26 Eylül 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Prenses olmayan masal kadınları

Cumhuriyet gazetesindeki "Bulut Bebek" çizgi bandının annesi Nuray Çiftçi’nin, doksanlı yıllarda Kadınca Dergisi’nde yayımlanan "1001 Kadın Masalları" çizgi romanı kitap haline getirildi.

     Nuray Çiftçi’nin yalın çizgileriyle masallarını anlattığı kadınlar ne uzun saçlı narin prensesler ne de kötü kalpli çirkin cadılar. Çalışan, evlenen, doğuran, hayatla boğuşan kadınlar. Çiftçi’nin ta kendisi ya da bu gazeteyi hazırlayanlar gibi!
     
     "1001 Kadın Masalları"ni çizmeye nasıl başladınız?
     Ajanslardan birinden işsiz kaldığım bir dönemdi. Kadınca derisinde çalışan arkadaşım Tülin Kolukısa’ya uğradım. O da bana tek sayfa içinde nasıl bir konsept geliştirip çizebileceğimi sordu. Teklif gelince ben de bu tür bir şey tasarlayıp sundum, karşılıklı konuşarak bazı değişiklikler yaptık. Benimkine oranla ayakları yere basan bir formatta "1001 Kadın Masalları" çıktı ortaya.
     
     Tanıdığınız kişileri, bildiğiniz öyküleri anlatırcasına gerçekçi bu masallarınız...
     Aslında çok azı öyle. Karakterlerim, düşgücümün ürünü. Bir kadında gözlemlediğimi bir başka kadında gözlemlediğim özellikle birleştiriyorum. Kadınlar içlerinde birkaç kişiliği barındırabilirler. Psikiyatrların kadınlık durumu dediği şey... Ama üç arkadaşımı, onlara bir armağan verir gibi çizdim.
     
     Kadınları nasıl gözlemlersiniz?
     Birine bakınca içimden "Kimbilir ne sorunları vardır!" diye geçiririm. Seviyorum kendi kendime bu tarz bir kurgu yapmayı. Güzel bir kadınsa güzelliğinin doğurabileceği sorunları düşünürüm. Evliyse evliliğinde ne gibi sorunlar yaşadığını tahmin etmeye çalışırım.
     
     Kendi yaşamınızdan bir şeyler katıyor musunuz?
     Kadın, evli, anne olmak gibi durumları bilmenin mutlaka katkısı oluyor yaptıklarıma. Ama bunları yapmak için ille de kendisi yaşıyor olmak gerekmez. Tabii, ben de bir kıvranma süreci geçiriyorum. Çoğunlukla dil işçiliğiyle, çizgiyle oynamayla geçiyor bu süreç. Bazen de sürekli yazıp çizip bozuyorum!
     
     Masallardaki kadınlar hep aynı çevreden. Eğitim görmüş, meslek sahibi, politik angajmanlı... Bu sizin seçiminiz mi, yoksa derginin okur kitlesine seslenmek için mi belirlendi?
     İkisi de var. Belli bir sosyo - ekonomik gruptan insanlar, bir alt grubu ne kadar uzaktan gözlemlemeye çalışırlarsa çalışsınlar pek başarılı olamıyorlar. Evlerine temizliğe gelen kadın üzerinden gözlem yapıyorlar ki ben bunu istemiyorum.
     
     Kadına bakışınızda bir sempati, bir anlayışlılık hali var. Feminist bir tavır mı sizinki yoksa Kadınca’nın yayın politikası mı öyle gerektirdi?
     Kadınca’da çıkmasa da öyle olurdu. Feminizm dipsiz bir kuyu. İnsan bir yaştan sonra kendini -izm’lerle özdeşleştiremiyor. Bütün kadınlar feministtir de denebilir. Öykü olarak ele aldığım karakterlerimin kadın mı, erkek mi olduğu benim için önemli değil.
     
     Ama birden fazla boşanmış, çocuklu kadın öyküsü, çalışan anne sorunu vb. var...
     Doğru. Doksanlı yıllar bu tür sorunların fazlalaştığı bir dönemdi. Ben de bunlara yoğunlaşmışım...
     
     Masalların anlatıcısı olarak karakterlerinize ‘ablaca’ bir yaklaşımınız var. Hem eleştiriyor hem öğüt veriyorsunuz.
     Farklı kadın halleri ve o haller üzerine yorum var. Bazen yol gösterme halini alıyor. İstemesem de...
     
     Bir çizer olmanıza rağmen masallarda yazar yönünüz ağır basıyor.
     Kendimi kontrol etmeye çalışıyorum. O kadar sınırlayabiliyorum. Çizgiyle çok daha eski bir ilişkim var. İlkokulda çizdiklerimi arkadaşlara dağıtırdım. Çizgi benim için "nasılsa yapabiliyorum" diye baktığım bir dal. Yazıyı ise daha fazla önemsiyorum. Karakterlerimi öyküleştirmek için yazıya ağırlık verdim.
     
     Hiç renklendirmeyi düşünmediniz mi?
     Bir dönem dergide öyle istediler. Ama ben bir iki denemeden sonra hiç sevmedim ve vazgeçtim. Bu illüstrasyon tarzını daha çok yakıştırıyorum.
     
     "1001 Kadın Masalları"nı çizmeyi sürdürecek misiniz?
     Artık süreli bir yayında çıkmasa da kitaplaştığı için bu konuda bir umudum olabilir.
     
     "1001 Kadın Masalları"
     Nuray Çiftçi
     Sel Yayınları
     112 sayfa
     6.000.000 TL.
     







 KÜLTÜR & SANAT


Bıçak sırtı bir ruh hali
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Öfkenin şiiri
"Yazarlığımın bittiği yerde ben erkeğim!"
Prenses olmayan masal kadınları
Gerçek ideal renkler
Günyüzüne çıkan canavar
Uluslararası bir buluşma
DJ Shadow kaldığı yerden
Özgünlük zekâ Patricia Barber
2002 model mahveden kadın
Merhaba Celil Bey!..
"Polisiye, edebiyatın piçi değil, kremasıdır"
Hakikat ile paranoya
Erkek erkeği ister aşk olur
‘Küresel köyün zorba şerifi’
Ömer Uluç’tan bir müze girişimi
Oda Projesi Deposu izleyiciye açılıyor
Feminist tel etekler
Video sanatına güncel bir örnek
Topraktan doğan bedenler
Kurt Cobain tartışması
Salkım söğüt serisine devam...
Alıp da ne yapacak, nerede çalacağız?
Yarından itibaren yüzümüz gülecek!
Lennie’ler ve diğerleri
Hayat atölyesi
Cumhurbaşkanı Edirne’ye niye gitti?
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet