
|


Bilgisayar oyunu milli takımı Kore’de
Kore’de yapılacak olan dünya bilgisayar oyunu şampiyonasına Türkiye’den 8 kişi katılacak
TUBA AKYOL
Yeter evladım, kalk artık o bilgisayarın başından", "Bizim çocuk aklını bilgisayarla bozdu teyzesi, yüzünü göremiyoruz." Bu cümleler her gün kim bilir kaç evde, kim bilir kaç farklı şekilde kuruluyor. Ama pek de caydırıcı olduğu söylenemez. Bilgisayar oyunları her gün yeni bağımlılar yaratmaya devam ediyor. Üstelik dünyadaki gidişat, düzenlenen dev turnuvalar ve büyük para ödülleri düşünülürse pek yakında bilgisayar oyunculuğu da futbolculuk gibi aileler tarafından desteklenen meslekler arasına girecek gibi görünüyor.
Türkiye’de de bilgisayar oyunu turnuvalarına ilgi giderek artıyor.
29 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında Kore’de yapılacak olan World Cyber Games 2002’de Türkiye’yi temsil edecek yarışmacılar geçen hafta belirlendi. Samsung’un sponsorluğunda düzenlenen Türkiye finallerine yaklaşık 2 bin kişi katıldı; kazanan 8 kişi Kore yolcusu.
"Bütün günü bilgisayar karşısında geçirenleri yenmek benim için zevkti"
Avusturya Lisesi son sınıf öğrencisi
17 yaşındaki Kerem Yaman, Quake 3’te Türkiye birincisi oldu. Yaman, Quake oynamaya dört sene önce tesadüfen başladı.
"Sadece Quake değil genel olarak bilgisayar çok zamanımı alıyor ve derslerimi etkiliyor. O yüzden belli bir ölçüde tutmaya çalışıyorum. Yani bütün gün bilgisayar başında olan biri değilim. Bu yüzden turnuvada, bütün gününü bilgisayarda geçirenlerle yarışıp birinci olmak bana ayrı bir zevk verdi. Quake benim için bir hobi ve sanırım öyle de kalacak. Ama yurtdışında oyuncular bunu bir iş olarak görüyorlar. Çoğunun sponsoru var. Ayda en az 3 bin dolar kazanıyorlar. Biz de zaten bu işi internette Amerikalıları, İsveçlileri izleyerek öğreniyoruz."
"Bilgisayarda futbol oynamayı seviyorum gerçek hayatta basketbol oynuyorum"
World Cyber Games 2002’nin Türkiye finallerinde FIFA 2002’de birinci olan Fatih Ensari 21 yaşında ve Ankara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü 3. sınıfta. "1994’ten beri FIFA oynuyorum. Biliyorsunuz bu oyunun farklı serileri var; FIFA 94, FIFA 96 gibi... Hepsinin oyun mantığı farklı. Ben FIFA 2002’de Türkiye birincisi oldum. Bu oyun giderek gelişti. Eskiden bilgisayarın birkaç gol atma şekli vardı, hemen ezberleniyordu. Şimdi bilgisayarın yapay zekası sayısız pozisyon üretebiliyor. Yani oyun giderek daha eğlenceli hale geldi. Ama yine de tek başına oynanan bir oyun olduğu için bir süre sonra sıkılıyorum. Günde 1-2 saat oynuyorum. Türkiye’de bu oyunlara eğitici gözle bakılmıyor, sadece eğlence olduğu düşünülüyor. Oysa birçok ülkede bilgisayar oyununa gayet profesyonelce yaklaşılıyor. Hatta lisanslı oyuncular var oralarda. Ben bilgisayarda futbol oynamayı seviyorum ama gerçek hayatta basketbol oynuyorum."
"Counter Strike oyun değil, bir tür spor"Counter Strike beş kişiyle oynanan bir takım oyunu. Türkiye birincisi olan Vendetta klanı (Takım değil, klan deniyor) koçlarıyla birlikte 6 kişi. Klanın amacı Türkiye birinciliğinin ardından Güney Kore’de yapılacak olan World Cyber Games 2002’de önce ilk 8’e, ardından ilk 3’e girebilmek. Ankara’da bir internet kafede birbirini bulan klan üyeleri antrenmanlarını hâlâ bu kafede yapıyor. Normalde günde en fazla iki saat çalışan klan, Güney Kore öncesinde daha sık buluşuyor, daha uzun oyun oynuyor. Bazen günde beş saatleri bilgisayar başında geçiyor.
"Kore’deki rakiplerimizden daha iyiyiz"
Oyun içindeki taktikleri belirleyen ve bu taktikleri uygulatabilecek karizmaya sahip bir oyuncu klanın kaptanı oluyor. Vendetta’da bu görev 19 yaşındaki Ahmet Zayıfoğlu’na verilmiş. Zayıfoğlu, Bilkent Üniversitesi’nde bilgisayar teknolojisi ve bilişim sistemleri bölümünde okuyor.
