29 Eylül 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 





İş dünyası kuruyor yasaklar yıkıyor...

     AÇIK - KOYU SOHBETLER / EYLEM TÜRK

     Yeşiller Partisi’nden ayrılarak SPD’ye geçen Avrupa Parlamentosu Milletvekili Ozan Ceyhun, Türk iş dünyasının Avrupa Birliği (AB) sürecinde önemli rol oynadığını söyledi.
     Bugün gideceği Yunanistan’la Avrupa turuna başlayan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) heyetinin önümüzdeki hafta Schröder ile görüşebileceğini belirten Ceyhun, "İş dünyası çok başarılı. Ancak Erdoğan olayı gibi gündeme gelen yasaklamalar veya benzeri olaylar işadamlarının başarılarına gölge düşürüyor" dedi. Türkiye’deki her gelişme özellikle Ankara’dan kaynaklanan her olumsuzluğun, işadamlarının attıkları ileri adımlar karşısında, geriye atılan bir adım olduğunu söyleyen Ceyhun, Türkiye’nin üyelik sürecinde sessiz bir diplomasi izlemesi gerektiğini anlattı
     
Türkiye için Kopenhag zirvesine kadar olan süreç nasıl işleyecek?
     Şu anki gelişmelerle ilgili olarak üç önemli tarih var önümüzde. İlki ekim ayındaki zirve. Bu zirvede görüş alışverişi yapılacak. İkincisi komisyon raporu. Bildiğim kadarıyla raporda Türkiye’ye tarih verilsin mi verilmesin mi açıklamasından kaçınılacak. Üçüncü nokta da Kopenhag Zirvesi. Bu zirvede devlet başkanları son kararı verecek.
     
Türkiye bu tarihe kadar nasıl bir strateji izlemeli?
     Bu açıdan dileğim Türkiye’nin gerek ekimde, gerekse raporun açıklanmasında sakin bir politika izlemesi. AB Komisyonun’dan komiser dışında herhangi bir memur bir açıklama yapıyor, Türkiye’de büyük olay oluyor. Oysa şu anda Türkiye’nin yapması gereken tek cümleden yola çıkarak reaksiyon göstermemek. Türkiye’nin sakin kalmasında fayda var. Böyle bir ortamda her kafadan ses çıkabilir. Türkiye’nin buna acil müdahale etmesine gerek yok. Bu aşamada sessiz diplomasi çok daha faydalı. Bu diplomasi sadece dışişlerinin değil, işadamları ve sivil toplum örgütlerinin diplomasisi olmalı.
     
AB sürecinde herkes siyasi alandaki reformlara kilitlenirken ekonomik kriterler sizce göz ardı edilmiyor mu?
     Türkiye’de ne yazık ki AB sürecinde ekonomik kriterler üzerine hiç konuşulmuyor. Mesele sadece demokrasi ve insan hakları gibi konular değil. Şu an AB’de büyük bir kesim, Türkiye’nin ekonomik olarak birliğe girmeyeceğini düşünüyor. Türkiye meseleyi sadece siyasi kriterler olarak görmemeli. Aynı şekilde IMF programları, enflasyon gibi konular da AB üyeliğini direkt olarak ilgilendiriyor.
     
Sizin de içinde olduğunuz SPD heyeti CHP’ye siyasi destek vermek üzere Ankara’ya gelecek. Siyasi alandaki desteğinizi, ekonomi konularında da verecek misiniz?
     Ekonomi ve CHP deyince akla Kemal Derviş geliyor. Bu kapsamda heyetimiz burada olduğunda Deniz Baykal’ın yanı sıra Kemal Derviş ile de bir araya gelecek. Genelde "Türk ekonomisinin AB standartlarına uyması denildiğinde bu işi yapacak kişi Kemal Derviş’tir inancı hakim. Bu aşamada, ekonomi konusunda bir mesaj olmayacak. Ancak Derviş’in ekonomi konularındaki mesajlarını Schröder’e götüreceğiz.
     
     AB’nin kararını seçim sonucu etkileyecek
Seçim sonuçlarının AB sürecine etkisi ne olur?
     3 Kasım seçimleri Kopenhag Zirvesi’ni yüzde 50 etkileyecek. Türkiye’de herhangi bir şekilde kökten dinci bir parti iktidara gelmesi halinde AB’ye Türkiye’yi anlatmak çok güçleşecek. Öte yandan Almanya’da Schröder’in seçilmesi de Türkiye için olumlu. Ancak tabi AB üyeliği anlamına gelmiyor ama rakip parti kazansaydı AB’yi düşünmek, rüyasını görmek bile mümkün değildi. Schröder ile bu kapı açık. Türkiye bunu nasıl kullanır bu Türkiye’nin bileceği iş.
     
TÜSİAD, AB turunda Schröder’le buluşabilir
TÜSİAD bugünden itibaren Avrupa turuna çıkıyor. Alman yetkililerle de temasları olacak mı?
     TÜSİAD heyeti gelecek çarşamba günü Brüksel’de olacaklar. O gün çok sayıda milletvekilinin katılacağı bir öğle yemeği organize ediyoruz. Vural Öger ile birlikte Schröder’i de ziyaret etmeyi düşünüyorlar. Öger’in bu konuda girişimleri oldu. Bu çabalar sonunda Almanya Başbakanı ile TÜSİAD’ın buluşması bile söz konusu olabilir.
     
İş dünyasının AB konusundaki çalışmaları yeterli oluyor mu?
     TÜSİAD’ın bu yönde yaptığı çalışmaları ben yürekten destekliyorum. İş dünyası çok başarılı. Bu başarının artması Türkiye’deki gelişmelere bağlı. Türkiye’de son dönemde yapılan reformların uygulama açısından fire vermemesi lazım.
     Erdoğan olayı gibi gündeme gelen yasaklamalar veya benzeri olaylar işadamlarının başarılarına gölge düşürüyor. Türkiye’deki her gelişme özellikle Ankara’dan kaynaklanan her olumsuzluk, işadamlarının attıkları ileri adımlar karşısında, geriye atılan adım oluyor. Yeniçerilerde olduğu gibi, iki adım ileri bir adım geri. Bu nedenle Türkiye istediği tempoda ileriye doğru gidemiyor.
     



 EKONOMİ


Büyümeyi reklam veren şirketler yakalayacak
İş dünyası kuruyor yasaklar yıkıyor...
500 milyon dolar erkene alınabilir
Dev şirketlerin hisseleri kelepir fiyatına düştü...
Başkent’e amiral gemisi
İSO Başkanı Küçük Harran ağası oldu
Oyuncular isteksiz
Meraklı da eylemci de gözaltında


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet