
|

Her koleksiyon, sonu olmayan bir serüven...
Birkaç yıl öncesine kadar ressamlarla ilgili retrospektif sergilere ancak yurtdışında rastlardık. Dünyanın dört bir yanındaki müzelerden ve koleksiyonlardan seçilerek bir araya getirilmiş eserler, sanatçının değişik dönemlerini bir çırpıda önümüze koyuverirdi.
Türkiye’de retrospektif sergiler son birkaç yıldır açılıyor. Erol Akyavaş, Burhan Doğançay... Retrospektif olmasa da değişik koleksiyonlardan bir araya getirilen sergilere de artık daha sık rastlıyoruz (Fahrelnissa Zeid).
Bu sergilerde hangi resmin önünde takılı kalmaktan kendimi alamasam, karşıma Sema - Barbaros Çağa Koleksiyonu çıkıyordu. Bu durum tekrarlandıkça anladım ki ben onların seçtikleri resimleri, diğerlerinden daha fazla beğeniyorum.
Çağa çifti, 30 yıldır sevgi ve emekle seçtikleri resimleri, önceki akşamdan itibaren Levent’teki İstanbul Güncel Sanat Müzesi’nde sanatseverlerle paylaşıyorlar. Erol Akyavaş’ların, Ömer Uluç’ların en güzelleri, Ali Avni Çelebi’ler, Cevat Dereli’ler, Burhan Doğançay’lar, Zeki Faik İzer’ler, Nejat Devrim’ler... Hele bir Burhan Uygur var ki...
Barbaros Çağa, son bir yıldır müşterileri arasında gazetemizin de bulunduğu Çağa Hukuk Bürosu’nun sahibi. Barbaros’a duygularımı ilettim. "Ne olur Sema’ya da söyle" dedi. Sema’ya kendimi tanıtıp lafa başlamamla birlikte gözleri doldu:
"Demek ki sanat eseriyle seveni arasında içten içe kurulan ruhsal ilişki, aynı zamanda birbirini tanımayan insanlar arasında da kuruluyormuş. Demek ki biz seçtiğimiz resimlerle tanışmasak da sizinle de ruhsal bir ilişki, iletişim kurmuşuz..."
En sosyal olanımız bile çoğu zaman duygularını kendine saklar. Önceki akşam bunun tersini yaptığıma pek memnun oldum. Ve sergiyi yeniden dolaşıp birbirinden enfes resimlere eşlik eden duvar yazılarını da bir kez daha okuyarak içime sindirdim. Şimdi de yerim elverdiğince sizlerle paylaşacağım:
Sanat eserleri, kimliklerini zaman içinde yorumlarla kazanan nesnelerdir. Bir koleksiyonun oluşması ise genellikle sanat eserleri arasında akrabalıklar oluşturan bir süreçtir. Bu akrabalıklar dolayısıyla Çağa Koleksiyonu’nun Türk sanatı hakkında düşündürdüğü bazı şeyler var. Bunları Türk estetiğinin çekirdek kavramları olarak kabul edebilir ya da tartışılacak kavramlar olarak kullanabiliriz. Sanıyorum bundan böyle koleksiyonlarımıza biraz da kendimizi tanımak için bakmanın, kendimizi işitmek için onlar üzerinde konuşmanın ve tartışmanın önemli olduğunu kavramamız gerekir. Jale Erzen Her koleksiyon bir serüvendir. Henüz noktalanmamış bir serüven... Ferit Edgü Ne toplayacağını bilmek koleksiyonerin hayatına değer ve anlam katar ve kendini tanımlaması için yollar açar. Koleksiyon, duygusal ve entelektüel otobiyografiden başka bir şey değildir. Irving Sandler - Küratör Koleksiyonların hoş bir tarafı birçok farklı şekilde yorumlanmaya, sınıflandırılmaya, değerlendirilmeye açık olabilmeleri. İnsan onların karşısında kendini biraz da arkeolog gibi hissedebiliyor. (...)Bir eseri, bir sanatçıyı ya da ona ilgi duyan koleksiyoncuyu bir başkasından ayıran, sanatla ilgili en önemli unsur, kuşkusuz bir dünya görüşüdür. Çağa Koleksiyonu’ndaki 300’e yakın resim belli bir dünya görüşü yansıtıyor. Bu da güzelliğe, düşünceye, zamana, yani yaşanan ana, mekana, yani çevreye ve doğaya karşı tavırlar ve bunların biçime yansıması anlamına geliyor. Jale Erzen
mtamer@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|