
|

Arpa boyu Sakarya !
Sakaryaspor, elim trafik kazası sonucu lige devam kararı aldı. Devlet Bakanı Toprak’ın, Türkiye Futbol Federasyonu ve hemen tüm kulüplerin destek vaadini ciddiye alarak yeniden bir takım oluşturmak için çalışmalara başladı yöneticiler.
Dün sabah Teknik Direktör Bülent Ünder ile konuşurken hayal kırıklığına kapıldım. "Bir arpa boyu bile ilerleyemiyoruz ağabey" diyordu Ünder. "İyi niyetli kulüpler futbolcuyu gönderiyor, ama çocuk gelmiyor... Gelmek isteyen de nazlanıp para talebiyle karşımıza çıkıyor. Zaman kaybediyoruz"
Belli ki Sakaryaspor’un dramı üzerine yoğunlaşan duyarlılık, çabuk dağılmış. Duyarlılık futbolda çok sık rastlanmayan bir kavram...
Geçen hafta Sakaryalı Hakan Şükür’ün de duyarlılık göstererek baba ocağına-ana kucağına dönmesini, Sakarya’yı seçmesini önermiştim.
Ne yazık ki Hakan Şükür, henüz bir duyarlılık göstermedi. Belki de sabırsızlık ediyorum. Hakan’dan iyi bir haber bekliyorum!
100.Yıl... Bir onur sınavı
"ÖNCE Beşiktaş vardı"
Çok anlamlı, onurlu bir gerçek bu. Kimsenin yadsıyamayacağı, değiştiremeyeceği geçmişin özeti...
Evet, önce Beşiktaş vardı...
Saha içinde alınan tüm sonuçlardan daha değerli bir öncülüğün, sosyal yaşam tarihimizdeki ilk sivil toplum örgütlenmesinin adı Beşiktaş...
100. Yıl’ın belki de en anlamlı yanı bu olsa gerek.
Ne var ki, Başkan Serdar Bilgili ve arkadaşlarının heyecanla dile getirdiği "100. Yıl’da Şampiyonluk" sloganı, tribünlerde, "marazi" bir aşka dönüştü. Tutku, sevginin önüne geçti... Dayanışma duygusu, taraftarlık bilincini silip süpürdü... Sarajevo ve Trabzonspor maçlarındaki talihsiz beraberliklerin önemli nedeni, öfkeye dönüşen, kontrolden çıkan bu tutkudur... Anlayışsız, sabırsız, paylaşmaya asla razı olmayan, futbolcusuna sevgisini de, inancını da, desteğini de esirgeyen bu hoyrat tutumu Beşiktaş taraftarları derhal terketmelidir... Taraftar gruplarının liderleri, şapkayı öne koyup kendi gerçeklerini bir kez daha değerlendirmeli, sportmenliğin ve taraftarlığın gerçek örneğini oluşturacak önlemleri almalıdır.
***
Beşiktaş’ın İnönü dışındaki gerçekleri de tüyler ürpertici...
Peşpeşe gelen meniskus operasyonlarından sonra yönetimin ve Menajer Sinan Engin’in İlhan’a bakışıyla, Sarajevo maçı sonrasında Ahmet Yıldırım’a bakışı arasında uçurum farklar var.
Ahmet Yıldırım, Lucescu’nun kendisine yönelik ağır eleştirilerine karşı soyunma odasındaki yorgun dakikalarında sporcuya yakışmayacak bir yanıt vermiş, onaylanmayacak davranışlarda bulunmuştur.
Elbette cezalandırılması gereken bir olaydır.
On milyar lira ceza ve PAF takımına sürgün, ağır bir bedeldir. Sadece Ahmet Yıldırım’ı değil, Beşiktaş’ı da cezalandırmış oluyorsunuz.
Yönetim ve Sinan Engin’in, Ahmet Yıldırım’a bakışıyla, bazı futbolculara bakışı da çelişkilidir.
Haydi, açık açık adlarıyla yazalım...
İlhan Mansız, Pascal Nouma, Sergen Yalçın, Ahmet Dursun ve Tümer Metin, Menajer Sinan Engin’in gözünde başka bir yerdedir... Ahmet Yıldırım ve öteki futbolcular daha başka bir yerde !
İlhan Mansız’ın yaşam biçimi, Pascal Nouma’nın bazı medya mensuplarını aşağılayıp tehdit etmesi, yönetimden anlayış, menajerden onay görür... Ahmet Yıldırım’ın kontrolsüz davranışı anında yaptırımla karşılanır...
