
|

Çivili kramponlar
Barcelona maçından sonra belli ki seyircinin kalbinde bir şeyler kırılmış. Stadı dolduramadılar, ya da ayakları gelmedi. Gelenler de keyifsizdi, tatsızdı. Tribün heyecanı sahaya yansımadı. Galatasaray da bu havaya uydu. Sıradan, futbolsuz, tatsız, tuzsuz bir maç oldu.
90 dakikanın en güzel anı Ümit’in attığı goldü. Ergün’ün kurnazlığı, müthiş arapası ve bu sezon Türkiye’de ilk kez ileriye çıkan Hakan Ünsal’ın güzel ortası, Ümit Karan’ın son dokunuşu damaklarda minik bir tat bıraktı. 89 dakika hiç birşey yoktu. Galatasaray’ın oyun kurgusunun ne olduğu belli değildi. Terim, Brugge maçını düşünerek ağır topları kulübeye çekince sahaya çıkardıkları oyunun bütünlüğünü sağlamakta çok zorlandılar. Galatasaray’ın en büyük sorunu pas yüzdesinin ve final toplarının inanılmaz derecedeki düşüklüğü... Bu sezon başından beri süre gelen bir arıza. O yüzden İstanbulspor maçında da diğer maçlarda olduğu gibi pozisyon bulmakta çok zorlandılar. Hatta 2 - 0’dan sonra bile rakip sadece hücumu düşündüğü halde bile pozisyona girmekte zorlandılar.
Baliç, ilk kez ilk onbirde çıkarken tüm meraklı gözler onun üzerindeydi ama Boşnak futbolcunun sol ayaklı sol kulvar sihirbazı olduğu bilindiği halde sağ kanatta oynamasını ben anlayamadım. Belki hocanın bir bildiği vardı ama ben bildiğini bilemedim. O yüzden Baliç yeteneklerini sahaya yansıtamadı. Kulübeyi dinlemeyip sola kaydığı zaman da sağ kanat aksadı. Takımın dağılımı bozuldu.
Dün bir şey daha keşfettik... Ümit Davala’nın Milan’dan getirdiği kontratında "her maçta oynamak zorundadır" diye bir madde varmış... Haberiniz ola... Yoksa bunun başka izah tarzı yok. Bu kadar kötü oynayan bir futbolcuda böylesine ısrar edilmesini inanın anlamak oldukça zor...
Seyircisini sıkıntıdan patlatan Galatasaray’ın dış görüntüsü bütün kafalarda sanki Brugge’u düşünüyorlarmış gibiydi. Maç sonunda tribün böyle yorum yaptı. Ben pek sanmıyorum ama umarız öyledir... Galatasaraylı futbolcuların üstünde belli bir durgunluk var. Bunun hoca da farkında... O yüzden dün onlardan fazla efor harcadı. Hele bir ara top oyundayken sahadaki on futbolcunun onunun da çivilenmiş gibi hareketsiz kalması Galatasaray’ın alışılmış futbolu için çok yabancıydı. 90 dakika boyunca şeker gibi rakip olan İstanbulspor önünde direnen Bülent, Emre ve Batista vardı. Christian’ı hâlâ bekliyoruz.
hozer@milliyet.com.tr
SPOR


FATURA YERLİ BOĞAYA : 2-0
HAFTANIN ANALİZİ
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
Darüşşafaka’ya ABD’li pivot
2. LİG
Güle güle Patrick
GAP’ta plaj voleybolu
LUCE'DEN SON İHTAR
HAYAL ALEMİNDE YAŞIYORLAR’
Adım adım rekora
Trabzonspor’da Fatih müjdesi
Hakan, Ada yolunda
Doping vücudu sardı
Ayhan’a açık çek
PIYANGO KIME VURACAK?
Ferrari’de düello
Hocam, hocam
BİR TAŞLA İKİ KUŞ
Sağolun çocuklar
Çivili kramponlar
SAYFA BAŞI

|
|
|