
|

Liberal sol çatışması sertleşiyor
Okudunuz; Kayseri semalarında eski Başbakan ve DYP Genel Başkanı Tansu Çiller’den Türkiye’yi ekonomik krize getiren süreci değerlendirmesini istiyordum.
Çiller 2000’de patlak veren krizi anlatırken, 1993 - 1994 yıllarına gitti ve dönemin Gelirler Genel Müdürü Zekeriya Temizel ile "nereden buldun yasası" olarak ünlenen, ekonomiyi kayıt altına alan vergi düzenlemesine ilişkin yaptığı görüşmeyi anlattı:
"Bu konuda bana 3.5 saatlik birifing verdi. Birifing sonunda ‘Buralara yaklaştırmayın’ talimatı verdim. Bizden sonra bu yasayı çıkarttılar."
Çiller’in bu sözlerine, Temizel’den gelen yanıtı da yazdım, hatırlatayım:
"Servetini annesinin yastık altından çıkan çıkınla açıklayanlara, bu yasa tasarısını götürmemeyi biliriz..."
İlk destek Yazının çıktığı pazar gününün sabahı; Temizel’e ilk tepki, Mersin’de seçim turu atan Hazine’den sorumlu eski Devlet Bakanı Ayfer Yılmaz’dan geldi.
Yılmaz, "Aynı dönemde Hazine Genel Müdürü’ydüm ve gelir artırıcı önlemleri görüştüğümüz sırada da, Temizel’in görüşleri de bu yöndeydi" diyerek, lideri Çiller’in ifadelerini destekledi.
Ardından ikinci telefon, sözkonusu dönemin Maliye Bakanı Müsteşarı Kemal Kabataş’tan geldi. Kabataş, Çiller’in kızgınlığını dile getirdiği toplantının şahidi olarak yer ve zaman bildiren şu açıklamayı yaptı:
"Temmuz - ağustos aylarıydı, Yüksek Planlama Kurulu’nun toplantılarının yapıldığı Başbakanlık Konutu’nda, Çiller ile Temizel arasında vergi düzenlemesiyle ilgili görüş ayrılıklarından dolayı çok sert bir tartışma çıktı ve Temizel görevden alındı."
Temizel’in çıkışına yanıt verme sırası Çiller’e gelmişti. Ankara’da düzenlenen "Gençlik Kurultayı" yolcusu Çiller; polemiğin muhatabının Temizel değil, ANAP lideri Mesut Yılmaz olduğunu vurgulayan açıklamasını yaparken söze, "Temizel çok düzgün, iyi bir bürokrattır" diye girdi ve devam etti.
Çiller: Hedef Yılmaz’dı "Kendisini takdir ederim, görüşlerine uygun parti olarak DSP’ye gitmiştir. Bu anıyı anlatırken vurgulamak istediğim şey; iktidarda ANAP gibi liberal sağda bir parti varken, üretimi daraltan bir kanunun çıkması oldu. Sonradan onlar da hatalarını fark edip, önce revize ettiler, sonra ertelediler."
Hepimiz farkındayız ki; siyasetçiler dünya görüşleri üzerinden propagandayı seçiyorlar ve tabanlarına sesleniyorlar...
Kemal Derviş’in "liberal sosyal sentez", Çiller’in "ilerici merkez sağ’ kavramlarını getirmesi de bu yüzden.
Gürkan’dan Derviş’e Bir örnek daha...
Geçtiğimiz hafta Derviş’in "DSP’den ayrılan 9’lar sosyal demokratlığımı test ettiler, içlerinden biri MHP’den aday oldu" sözlerine yer verdiğim bir yazı nedeniyle, 9’ların lideri Uluç Gürkan Derviş’e sert eleştiriler yöneltmişti, bunu sizinle şimdi paylaşıyorum.
"Derviş’i bu konuda sınamayız bile. Siyasi kaypaklıktan söz ediyorsa, bu konuda Türk siyasetinde iki isim vardır; biri Kubilay Uygun diğeri kendisi. Türkiye inanılmaz bir yoksullaşma sürecine girdiği için sol kılıfa ihtiyaç duyuyorlar."
Seçmenin ekonomi programı ile yetinmeyeceği ve siyasi iradeye oy vereceği anlaşılmaya başlanmış değil mi?
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|