Hayır. Bu ilkesizliği hiç kimse savunamaz... Savunmamalıdır... Bu çelişkiler ortada dururken, "Birileri ve diğerleri" formatıyla ikiye bölünmüş bu takımdan hiç kimse başarı bekleyemez, beklememelidir. Beşiktaş, 100. yılını kutlarken, şu "İlle de şampiyonluk" takıntısını terk etmeli, şampiyonluğu getirecek saha içi sonuçları için öncelikle sahanın dışında derlenip toparlanmalı, kenetlenmelidir.
Çok istemek başka, başarmak başkadır... Başarı için istek yeterli olmaz. O isteği iradeye dönüştürmek, emekle yoğurmak, akılla donatmak gerekir...
Beşiktaşlılar ortak akıllarını başlarına toplamalı, her şeyden önce Beşiktaş kültürünü ve geleneklerini yaratan ilkelerine sahip çıkmalıdır.
Yönetim, menajer ve seyirci, 100. Yıl’ın kutlamalarla birlikte bir "onur sınavı" olduğunu da asla unutmamalıdır!
Potada hedef
Dünya Basketbol Şampiyonası sonrasında "Potada kaynayan sorunlar" üzerine Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, duyarlılık göstererek bazı açıklamalar yaptı. İki saate yakın söyleşimiz sırasında Demirel, harcırah uygulamalarından takımdaki bölünmüşlüğe, takımdaşlık duygularının önüne geçen bireyselliklere, sponsorlarla, reklam yapımcıları ile ilişkilere kadar hemen her konuda açıklamalar yaptı, yanıtlar verdi.
Şunu söyleyebilirim: Demirel’in kağıt üzerinde suçlanmasını gerektiren biçimsel yanlışları yok. Hemen her konuda her soruna enerjiyle çözüm üretmeye çalışmışlar. Bu hızlı trafik içinde bazı şeylerin kontrolü elden kaçmış. Takım Indianapolis’te ağır yaralar almış. Özellikle eleştiriler, federasyonu fena halde çarpmış. Demirel’in bazı eleştirmenler için kullandığı "düşman" sözcüğünü asla kabul etmiyorum. Bu tür nitelendirmelerin yanlış olduğunu kendisine söyledim.
Onun da bana söyledikleri var elbette. En önemli gördüklerimi burada aktarmalıyım:
1) Alınan sonuç - baştan yüksek bir hedef gösterildiği için - kimsenin içine sinmemiştir. Ama unutulmamalı ki, Türkiye ilk kez katıldığı Dünya Şampiyonası’nda deneyimsizliğinin bedelini ödemiştir.
2) Türkiye’nin elinde tüm zamanların en iyi takımı vardır. Bu takımı yıpratmadan, tüketmeden, yeni hedefler bağlamında - 2003 Avrupa Şampiyonası ve 2004 Atina Olimpiyatları’na katılma hakkı - yeniden yapılandırarak ayağa kaldırmak gerekir.
3) Türkiye Basketbol Federasyonu’nun acilen özerkleşmesi gerekiyor. Özerklik hem kendi içinde daha sağlıklı bir denetim mekanizması yaratacak, hem de bürokratik engelleri ortadan kaldıracaktır.
Demirel’in yukarıda özetlediğim görüşlerine katılıyorum.
Alınganlıkların, bölünmüşlüğün, güvensizliğin ve iflah olmaz çıkar kavgalarının basketbolu yıprattığına inanıyorum. Demirel’e bunları da anlattım.
Yine de basketbolumuzdan ümitliyim. Potadaki sevgi her türlü sorunu çözmeye yeter, bunu biliyorum.
agokce@milliyet.com.tr
SPOR


KÖTÜ OYNADIK
HAFTANIN ANALİZİ
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
Mirsad’a büyük onur
2. LİG
Güle güle Patrick
Eczacıbaşı’na Yunan morali
LUCE’YE TAM DESTEK
DOĞRUYA DOĞRU
I LOVE YOU HAGI
Aybaba golcü istedi
Ayhan pişman etti!
Hakan’sız başarırız
DOPİNG SAVAS’I!
HABER TURU
Arpa boyu Sakarya !
Dersimiz Barcelona
Üstünde durulmamalı
SAYFA BAŞI

|
|
|