesleri duyduk. Önce 5 - 6 el ardından iki el daha ateş edildi. Kimin ateş ettiğini göremedik."
     



 YAŞAM


‘Böyle bir oyuncu çok az bulunur’
‘Hoca’nın şahidi adalete takıldı...
Kurşun hayal dinlemedi
Aynı ev, aynı araba ve aynı hastalık!..
MGK’dan özel kav!
İlk sultanlar Cideliler oldu
Gülen yüz :) 20 yaşında
‘Deli Elias’ faka bastı
Güçleri iki kadına yetti
Kadın hâlâ kibar erkeği seçiyor


 SAYFA BAŞI 






© 2002 Milliyet