24 Eylül 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Siyaset yasakları, istikrara yatırım değil!

     Tayyip Erdoğan seçime giremiyor. İyi mi oldu? Hayır. Birçok bakımdan iyi olmadı.
     Demokrasiye yakışmadı.
     Özgürlüklerin sınırını, siyasal katılımın alanını daraltan bir karar oldu.
     Yargının tartışılmasına yol açtı.
     Yargının bazen nasıl siyasallaşabildiği konusunda ipuçları verdi. Göze batan çelişkili tutumlar bir kez daha hukukun bizdeki oturmamışlığını sergiledi.
     İstikrarsızlığa yatırım oldu.
     Çünkü siyaset yasaklarının geçmişte istikrara değil, istikrarsızlığa yol açtığı tecrübeyle sabit.
     Partileri kapatmakla, partileri seçime sokmamakla, liderlere siyaseti yasaklamakla istikrar gelmedi bu ülkeye.
     12 Eylül’de AP, CHP, MSP, MHP, bütün partiler kapatıldı. Büyük Türkiye Partisi, SODEP 1983’te seçime sokulmadı. Demirel’i, Ecevit’i, Erbakan’ı, Türkeş’i, Baykal’ı, daha birçokları siyasetten men edildiler.
     Ne oldu?
     Bütün o partiler, bütün o liderler yeniden sahneye çıktılar. Siyaset sahnesi bölündü, parçalandı. Politikada kan davaları başladı. Seçim sandığından çıkan güçsüz hükümetler, Türkiye’nin temel sorunlarıyla baş edemedi.
     Demirel’i yasakladık, ne oldu?
     Hem Başbakan, hem Cumhurbaşkanı.
     Erbakan’ı yasakladık, ne oldu?
     Başbakan oldu.
     Ecevit’i yasakladık, ne oldu?
     Başbakan oldu.
     İstikrarsızlığı körükledi bütün bunlar.
     Özal - Demirel, Yılmaz - Çiller, Ecevit - İnönü - Baykal kavgalarına yol açarak siyaset kurumunu güçsüzleştirdi. Ekonomide yapısal reformları yılan hikayesine döndürdü.
     Siyasetin normal rayına oturması gecikti. Oysa siyaset tabii seyrine bırakılsaydı, sabredilseydi, seçim sandığının hakemliğinde daha istikrarlı, daha sağlıklı bir yerlere gelebilirdik.
     Elbette şiddete bulaşan, şiddet ve terörle dans eden partiler kapatılır demokrasilerde. Son kez İspanya’da kapatıldı.
     Elbette dini siyasallaştıran, devlet ve toplum düzenini dini esaslara dayamak isteyen partilere karşı demokrasiler kendini korur. Bizde Refah Partisi kapatıldı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de onayladı.
     Elbette savaş kışkırtıcılığı yapan, ırkçılığı yücelten, şiddeti öven ve özendiren, kin ve düşmanlık tohumları aşılayan fikirler de cezalandırılır demokrasilerde.
     Bu açılardan Erbakan’la Tayyip Erdoğan’ın yaptıkları konuşmalarla okudukları şiirler pek öyle yenir yutulur şeyler değildi.
     Ancak, demokrasilerde fikir beyanıyla ilgili olarak hapis ve ömür boyu siyaset yasağı yoktur. Evet, Fransa’da faşist lider Le Pen de bir konuşmasından dolayı cezalandırıldı.
     Ama hapse atılmadı.
     Siyasetten ömür boyu değil, birkaç yıllığına men edildi.
     Yanlış olan, bizdeki hapis cezalarıyla ömür boyu siyaset yasaklarıdır.
     Dileriz, siyaset kurumu 3 Kasım sonrası siyaseti güçsüzleştiren, istikrarsız kılan ve demokrasiye yakışmayan yapıyı değiştirecek reformlar dizisini hızla gündeme getirir, yeni meclisten geçirir.
     Ama aynı zamanda Tayyip Erdoğan’lara da öncelikli bir görev düşüyor. Geçmişe dönük özeleştirilerini, eğer gerçekten değiştiklerini göstermek istiyorlarsa, olanca açıklığıyla yapmaları...
     Yoksa ‘gizli bir gündem’e sahip oldukları yolundaki kuşkular sürer, bu da siyaseti öyle ya da böyle zehirlemeye devam eder.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hukuk ve ideoloji

Melih AŞIK
Şimdi itfaiyeci!

Fikret BİLA
Erdoğan’a temiz sicil kaydı veren hatalıdır

Hasan CEMAL
Siyaset yasakları, istikrara yatırım değil!

Güneri CIVAOĞLU
Oyların yüzde 51’i

Can DÜNDAR
Bir örnekleşme tehdidi

Abbas GÜÇLÜ
Ek kontenjanlar ne zaman?

Sami KOHEN
Hayırlı seçimler

Derya SAZAK
Schröder rüzgârı

Meral TAMER
AKP de, CHP de bu sorulara cevap versin

Güngör URAS
Barajlar ‘bedava’

Serpil YILMAZ
Liberal sol çatışması sertleşiyor

M. Ali BİRAND
Sistemi böyle koruyamayız...

© 2002 Milliyet