26 Eylül 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Merhaba Celil Bey!..

Şükran Güngör’ü 15 Eylül’de kaybettik. Usta sanatçı ölümünden bir gün sonra, TRT1’de "Canım Kocacım" ile ekrana geldi. Aslında hiç gitmemişti.

     Kabul etmek gerekir ki, yeni kuşak, özellikle de büyük ölçeğe vurulduğunda, Şükran Güngör’ü "Herkes Kendi Evinde" (Semih Kaplanoğlu), "Güle Güle" (Zeki Ökten) ve "Büyük Adam Küçük Aşk" (Handan İpekçi) gibi son dönem filmlerdeki rolleriyle tanıdı, sevdi. Onun Kenter Tiyatrosu’nun kurucularından, hem oyuncularından hem de yönetmenlerinden olduğunu bilmeden.
     Bu arada, yine kabul etmek gerekir ki, gündüz ölüm haberini okuduğunuz bir oyuncuyu, gece ekranda yeni dizisinde izlemek hiç de kolay değil. Dizi komedi - macera sınıfına girse de, kolay değil.
     Evet. Elbette matrak, dizideki karı - kocanın üç kere boşanıp, birbirinden kopamaması, adamın bir türlü, bir baltaya sap olmaması filan... Ya da aklına estikçe ortadan kaybolması, gönüllü itfaiyecilik yapması... Ne var ki, olmuyor, bir türlü kendinizi kaptıramıyorsunuz. A, diyorsunuz, Şükran Güngör’ün burada bakışları nasıl da hüzünlü, a, şurada da sesi nasıl kırık. Ya da, nasıl da yorgun adımlarla yürümüş orada.
     Ama sonra, sahneler aktıkça, Şükran Güngör ve ölüm haberi silinmeye koyuluyor. Celil Bey, sizi kavrayıveriyor. Can’ın (Mehmet Ali Alabora) dedesi, Cem’in (reklamlardaki çook çalışmam lazım, çoook diyen velet) büyük dedesi, Banu’nun (Sanem Çelik) büyük kayınpederi ve ailenin büyük annesinin (beyazperdenin eski ama önemli oyuncularından Nurhan Nur) sabık eşi Beylerbeyli Celil Bey (Şükran Güngör). Görünürde katı, sert, taviz vermez, huysuz Celil Bey. Ve yönetmen Erden Kıral. İşte, o noktada merhaba Celil Bey diyorsunuz, merhaba. Sadece sekiz bölümde yer alsanız da, biz sizi izleyeceğiz. Tıpkı vakti zamanında (1975’de) milleti ekran başına bağlayan, Halit Refiğ’in Halid Ziya Uşaklıgil’in romanından uyarladığı "Aşk-ı Memnu"nun yeniden gösterimini nasıl izlediysek, yine izleyeceğiz.
     Hiç kuşkunuz olmasın!
51 yıllık oyunculuk
     1926 yılında doğan Şükran Güngör, 1940’lı yıllarda, Denizli Halkevi’nde amatör olarak tiyatroya başladı. Tiyatro için İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki eğitimini yarıda bırakan Güngör, profesyonel oyunculuğa 1951 yılında Muhsin Ertuğrul’un kurmuş olduğu Küçük Sahne’de John Steinbeck’in "Fareler ve İnsanlar" adlı yapıtıyla adım attı. 1954 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’nda 3 yıl, Muhsin Ertuğrul yönetiminde Karaca Tiyatrosu’nda 1 yıl oyunculuk yaptı. Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen John Osborne’nun "Öfke"si ise Şükran Güngör’ü eşi Yıldız Kenter ile buluşturdu.
     1961 yılında Kent Oyuncuları’na katılan Şükran Güngör, "Martı", "Üç Kızkardeş", "Vanya Dayı" gibi Çehov oyunlarının yanı sıra Samuel Beckett’in başyapıtlarından "Godot’yu Beklerkenöde, Brecht’in de "Üç Kuruşluk Opera", "Dilenciler Kralı" adlı oyunlarda rol aldı. "Kim Korkar Hain Kurttan?", "Küçük Devlet" gibi oyunları da yönetti. "Nihavend Mucize" adlı filmde de rol alan Güngör, 2000 yılında Zeki Ökten’in yönettiği "Güle Güle" filmindeki rolüyle 37. Antalya Film Şenliği’nde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü, 2001’de de "Büyük Adam Küçük Aşk" filmiyle "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı.
     




 KÜLTÜR & SANAT


Bıçak sırtı bir ruh hali
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Öfkenin şiiri
"Yazarlığımın bittiği yerde ben erkeğim!"
Prenses olmayan masal kadınları
Gerçek ideal renkler
Günyüzüne çıkan canavar
Uluslararası bir buluşma
DJ Shadow kaldığı yerden
Özgünlük zekâ Patricia Barber
2002 model mahveden kadın
Merhaba Celil Bey!..
"Polisiye, edebiyatın piçi değil, kremasıdır"
Hakikat ile paranoya
Erkek erkeği ister aşk olur
‘Küresel köyün zorba şerifi’
Ömer Uluç’tan bir müze girişimi
Oda Projesi Deposu izleyiciye açılıyor
Feminist tel etekler
Video sanatına güncel bir örnek
Topraktan doğan bedenler
Kurt Cobain tartışması
Salkım söğüt serisine devam...
Alıp da ne yapacak, nerede çalacağız?
Yarından itibaren yüzümüz gülecek!
Lennie’ler ve diğerleri
Hayat atölyesi
Cumhurbaşkanı Edirne’ye niye gitti?
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet