25 Eylül 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Daha çok batmak yerine sandığın yolunu tutun!

     Bir süredir ertelediğim, direndiğim bir yazı. Ama bizim meslekte güncellikten kaçmak kolay değil. Bazı konular vardır ki, eninde sonunda gelir kendini yazıya dayatır. Bu yüzden lafı daha fazla uzatmak yersiz...
     Kimine göre küskünler, kimine göre utanmazlar! Kiminin tercih ettiği deyiş, seçimi erteleme lobisi. Kimi de seçim kaçkınları diyor onlar için.
     Kim bunlar?
     3 Kasım seçimlerini iptal ettirmek isteyen milletvekilleri, liderler.
     Başarılı olabilirler mi?
     Çok uzak ihtimal.
     Seçim 3 Kasım’da yapılır.
     Ancak, siyaset kulisinin kuytuluklarında her gün, her saat başı yeni bir oyun sahneleniyor. Olmadık dümenler icat ediliyor, ulvi gerekçeler yazılıyor.
     Ama çok zor işleri.
     Sonuç alabilmek için üç parti yetmiyor. Yani ANAP, Yeni Türkiye ve Saadet’in kendi saflarına bir dördüncü partiyi, örneğin DYP’yi de çekmeleri şart.
     Başka türlü olmaz.
     Fakat DYP’nin biraz kaçak güreştiği dikkati çekiyor. Diğerleri gibi alnına pat diye sandık kaçağı damgası yememek için sütre gerisinde havayı kokluyor.
     Öteki üç partiye göre belki baraj açısından daha emin sularda yüzdüğü için de mesafeli davranıyor Doğru Yol...
     Olabilir.
     Meclis’ten seçimi iptal kararı çıkarmanın önünde bir başka zorluk var:
     Komisyonlarda engelleme...
     ‘Seçimi erteleme lobisi’nin bu engellemeyi aşması da büyük sürpriz olur.
     Örneğin ilgili Meclis komisyonu, bir alt komisyon kurarak seçim zamanına kadar oyalama yapabilir.
     3 Kasım seçimlerinin iptaline ilişkin ayak oyunlarının gelip çarptığı bir duvar daha söz konusu:
     Cumhurbaşkanı Sezer...
     Sayın Sezer’in baştan beri benimsemiş olduğu ilkeli tutum, bir yandan kamuoyundaki duyarlığın artarak devamını sağlıyor, öte yandan ‘sandık kaçakları’nın oyununu bozuyor.
     Ayıptır!
     Seçimden kaçılmaz.
     Siyasal sakıncaları vardır.
     İstikrarsızlığa yatırımdır.
     Ekonomiyi altüst etmektir.
     Demokrasi inancına darbedir.
     Ülkemizde saygınlığı zaten pek parlak olmayan siyaset kurumu eğer intihar etmek istemiyorsa, bu saatten sonra her türlü mızıkçılık bırakılır ve 3 Kasım’da paşa paşa sandık başı yapılır.
     Bunun kararı alındı.
     3 Kasım dendi.
     Oyun başladı.
     Kurallar belli.
     Bundan sonra tarih değiştirmek, kural değiştirmek hiçbir açıdan yakışık almaz.
     Ve yanlış olur.
     Eğer bundan böyle insan içine çıkmak istiyorlarsa, suyu daha fazla bulandırmasınlar, tez elden meydanlara çıkıp seçim sandığının yolunu tutsunlar.
     Başka çareleri yok.
     Ayıp ve nafile bir çaba içinde battıkça batıyorlar çünkü...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İran’da kesilen parmaklar

Çetin ALTAN
Sinematografik harika günler

Melih AŞIK
Komünistler!

Fikret BİLA
İzgi’den destek

Hasan CEMAL
Daha çok batmak yerine sandığın yolunu tutun!

Güneri CIVAOĞLU
400 ve 4 dönemeci

Abbas GÜÇLÜ
Trafik terörüne kim dur diyecek?

Hurşit GÜNEŞ
Yaşasın büyüyoruz galiba!

Nail GÜRELİ
Sadakat, aşk ve kişilik

Sami KOHEN
AB bunu da engel sayacak mı?

Mehmet Y. YILMAZ
Sandık korkusuna bağlı demokrasi aşkı

Meliha OKUR
Sezen Aksu’yla Avrupa turu

Meral TAMER
Görüşmek üzere...

Ece TEMELKURAN
Gitmek, yine...

Güngör URAS
Kıtırımız da yabancılara gitti

M. Ali BİRAND
Uyanın, Kıbrıs'ı kaybediyoruz (1)

© 2002 Milliyet