
|

Skor yöneticiliği
Sampiyonlar Ligi, kısa dönemde yaşanan performans değişimlerinin etkisini azaltıp, kupanın sezonun en istikrarlı 2 ekibinden birine gitmesini nispeten sağlayan bir turnuva. 2. haftasını doldurmuşken genelleme yapmak zor, ama sonuçlar ve bazı takımlardaki istikrarsızlık, skora bağlı olarak değerlendirme yapma dar görüşlülüğünün, kimi zaman nasıl tıkandığının da güncel bir örneği.
Mesela şampiyonluk adaylarından B. Münich önce evinde Deportivo’ya yenildi, sonra da beraberlikle yetindi. 2 yıldır umulmadık deplasmanlardan galip çıkan Deportivo’nun ertesi hafta Milan’a 4-0 kaybedeceği de beklenmezdi.
Futbol basit bir oyun denir, ama takım ve başarı değerlendirmelerinin temelini skor kriterine oturtacak kadar basit değildir. Taktik dizilişten önce futbolcular arasında uyumun yakalanması, bireysel altyapılarının geliştirilip hemen hemen aynı seviyeye taşınması gibi yan parametreler vardır. Kimilerinde fizik, kimilerinde oyun estetiği ön plana çıkar. Bunlar, o takımın bir nevi kişiliği haline dönüşen ve sonuçları uzun vadede görülecek etkenlerdir. O günkü koşullar, rakibin yapısı, futbolcuların ruh hali de maçtan maça değişkenlik gösteren diğer unsurlardır.
Sıramız Dünya Kupası üçüncülüğüyle üstlere taşınmış, Galatasaray UEFA Kupası’nı kazanmışken, futbol kültürümüzde de bazı reformlara gitmek gerekiyor. Üst klasman takımlarındaki ‘bütüne bakış’ toleransından hala uzağız ve aşırı uçlarda dolaşıyoruz. Şikayet ettiğimiz fevri maç değerlendirmeleri, kulüplere ciddi zararlar verecek kadar etkili. Çünkü yöneticilerin, taraftar gibi duygularına kapılıp anlık tepkilerle karar almak gibi bir profili var. Kulüplerde kişilerden bağımsız işleyen altyapı olmaması, onlara hislerini ön plana çıkarma cüretkarlığı veriyor.
Futbol takımı, büyük bir firmanın ana projesi gibidir. O ana hedefe ulaştıracak transfer politikası, menajerlik, tesis, pazarlaması, halkla ilişkiler, bilgi işlem, taraftar faaliyetleri gibi pek çok alt proje vardır. Bunlar hiç yapılamamış olsa dahi uyumlu bir teknik ekip ve kadroyla saha içinde başarı gelebilir. Ama o başarının sürekliliği olamaz. Juventus, R. Madrid gibi kulüpleri üst klasmana taşıyan da bu süreklilikleridir.
İdareciler, gelecekle ilgili kararlar alırken bu geniş perspektiften bakmak zorunda. Yani kızgınlık, gözyaşı taraftara kalsın, soğukkanlılık ve planlama onlara.
ekoksaldi@milliyet.com.tr
SPOR


TERİM’DEN İTİRAF
HAFTANIN ANALİZİ
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
Potada yeni rota
2. LİG
Güle güle Patrick
ÖNCE KALİTE
KAPIDAN DÖNDÜ
RAPAJC DARBESI
FLORYA’DA İCTİMA
Samet Aybaba bombardımanı
SIRADA REKOR VAR
Teknolojiye hayır !
Kişiye özel transfer
HABER TURU
Her şey daha beter olacak
Skor yöneticiliği
Barcelona ölçü değil
SAYFA BAŞI

|
|
|