
|

TBMM’de canlı bomba
Seçimin ertelenmesini isteyen önergeye 121 milletvekili imza atmış. Küskünlerin hedefi belli, 1 Ekim’de açılacak TBMM’nin tatile girmesini önlemeye çalışıyorlar. Meclis’i açık tutmayı başarırlarsa, baraja takılması olası parti gruplarında her biri ‘canlı bomba’ya dönen üyelerin tepkisiyle 3 Kasım tarihini ileriye atmaya çalışacaklar.
Meclis’teki ‘canlı bomba’ların fünyesini çekecek kamuoyu yoklamalarından birisi daha dün yayımlandı. Tarhan Erdem’in KONDA adlı güvenilir araştırma şirketinin bir yabancı banka için yaptığı çalışmanın 3 Kasım tahmini şöyle:
‘AKP 30, CHP 19, DYP 11, DEHAP 9, Genç Parti 8, MHP 7, ANAP 3.5, YTP 3.5, SP 2, DSP 1.5 diğerleri 5.5’
Bu tabloya göre AKP’nin tek başına 300 dolayında milletvekiliyle iktidara gelmesi olası. Meclis’te temsil edilen partilerden sadece DYP barajı aşabiliyor. Koalisyon partileri, DSP, ANAP ve MHP barajın altındalar.
19 Nisan seçimlerinin ‘sürpriz’ partisi MHP’yi bu kez Genç Parti tehdit ediyor. GP’nin bu tırmanışı sürerse yüzde 10 barajını geçerek Meclis’e girmesi söz konusu.
DEHAP da barajı zorluyor.
Evdeki hesap çarşıya uymazmış!
Yaz başında ‘Ecevit’siz ve MHP’siz hükümet’ formülüyle iktidar arayan ‘yeni oluşumcular’, Bahçeli’nin ‘seçim resti’ ve Derviş’in ‘CHP tercihi’ nedeniyle hiç istemedikleri noktaya sürüklendiler.
AKP ve CHP’nin yarıştığı bir seçimde 3 Kasım’da ‘erken seçim’ kararı alan partiler Meclis dışına sürüklenirken dışardan GP, sağdaki oyları parçalıyor. Bu manzaraya göre, 1 Ekim’de toplanacak TBMM’de liste küskünleri dışında, partileri barajı aşamayacak oldukları için ‘gidip de gelmemek’ noktasındaki milletvekillerinin tümü ‘intihar eylemcisi’ durumuna düşüyor.
Meclis’te ‘canlı bomba’ gibi her şeyi yapabilecek milletvekili sayısı 300’ün altında değil.
Küskünler kamuoyu tepkisi nedeniyle siyasi partilerin kurumsal desteğini alamamış olsalar bile, ‘baraj kaygısı’ taşıyan liderlerden örtülü teşvik görebilirler.
Kuşkusuz bu girişimler etik değil.
3 Kasım’dan vazgeçilerek seçimin 2003’e ertelenmesi yeni bir belirsizlik demektir. ABD’nin Irak harekatı için düğmeye bastığına ilişkin uluslararası sinyaller de Türkiye’nin acele etmesini gerekli kılıyor.
AB takvimi, Kıbrıs ve IMF ilişkileri de önemli dış faktörler. Kemal Derviş’in bu defa CHP adına Washington’a gitmesi dikkat çekici.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nce dün verilen mesajlar da seçim öncesinde ‘ulusal politikaları’ korumaya dönüktü.
Muharrem Kayhan şöyle seslendi:
‘Gelişmiş ekonominin, çağdaş demokrasinin, etkin devletin ve aktif dış politikanın gereklerini ulusal çizgiler olarak kabul ederek, farklılıklarınızı bunların ötesine taşıyınız. Popülizmi bayrak yapmayınız. Olmayacak dualara amin demeye milleti zorlamayınız.’
Seçimler umut ve çözüm demektir. 3 Kasım kaygı uyandırıyor. Tuhaf değil mi?
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|