
|

‘Sorun yok, ofis çok...’
Piyasa daralmış. Şirketlerin piyasa değerleri inmiş. İşlem hacmi ortada. Yatırımcılar, büyük zarar etmiş. Aracı kurum çalışanları bugün ve yarın yapılacak lisans sınavına kilitlenmiş.
Ama gelin görün ki, denetleme ve düzenleme yapmakla yükümlü Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), başka işlerin peşinde!!! Onların çok işi var çok... Öncelikler başka. İşte ilk öncelik: SPK’lılar emlak sevgisini bir türlü yenemiyor. Haksız sayılmazlar. Çünkü Başkanları Doğan Cansızlar, bu göreve gelmeden önce Maliye’de Milli Emlak’ın başındaydı. Sevgi buradan geliyor olmalı ki, SPK iki hafta önce İstanbul’daki ofisini değiştirdi. Kendisine gıcır gıcır, dayalı döşeli muhteşem bir ofis kurdu.
Ofis, Gökkafes dediğimiz, o güzelim İstanbul’un siluetini bozan meşhur bina. Herkes binayı tartıştı. Ama bu plaza Süzer Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Süzer’e bile kalmadı. Süzer’in sadece holding ofisi burada. Süzer Plaza’nın çoğunluğu kimde mi? Artık Türkiye’nin en büyük holdingi olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nda (BDDK).
SPK İstanbul Akmerkez’deki İstanbul ofisini buraya taşımaya karar verdi. BDDK’ya bağlı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na 21 trilyon lira para saydı. Gerçi BDDK da İstanbul ofisini buraya taşımayı planlıyordu ama olmadı. Düşündüler, taşındılar, gelecek eleştiriden çekinip vazgeçtiler, SPK ise devam etti. Ve eski Başkan Ali İhsan Karacan döneminde alınan Akmerkez’deki ofise kiralık levhası takıldı. SPK sadece İstanbul’da ofis almıyor, Ankara’da da kendisine 1.5 milyon dolara mal olacak yeni bir bina yaptırıyor.
Gök kubbe ile bütünleşmek Biz size sormak isteriz: Piyasa bu kadar dar ve sığ iken, bu kadar çok sorun var iken, 70 kişilik İstanbul ekibi için 6 bin 500 metrekarelik ofis almak, Süzer’in kendisi için dayatıp döşettiği 650 metrekarelik makam katına yerleşmek toplumu yaralar mı, yaralamaz mı? Gökkafes’te gök kubbe ile bütünleşmek etik açıdan kafaları karıştırır mı, karıştırmaz mı? Bir dakika duralım ve toplam 350 çalışanı olan SPK’nın buna hakkı yok mu diye de soralım. Aracılık Faaliyetleri Dairesi’ni, Ortaklıklar Finansman Dairesi’ni, Kurumsal Yatırımcılar Dairesi’ni, Denetim Dairesi’ni Ankara’dan İstanbul’a taşıyacaksanız itirazımız olmaz. Çünkü aracı kurumlarla, şirketlerle, piyasayla iç içe olmak için zorunluluk bu. Ama anladığımız kadarıyla ortada böyle bir çaba yok.
O zaman bu sorunlu ortamda bu lüks ve şatafat niye? Diyeceksiniz ki, kaynak nereden geldi? Tabii ki İMKB finanse etti. SPK da 5 yıllık borçlanmayla işi bitirdi. Kısacası parası olan İMKB, kendisine güzel ofis katları alan SPK. Bizimki ise zenginin parası züğürdün çenesini yorar misali.
Biliyoruz ki aracı kurumlar için süreç zorlu. Birleşmeleri, ortaklık yapmaları şart. Bunun yolunun bir an önce açılması gerekiyor. Bir de lisans sorunu var ki, sormayın gitsin. SPK, tartışmıyor bile. Piyasaya yıllarını verenler panik halinde bin sayfalık metni hatmediyor. Bir yerlerde ciddi yanlışlık yapılıyor. Lisans sınavlarıyla SPK, ister istemez piyasanın taraflarından biri haline geliyor. Yanlış olan bu. Ortalarda dolaşan raporlara bakıyoruz. Denetimin öcü değil, sağlıklı bir sistem için büyü olması gerektiğini görüyoruz. Ve denetim için bağımsız kurulların da denetlenmesi gereğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|