
|

Kritik seçime giderken CHP...
Seçim ne olacak? 3 Kasım’da ne çıkacak seçim sandığından? İstikrar mı? İstikrarsızlık mı?
Yoksa kaos mu?
Bu sorular sıcak, güncel.
Ve yakın geleceğimiz bu soruların karşılıklarına endekslenmiş durumda. Merak etmekte haklıyız.
Kritik bir kavşakta Türkiye.
Önünde ekonomi var.
Avrupa Birliği var.
Kıbrıs var.
Devlette reform var.
Irak’ta yaklaşan savaş var.
Türkiye’yi kritik bir kavşağa getirip bırakan durumun özeti böyle. Biri diğerinden kopuk olmayan, hepsi iç içe olan ve hepsi hakkında fotoğrafın bütününe bakılarak sağlıklı karar verilmesi gereken konular...
Eğer sandıktan ne yapacağını bilen, yani fotoğrafın bütününe bakarak karar alabilecek güçlü bir hükümet çıkmazsa işler çok karışır. Bu alanlarda eğer isabetli adımlar atılamazsa, emin olun, bir anda cadı kazanına yuvarlanırız. Bugünleri de aratacak bir istikrarsızlık döneminin kapısı ardına kadar açılır önümüzde.
Onun için herkes şapkayı önüne koyup sandığa atacağı oyunu soğukkanlı biçimde düşünmek, durum muhakemesi yapmak zorunda...
Ne çıkacak seçim sandığından?
Yeni seçim araştırmalarının sonuçları belli olmaya başladı. Ana eğilimlerde bir ay öncesine göre fazla bir değişiklik yok.
AKP ile CHP başı çekiyor.
DYP barajı kurtarabilir.
Sürprizi Genç Parti yapabilir.
MHP ise Uzan’ın Genç Partisi yüzünden baraja takılabilir. DEHAP’ta baraja doğru yükseliş var.
DSP, ANAP, Saadet ve YTP’nin seçim araştırmalarındaki acıklı seyrine gelince devam ediyor, hatta baraj altı iniş daha da belirginleşiyor.
Bazı güvenilir seçim araştırmalarındaki birkaç noktaya şimdiden dikkat çekmekte yarar var:
(1) Barajı sadece AKP ile CHP’nin geçeceği bir Meclis’te AKP’nin tek başına hükümet kuracak bir çoğunluğa sahip olması konusunda kuşku yok.
(2) AKP ile CHP arasındaki 10 - 12 puanlık fark bir aylık aradan sonra da varlığını koruyor. Eğer bu fark seçime kadar kapanmazsa, üç partili bir parlamentoda da AKP tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu, yani en az 276 milletvekilini sandıktan çıkarabilir.
(3) Dört partili bir Meclis’e, yani AKP, CHP, DYP, Genç Parti ya da MHP’li bir Meclis’e gelince... Bu durumda tek başına AKP iktidarı uzak ihtimaldir. Ama kimi uzmanlara göre, AKP’nin oyu yüzde 35 - 36’ya yükselirse, bu ihtimal de gerçekleşebilir.
(4) CHP 1999 genel seçimlerinde yüzde 8.8’le baraja takılmıştı. DSP ise yüzde 22.2 ile seçimi kazanmıştı. DSP - CHP’nin 1999 toplamı yüzde 31’di. Şimdi bu toplam, bazı seçim araştırmalarında - kararsızlar dağıtıldıktan sonra - yüzde 20’nin az üstünde seyrediyor.
(5) Malum, bunda YTP’nin de payı var. Yüzde 30’luk havuzdan şimdi YTP de tırtıklıyor.
Peki ya başka?
CHP’nin de bu yüzde 30’luk havuzdan payını büyütmek için yapması gerekenler yok mu?
Milletvekili aday listelerinde bunun gereğinin yapıldığını söylemek güç.
Anadolu yollarında nereye gitseniz yüksek sesle dile getirilen Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları’nda değişiklik nedense yoksun olan seçim bildirgesinin doyurucu yanı ağır basıyor. Ama tek başına bu bildirge CHP oylarını ne kadar yukarı çekebilir?
AKP karşısında oyların artırmak ve 10 - 12 farklık bir kemikleşmeye yol açmamak için 3 Kasım’a kadar bir şeylerin daha yapılması gerekmiyor mu?
Oyunun boşa gitmesini istemeyen seçmenin sağduyulu tercihi kadar, CHP yönetimi de bu soruları daha çok düşünmeli. Seçime daha bir ay var ki, bu hayli uzun bir zamandır bizim siyasette...
h.cemal@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|