"Yaklaşık iki buçuk yıldır Counter Strike oynuyorum. Takım oyunu olduğu için zor ve komplike bir oyun. Ailem Counter Strike’a hâlâ oyun gözüyle bakıyor. Ama bence bu bir tür spor. Kore’de başarılı olacağımıza inanıyorum. Çünkü biz diğer takımları da biliyoruz, internetten takip ediyoruz. Eğer heyecanlanmazsak onlardan daha iyi oyun çıkarırız."
"Kız arkadaşım kızmıyor, o da oynuyor"
23 yaşındaki Ali Sabuncu, Bilkent Üniversitesi’nde iletişim tasarım bölümünü bırakmış, üniversite sınavına hazırlanıyor.
"Bir yıl kadar önce bir turnuva için takım kurmamız gerekiyordu. O zaman bu klandaki arkadaşları ikna ettim ve birlikte oynamaya başladık. Vendetta’nın Türkçe’de tam karşılığı yok ama yaklaşık anlamı ‘kan davası’ demek. Ben de Kore’de başarılı olacağımıza inanıyorum. Ama daha mühimi firmaların bize sponsor olarak bu tür turnuvalara katılmamızı sağlamaları. Yurtdışında çok sık turnuva yapılıyor. Kız arkadaşım bilgisayara çok zaman ayırmama kızmıyor, zaten o da bu oyunu oynuyor. Takımda kız yok çünkü kızlar bilgisayar oyununa çok geç başlıyorlar. Onlar küçükken bebekle oynuyor. Ama bu oyunu çok iyi oynayan kızlar da var."
"Annem ödül töreninden sonra ağladı"
20 yaşındaki Ümit Çelik lise mezunu. Şimdi internet kafede çalışıyor. Gelecek yıl üniversite sınavına girecek.
"İki buçuk yıldır Counter Strike oynuyorum. Takım oyunu olduğu için, birbirine güvenine dayalı olduğu için çok zevkli bir oyun bu. Ailem başlangıçta çok karşı çıkıyordu. Birincilik kazandığımızda annemi aradım, bizi kupa alırken televizyonda izlesin diye. Ödül töreninden hemen sonra aradı, ağlıyordu; ağlamaktan konuşamıyordu. Şimdi beni destekliyorlar. Umarım firmalar bize sponsor olur da dünyadaki diğer turnuvalara da katılırız. Ben başarılı olacağımıza inanıyorum."
"Ailem bilgisayarla ilişkime alıştı"
Uğurcan Kara açık lisede oynuyor, 18 yaşında. Web sayfası tasarlıyor. Bu yüzden oyun oynamadığı zamanlarda da bilgisayar başında.
"Kafeden arkadaştık zaten. Önce hepimiz başka başka klanlardaydık, sonra bir araya geldik. Ailem pek karşı çıkmıyor bilgisayarda oyun oynamama. Zaten oyun dışında da hep bilgisayar karşısında olduğum için alıştılar. Kore’de ilk 3’e gireriz diye düşünüyorum. Ama Kore’den sonra ne olur, onu hiçbirimiz bilmiyoruz."
"Şimdi hobimiz ama sonra ne olur bilmem"
Ogan Özdoğan da Bilkent Üniversitesi’nde bilgisayar teknolojisi ve bilişim sistemleri okuyor. İnternet kafede tanıştığı takım arkadaşı Ahmet’le (Zayıfoğlu) aynı sınıfta.
"Yaklaşık iki senedir bu oyunu oynuyorum. Aslında başka bilgisayar oyunları da oynuyorum ama son zamanlarda Counter Strike’le yatıp onunla kalkıyoruz. Klandakilerle bir araya gelemesek bile internet üzerinden oynuyoruz, antrenman olsun diye. Derslerimi ihmal etmediğim için ailem pek karışmıyor. O dozu tutturmak çok önemli. Şimdilik benim için hobi bu oyun. Ama destek gelirse dünyada iyi dereceler alırız bence."
"Bilardocuydum, şimdi ‘gamer’ oldum"
Vendetta Klanı’nın bir araya geldiği internet kafenin sahibi olan 33 yaşındaki Ertuğrul Gürtan takımın hem yedek oyuncusu hem de koçu.
"Ben eski profesyonel bilardocuyum. Burası da eskiden bilardo salonuydu, sonra internet kafeye çevirdik. Müşterilerle kaynaştık, birlikte oyun oynamaya başladık. Günde birkaç saat oynuyorduk, eğlenmek için. Ama Kore’deki yarışmanın binlerce dolar ödülü var. Artık durum biraz daha ciddi. Şimdi sıkı çalışıyoruz. Günde 5-6 saat antrenman yaptığımız oluyor. Karım önce kızıyordu tabii bilgisayar oyunları oynamama. Klanın diğer üyelerinin aileleri de kızıyordu. Ama ne zamanki bizi TV’de kupa alırken gördüler, desteklemeye başladılar."
PAZAR


"Seviştikten sonra ‘Oyun bitti’ diyerek işkenceye başladılar"
Yaşamak... İnceden...
Onlar için artık "Sezoş"
Kafede ev hali
Bilgisayar oyunu milli takımı Kore’de
Karşınızda işadamları orkestrası
Erkekleri mat eden kadın...
Hamama giren eğlenir
LEZZET
Mevsimin parfüm rehberi
"Ağzı küs, sözü barışık!"
İzmir’de Avusturya usulü kafe
Evliliğe değer mi?
Dünya Kültür Bakanları toplantısı
Ruhu olmayan bankalar
"Şeytan Ayrıntıda Gizlidir"
SAYFA BAŞI

|
|

|