28 Eylül 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Seçimi iptal senaryosu

     Ankara’da sular durulmuyor. 1 Ekim günü TBMM toplandığında 3 Kasım seçimleri nedeniyle ‘tatil’ kararı alınamazsa, küskünlerin ‘iptal’ girişimi başta olmak üzere 2003 Nisan’ına uzanan bir dizi senaryo gündeme gelebilir.
     Salı günü Meclis tarihi bir oturuma sahne olacak.
     Başkanlık kürsüsünde yine ‘kritik’ toplantıların Başkanvekili Murat Sökmenoğlu’nu göreceğiz. Salonda ise ‘seçime gidip de dönmeme ihtimali’ olan 5 partiden 4’üne mensup 500 dolayında milletvekili bulunacak. Belki de son kez ‘kırmızı koltukları’na oturacaklar.
     12 Eylül askeri darbesi dışında parlamento 1950’den bu yana ilk kez böylesine yüksek oranda ‘tasfiye’ye uğruyor.
     Ecevit haklı çıktı:
     Seçimi isteyen partilerin tamamı şu anda yüzde 10 barajının altında kalıyor. AK Parti Grubu’nun 57 üyesi dışında, sandıktan çıkma garantisi olan milletvekili yok!
     3 Kasım seçimlerinde parlamento muhtemelen 3 partiden oluşacak:
     AKP, CHP ve Genç Parti.
     Dünden itibaren gazete ilanlarında da boy göstermeye başlayan Genç Parti, Yalçın Doğan’ın yazdığı gibi Arjantin’de Peron’un örgütlediği ‘gömleksizler’ benzeri tepki oylarıyla yüzde 10 barajını zorluyor.
     Cem Uzan’ın ayak sesleri MHP ve DYP’yi ürkütüyor.
     Genç Parti oyları yüzde 10 barajını aşarsa, Meclis’e giremeyecek sağ partiler kervanına ANAP’tan sonra, Bahçeli ve Çiller’in partileri de katılabilir. 2001 krizinde işsiz kalan ‘mavi ve beyaz yakalılar’ mevcut düzene ve eski liderlere olan tepkilerini ‘dışarıdaki’ partilere yönlendiriyorlar. AKP ve CHP’den sonra Genç Parti’nin ‘sürpriz’ yükselişinde bu dışlanmışlığın izlerini bulmak mümkün. Bu yönelmede çok fazla etik sorgulama, saydamlık, dürüstlük gibi refleksler rol oynamıyor. Tepkili kalabalıklar, görsel ve yazılı medya destekli etkin bir kampanyanın, siyasal propagandanın tutsağı oluyorlar. Piyasaya çıkan yeni bir ürün reklamı gibi ‘parti promosyonu’ yapılıyor. Genç Parti’nin ‘pazar payı’nın şimdiden seçmenin yüzde 8 - 9’una ulaşması önemlidir.
     Devlet Bahçeli, ‘light MHP’ diye anılan bu yeni rakip karşısında ilk defa ‘ülkücü taban kayar mı?’ sorularına muhatap olmaya başladı. MHP liderine ‘Baraja takılırsanız ne yapacaksınız?’ diye sorulması da ilginçtir. Devlet Bey, DSP Grubu parçalandığında Ecevit’in konumunu tartışma konusu yapmayarak etik davrandı. İsteseydi, başbakanlık koltuğuna kendisi oturabilirdi. Ancak Bahçeli’nin 3 Kasım ısrarı sonucu MHP barajın altında kalırsa bundan en fazla ‘genel başkan’ın zarar göreceği açıktır.
     Yeni Türkiye’de ise tam bir bozgun yaşanıyor. Derviş rüzgarına kapılarak DSP’yi parçalayanlar pişmanlık içinde ‘Ecevit’e 2003’e dek başbakanlık’ öneriyorlar. ABD’nin yaklaşan Irak operasyonu da ‘serüvenci’ tercihler yerine ‘Ecevit’le nisana kadar devam’ senaryosuna işlerlik kazandırabilir.
     Seçim iptal olabilir mi?
     1 Ekim’de her şey mümkün.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Huntington ve ‘İslamcı’ Özal

Çetin ALTAN
Sonbahar yağmurları

Melih AŞIK
Sayısayarlık...

Fikret BİLA
Ecevit: Kürt devletine izin vermeyiz

Hasan CEMAL
Savaş rüzgarları eserken biz ne yapıyoruz?

Güneri CIVAOĞLU
Gönül tercihi

Can DÜNDAR
Bir deniz yıldızı hikâyesi

Sami KOHEN
Kopenhag’da umut yok... mu?

Mehmet Y. YILMAZ
Bu yazıyı okumak yasak!

Meliha OKUR
‘Sorun yok, ofis çok...’

Derya SAZAK
Seçimi iptal senaryosu

Tamer HEPER
Siyasilere af mı geliyor?

Güngör URAS
Sergi üzerine sergi

M. Ali BİRAND
Kıbrıs için ABD son şanstır (4)

© 2002 Milliyet